ILIŞKILER

-DOST KAZIĞI-

Author

Merhabalar

Öncelikle bu benim ilk hikayem yediğim kazık ne kadar acı olsa da buraya yazmanın garip bir mutluluğu var içimde imla kuralı falan pek önemseyen bir insan değilim lisede de sayısaldım zaten neyse sadece kendimi tanıtmak istedim fazla uzamadan hikayeme girmek istiyorum.

Bundan yaklaşık 6 yıl önceydi ilkokuldan mezun olmuştum.Güzel geçen bir SBS sınavı sonrasında gelen bayram hiçte fena olmayacak diye düşünüyordum.Ama işin perde arkasını gerçekten hiç düşünmemiştim.Benimle aynı yaşta bir kuzenim var amcamın oğlu ama vay amcaoğlu havasında değil de akrabayla iş yapılmaz tarzındaymış o gün anladım.Biz 98'liler 3 kez girmiştik sbs denen sınava ve bunun ortalaması alınıp puanımıza göre liselerimize yerleşecektik.Şansımıza bayram zamanına gelmişti tercihler.Ben Eskişehir'in en ucra köşesinde kenar mahalle hatta ghetto da büyüyen bir çocuktum ve o yoksul mahallenin okuluna gidiyordum ama kuzenim hayatı boyunca kolejlerde okumuştu ve dolayısıyla benden öndeydi ama işin garibi bana sadece 30 puan fark atmıştı

.Amcam ve yengem içten içe kuduruyorlardı hatta benden nefret ettiklerini size sadece bana bakan gözlerini gösterek kanıtlayabilirdim o derece.Neyse biz tercihleri yaptık rehber öğretmen halamız kuzenimle günlerce uğraşırken bana bi hi bile dememişti şaşırmadım da.Bende o yaşın verdiği cahillikle amatör tercihler yapıp okuluma bıraktım. 5. sıraya meslek lisesi raylı sistemler yazmıştım.Kuzenim de şehrin gerçekten tabiri caizse başarı merdiveni olan bi anadolu lisesini yazıp tek tercih yapmıştı.1 Hafta sonunda tercihler açıklandı kuzenim asilden girdi ama ben salaklık edip 5. sıraya yazdığım için yedeklerde kalmıştım çokta değil 21. yedektim.

Bayram yeni bitmiş bütün akrabalarım en uzaktakinden en yakındakine kadar herkes ailenin en büyüğü babaannemin evinde toplanmıştı.Eskişehirliler bilir Yılmaz Büyükerşenin henüz yeni yaptığı Kentpark çok popülerdi yazın ortasındaydık ve Eskişehir gibi bir yerde yapay plaj vardı o parkta :) Babamda sağolsun sırf kafamı dağıtmak için topladı arkadaşlarımı beni oraya götürdü tabi başrol amcamız yedeklerde kaldığımı biliyor...

Babamın telefonu çaldı telefondaki amcam kimlik numaramı ve sınıf numaramı istiyor ne kadar yanlış olsa da bana torpil yapacakmış yedekte kaldığım okulun alan şefi amcamın kuzeniymiş (doğal olarak aynı zamanda babamın da kuzeni ) ben şüphelendiğim için babamla edilen tonla kavgaya rağmen vermedim.

Bu sefer kahramanımız amcam beni aradı.Mecbur kalıp verdim ama abartısız söylüyorum hayatımın en büyük hatasıydı hani belki bunu yapmasaydım şu an olduğum yerden çok daha yukarıda olurdum.Neyse verdim ama çocukluk aklı maksimum ne yapabilir ki diyorum.Arkadaşlarımla yüzüp eğlendik babannemlerin evinin yolunu tuttuk.İçerisi adeta şampiyonlar ligi masanın tam ortasında kasıla kasıla oturan amcamı gördüm herkesle selamlaştıktan sonra bana kalan sandalyeyi çekip masaya dahil oldum.

Amcam Ömer'inde okulunu ben hallettim diyip muhteşem bir özgüvenle beni ve babamı süzmeye başladı bende o anın verdiği ezilmişlikle "Allah razı olsun amca" dedim kıpkırmızı oldum çok utanmıştım bi bahane uydurup evime döndüm ama bir yandan da diyorum ki en azından güzel bi okula yazılmama vesile oldu onuda öyle kabul etmek lazım diyip kapattım bu sayfayı.

yaklaşık 2 ay geçti ama okuldan kimse ne aradı ne sordu.Bende meraklanıp yanıma annemi alarak Atatürk Meslek Lisesi'ne gittim.Amcamın bahsettiği kuzenini arıyordum ve sonunda buldum Ümit Hocam nasılsınız dedim başta şaşırdı tanıyamadı kim olduğumu anlatınca odasına gidip oturup bir çay içtik Ümit Hoca bana ne için burda olduğumuzu sorunca afalladım orada anlamıştım o küçük yaşımda ortasında kaldığım oyunu ve sadece e amcam sizi aramıştı diyebildim ama yutkunamadım bile boğazım düğümlendi.

Ümit Hoca ne olduğunun farkında değil benim neden yıkıldığımı anlamaya çalışıyordu kendimi toparlayıp devam ettim."Ben raylı sistemlerde yedeklerde kaldım amcam kimlik numaramı falan alıp sizin yanınıza gelmiş beni asilden almışsınız."Allah Allah ben amcanla 6 aydır görüşmüyorum benimle mi konuşmuş emin misin dedi.

Dondum kaldım burnumun direği sızladı gözlerim doldu sırf annem üzülmesin diye dik durmaya çalışıyorum masanın üstündeki kalemle oynuyormuş gibi yapıyorum tam o sırada Ümit Hoca kaçıncı yedektin dedi zar zor 21 dedim çabuk gel peşimden dedi koca adam benim için deli gibi depar atıyor okul Türkiyenin en büyük 3. okulu 5000 kişilik lise işte siz düşünün bir ucundan diğer ucuna koşuyoruz benim nefesim kesildi ama Ümit Hoca sağolsun hala önümden koşuyor neyse sonunda okul müdürünün odasına geldik pat diye içeri girdik.

 Ümit Hoca müdüre "hocam acil kayıt listesini bir açabilir miyiz?" dedi o sırada içeride bir kız ve babası vardı onlar çıkarken biz girmişiz neyse açtı müdür listeyi yedeklerden alınanlara bakıyorlar hangi bölümde kaçıncı yedektesin diye sordu müdür bey raylı sistemler 21 dedim müdür önündeki defterden kafasını kaldırıp acırcasına yüzüme baktı anlam veremedim. Ümit Hoca gel aslanım seninle kapıya çıkalım dedi ama hocam dedim ama elimden tutup kapıya çıkardı.

Az önceki içeriden çıkan kızı gördün mü diye sordu e evet gördüm dedim işte o kız 22. yedek ama onun seninki gibi bir amcası yok dedi.Açıkta kalmıştım hiçbir tercihime amcama kandığım için kayıt yaptırmamıştım aldığım puan verdiğim emek her şey boşa gitmişti gidip okulun puansız alan bir bölümüne mecburen kayıt oldum.Ama bilmiyordum ki o sınıfta adını bile yazmayı bile bilmeyen okuldan alakasız insanlarla karşılaşacağımı...

İlkokulu okul birincisi olarak bitirip okul sonuncusundan daha kötü bir okula girmiştim artık ne matematik ne fizik hiçbir dersi anlatanımız olmadı sınıfa giren hocalar dur sus yapma demekten eline kalem bile alamaz haldeydi ama ben hayatımın dersini çıkardım o 4 senede.

Bilmiyorum bu kadar uzun uzun yazdığım bu hikayeyi okuyanınız olur mu ama 19 yıllık hayatımda aldığım en büyük dersi sizinle paylaşmak istedim ve haddime mi bilmiyorum ama küçük bir nasihat vermek istiyorum...

Size güvenen birini kandırmak kolaydır ama aksine bu onun aptallığı değil sizin ŞEREFSİZLİĞİNİZDİR.

Hoşçakalın .