DIĞER

Anlamsızlaşan umutlar

Author

cılız bir umuda bağlanmaktır hayat bazen.

yapacak hiçbir şeyi kalmamış birinin eylemidir bu ancak. çaresiz, yapayalnız birinin.

ne kadar da nankör bu duygular. kalkanınızı indirdiğiniz anda sizi vuruyor, paramparça ediyor.

fakat siz yine de ona müsamaha gösteriyorsunuz. olur öyle diyorsunuz.

evet.

olur öyle. arada.

kendimizi kandırıyoruz. hepimiz!

bu cümleyi söyleyen herkes kandırıyor ve herkes de farkında içten içe o umutların hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğinin.

****

pişmanlık mı yatan kalbimde?

yoksa her an görünüşümde yeni bir yara açan ve her an git gide anlamsızlaşan umutlarım mı?

yokluğun mu beni yoran?

sesini duyamamaktan mı durgunum böyle?

uzun zamandır seni göremememden mi bu hırçınlığım ve boş konuşmalarım?

****

her şeyden uzak kalmak gerekiyor bazen.

kendinizden kaçıyorsunuz geceleri.

zira geceleri gelen, sizi ağlatan ve hep özlemle beklediğiniz şeydir yalnızlık.

yalnızlıktır size onu hatırlatan sanki hiç aklınızdan çıkmıyormuşçasına.

kurşun kaleminize bakıp içinizden "hiçbir şey yazmamalıyım! onu hatırlatan hiçbir kelime şekillenmemeli parmaklarımla!" demenizdir aslında kaçışınız.

evet, geceler artık birer düşmanınız, içtiğiniz sigara en yakın arkadaşınız ve en yakın dostun muhabbeti bile yavandır onun yokluğunda.

onun yokluğudur aslında dikkatinizi dağıtan. günlerdir sesini duyamamanız ve günlerdir tek bir haber alamayışınızdır sizi böyle endişeli yapan.

çekip giden maşuktur suçlu.

siz değil.

****

ellerinizde bir bir erir o umutlar.

ha aradı ha arayacak derken "sen gelmez oldun" dersiniz boşluğa.

cevap da gelmez asla karanlıktan.

kulağınıza dolan ezgiler hüzünlendirir, üst üste dinlediğiniz aynı şarkı sizin simgeniz olur, ayrılığın şarkısı olur.

yağmur yağdıktan sonra toprağın yaydığı koku eskisi kadar güzel gelmez.

yaptığınız her geyik o kadar komik olmaz aslında.

komik olmayan şeylere gülmeye, ağlanılmayacak şeylere ağlamaya başlarsınız bir süre sonra.

işte budur sizin anatominiz.

budur ayrılığın anatomisi.

size ulaşştığında edeceği "rüyadan uyandın demek" cümlesidir mahkum eden aynı şarkılara, aynı hüzne.

ve aynı savaşa.

****

Tanırdın beni sözlerin ağzımdan

boşa çıkmadığını bilirdin ve inanırdın bana.

O gün söylediğimiz bütün kelimeler kurduğumuz bütün cümleler

aklımda.Senin de kuvvetliydi hafızan benim gibi...Ben unutmadım hala ama

sen unuttun besbelli.

Hani yıldızlar parladıkça gökyüzünde çocuklar güldükçe nedensiz

bitmeyecekti umut? Asla çökmeyecekti üstümüze zifiri karanlık?

Hani her daim türkülerin olacaktı söyleyecek şiirlerin olacaktı

okunacak ve anlamı olacaktı yaşadığın her saniyenin? insanlar var

oldukça ölümsüz olacaktı sevgi aşk ve sanat?

Hani bilecektin değerini anların; her doğan günle yenilenmiş her

batan günle biraz daha zenginleşmiş olacaktın?

Hani her gece eninde sonunda varacaktı sabaha?

Hani azimli ve kararlıydın; kendini insanları ve hayatı tanımakta?

Bütün kitaplar okunacak şarkı sözlerilar dinlenecekti; üstünde yatılmamış

çimen zirvesine varılmamış dağ kalmayacaktı dünyada?

Hani bir keresinde bir ağacın dalına tünemiştik birlikte güneşin

batışını seyrederken söz vermiştin bana insan olacaktık önce...Nasıl diye

sorduğumda ahlaklı yaşayacağız demiştin ama her şeyden önce

seveceğiz...Neyi diye sormuştum ilk olarak güneşin batışını seyretmeyi

demiştin susmuştuk saygıyla ve tadına ilk o an varmıştık sevmenin.

Hani bilirdin güzele ulaşmak için dayanılmaz sancılar çekmek

gerektiğini gülmeyi hak etmek için önce ağlamalı insan derdin.

Sevilmeyi beklememeli sevmek için ve almadan verebilmeli.

Hani anlamsızdı hayata küsmek başına gelen kötü şeyler yüzünden;

insanla birlikte var olmuştu acı ölüm ve keder, işte bu nedenle

sevmeliydik dört yanı kötülükle kuşatılmış insanı derdin.

Hani inanacaktın insana her yardım isteyene uzanacaktı elin

haklının avukatı; mazlumun koruyanı olup ta zalimin celladı

olmayacaktın?

Hani mal mülk para ile gözleri kamaşan miyop yüreklere rağmen

kesmeyecektin ümidini insandan?

Hani yaşamaktan vazgeçmek bir anlamda ölümden; sevmekten vazgeçmek

kendinden vazgeçmek demekti; kalakalmak ortada bir hiç olmak...Hani

vazgeçmeyecektin?

Hani bir kere sevecektin; içten bir gülücüğe anlayışlı bir

bakışa dünyaları verecektin?

Hani hiç terk etmeyecektin beni? Hani sen hep saf ve temiz

kalacaktın el değmemiş; sadece ben büyüyecektim? Hani ben seni

akılsız bırakmayacaktım sen de beni yüreksiz?

****

geride kaldık.

unutulduk.

her şeye tamam da...

bir eyvallah demeyip çekip gitmek de neyin nesi?