HIKAYE

"İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar"

Author
"İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar"

Aslında bir çok şeyi anlatmış Cemal Süreya...

Her insan bir şarkıyı,bir cümleyi,bir şiiri duyar, okur,dinler ve hayatının bir noktasında yutkunamadığı anları ona sığdırır.

Hikaye kıtalar arası bir savaştan ziyade,kalpler arası bir savaşı anlatıyor benim ütopyamda...

Söz konusu aşksa...
Bir kadın ve bir erkek kesişiyorlar hayatlarının bir aninda,belki de en olmadık anda,belki ikisi içinde tam da sırasıyken...
Durum,zaman,mekan ne olursa olsun.
Gözleri değiyor birbirlerine.
Bir gülümseme ve iki cümle sonrasında aşık oluyor kadın, adamın gözlerine, bakışına, milyonlarca göz ve silüet varken bir çift gözde mana buluyor..
Ve bir çiftin kesiştiği noktada önce aşk başlıyor sonra ilişki...

Aşk, ilişkiyle bütünse mükemmel değil mi herşey ?

Birlikte hayaller kurulmaya başlıyor,oluru var veya yok ,mutlu mesut kahkahalı günler...
Gözlerin içi parlıyor adeta, sıkılmadan gözgöze saatler süren sohbetler,ellerde soğuyan kahve fincanları,elele yürünen sokaklar,şehvetli sevişmeler, büyük büyük cümleler,küçük tartışmalar, sarılıp barışmalar.
Mısra mısra anlatılıyor birinden diğerine sevgi,seni seviyorum yetmiyor sıradanlaşıyor artık, methiyeler diziliyor.
Her gece nefes nefese uyutuyor aşk..

Peki ki ya sonra ?

Zaman geçiyor...
Kurulan hayallerde gerçeklik payı aranmaya başlıyor.
Sohbetler saatlerce sürmüyor,gündelik konulardan öte gidilmiyor.
Tartışmalar küçük değil artık, büyüyor, büyütülüyor.
Aşk yerinde olduğu müddetçe sevişmeler hala şehvetli fakat sık değil artık.

Ve aşk ilişkinin en büyük düşmanıyla tanışıyor kırılma anında...

Hoşgeldin gurur,

Hadi,sabahtan akşama kadar kurşuna diz bizi...
Bir mısra daha söylesek düzelecek herşey belki ama gurur denen illet inatçı bir serseri.
İki adım atsak sadece parmak uçlarımız bile değse birbirine aşk kazanacak belki.

Aşkta gurur olmaz sözüne külliyen itiraz benimki.
Esas gerçek aşktan doğar gurur.
Kadın ya da erkek farketmez,aşık anlaşılmak ister.

Farklıdır , erkek susarak anla beni der , kadın bağır çağır...

Ama eğer kadınsan ve aşıksan,ağzından çıkanla kalbinden çıkan asla bir olmaz gururun evinde,minicik bir kız çocuğu taşır kadınlar yüreğinde,
sen o dimdik güçlü kadının arkasına istediğin kadar saklan...

Kapılar kapandığında,yalnız ve güvende hissettiğin ilk anda başlar gözünden akan yaşlar,belki bağıra bağıra , belki yorgan altında diş sıkarak.
Erkekler anlamaz değil aslında, kadınlar anlatamaz.

Bağıra bağıra git der kadın,içi kal diye çırpınırken.
Anlam veremediğiniz çığlıkları,bağırmaları,öfkesi gözyaşları,erkeği bastırmak için değil aslında yüreğinin sesinin üzerine çıkabilmek için.

Sezen abla bile üç "git"in sonuna "gitme dur ne olursun" demiş kadın,e kadın sonuçta.

Eğer aşıksan ve erkeksen diline bir kilit vuruluyor,gururun evinde...
Bağırıp çağırıp git diyen kadına gururundan sus pus oluyorsun,oysa tek bekletisi vazgeçmemen.
Kalbin sızlıyor sevdiğin kadının gözyaşlarından belki ama yanlış birşey söylerim kalp kırarım diye hepten susuyor erkekler, kadınların o öfke anında sırf can yakmak için,kendini bastırmak için söylediği şeyleri o kadar ciddiye alıyorsunuz ki... Pes doğrusu.

Kayahan bile ne demiş "Bir yemin ettim ki dönemem". E erkek sonuçta.

Evet aşk gerçekse gurur olur,çünkü insan en sevdiğine kırılır haklısınız,haklıyım..

Ama siz boş verin Sezen'i, Kayahan'ı arkadaşlar..
Cemal abiye kulak verin..
Birisi bir mısra daha söylesin,diğeri bir adım daha atsın o zaman düzelir herşey...
Biter gururun kurşunları.
Biter savaş.

Eğer aşk karşılıklı ve gerçekse,dünya üzerinde ki herşeyi güzelleştirebilir, Afrika dahil bütün kara parçalarında huzur dolar içimize..