ILIŞKILER

İtiraf

Author

birine dokunmadan

onun gözlerine bakmadan

kokusunu almadan

saçları yüzüne sürünmeden

ellerini tutmadan

sesini, nefesini kulağında, teninde hissetmeden..

onu sevmenin nasıl bişey olduğunu bilirsin, anlarsın.

gözleri aklına geldiğinde

yanında ya da yakınında ismi söylendiğinde

arkadaşlarla içerken mezesi bol bi rakı masasında, alakasız bi şekilde kokusu anasona karışıp geldiğinde

en hazetmediğin adamın ağzından da olsa o'nun severek söylediği kelimeyi duyduğunda

daha önce onda gördüğün bi kazağı bi ara sokakta yürürken başkasının üzerinde gördüğünde

üşürken soğuğa lanet ettiğin zaman, aslında onun bunu ne kadar sevdiğini hatırladığında

dolabını toparlarken kıyafetlerinden birinin üzerinde onun tek bi saç teline rastladığında

her allahıngünü tepende duran göğün renginin/ bastığın toprağın renginin/gördüğün çayır çimenin renginin/ufacık bi çiçeğin renginin onun en sevdiği renk olduğunu bilerek yaşamaya devam ettiğinde..

tüm bu hallerde ve çok daha başkalarında; içinde, yüreğinin çok derininde soğuktan yırtılan bi dudağın hissi kadar ani ama tatlı sızıyı, yüzünde oluşan umutsuzluk kokan ama şapşal gülümsemeyi sana anlatamam..

sen zaten bilirsin, anlarsın.

daha önce defalarca tecavüz edilmiş bi ruhun sevgiyle dinlenişinin hikayesidir bu.

son kül kalana kadar sevmenin hikayesidir.

ve aslında bi insanı sevmek için bi sebebe gerek yoktur. çünkü o, o'dur.

bu, en yeterli ve geçerli sebeptir.