KADIN

Aşk bu kızılötesi, yaralı müzesi, hareket edemem...

Author

Ünlü düşünür Serdar Ortaç'ın da söylediği gibi aynen. "Aşk bu kızılötesi, yaralı müzesi, hareket edemem."Ben de aynı şekilde düşünüyorum be abi. Aynen yani ben de hareket edemiyorum. Aynen be Serdar abi ben de yaralıyım. Kızılötesi de biraz şov bence..

Yaralıyııııııımmmm.

Ya da Demet ablamız gibi. "Şu anda kulüpte, keyfim yerinde, arasan da seni duymuyorum." Yani diyor ki "Sen kim köpeksin yav bi sie." Aynen abla ben de öyle düşünüyorum da sadece düşünüyorum galiba ben. Kulüpte olsaydım böyle olmazdı belki abla. Ben evdeyim çünkü.

Peki ya Hande Yener? "Sana kırmızı çok yakışıyor." Bu konuda pek emin değilim ama olsun.

Evet anladığınız üzere konumuz Türkçe popun aşkla kesişimi. Çoğu zaman kafaları yakan, ama gece kulübünde remix çaldığı için çok da anlam aranmadan "Wooooaaaöğğüğwww" diyerek çılgınca dans edilen şarkılar. Türkçe pop, popumuz..

Son zamanlarda parlayan Aleyna Tilki... "Çaldığın o kalbi yerine koy lütfen" Biraz anlam arayalım hadi. Sen çantanı kapkaç yapan bi hırsıza "Çaldığın o cüzdanı yerine koy lütfen" diyor musun güzel arkadaşım. Bana şimdi bunu savunmayın allah aşkına. Anlamsız şarkı sözleriyle aşkı bu kadar basite indirgemeyin. Sen önce hırsız de, şerefsiz de, ahlaksız bi yavşak konumuna getir herifi, sonra da o sen olsan bari de. O herif gerizekalı mı peki? "O benim evet aynen" der mi o adam? Bunu bi düşün önce gözünü seveyim.

Açın Sezen Aksu dinleyin. Karşınızdakine "Git.. Git.. Git me dur ne olursun" demeyi öğrenin. "Son bakıştaki o gözler kaldı aklımızda" demeyi öğrenin." Aşkınıza inat "Vazgeçtim." demeyi öğrenin.

Aşkınızı "Abiieee çok seviyoreem yeeaaaa" diyerek değil, oturup adam gibi yaşayın. Düşünerek, özleyerek, izleyerek, her bir zerresini ezberleyerek. Sevmek, aşık olmak, değer vermek kolay hisler değildir. Kendinizi silmeden karşı tarafı hayatınıza almanız, ona değer vermeniz, ancak bu arada kendinizi değiştirmemeniz gerek. Unutmayın! Hiç kimse size gitmeyeceğinin teminatını vermez. Veren herkes de gidebilir. Her kontrat yırtılabilir, her anlaşma fes edilebilir, her aşk bitebilir ve herkes gidebilir.

Ve herkesiniz, her şeyiniz  olarak adlandırırsanız birisini, gittiğinde kimsesiz, hiç bişeysiz kalırsınız. "Her ayrılık zor bin yıldır söyler dururum. Öğrenmiyor kalp görüldüğü üzere durumum." Aynen öyle işte. Önemli olan söylemek değil yapmaktır.

Bana sorsanız yapabildin mi diye "Kısmen" derim. Ben de birisini her şeyim, herkesim yaptım. Sonra kimsenin herkes olamayacağını fark ettim. Ama çok sonra. Tecrübe kazandıktan sonra. Her şeyim yaparken ben de kimseyi dinlemedim. Çünkü o an herkesin yanlış düşündüğünü, bi tek sizin doğru olanı gördüğünüzü sanıyorsunuz. Ancak önemli olan olaylara objektif bakan insanların görüşüdür. 2 kişilik ilişkideki kişilerden birisi olduğunuz sürece olaylara objektif bakamazsınız.

Kendinizi üzmeyin arkadaşlar. Ölüm var. Yaşadığınız hangi dakikanın son dakikanız olduğunu bilemezsiniz.

Her dakikasında hayatınızdan zevk almanız dileğiyle.. :))