KADIN

Modern Zaman Prensesleri

Author

Kendi ayakları üstünde durabilen şehirli kadın imgesi ne kadar güzel yansıtıldı yıllarca bizlere .  Kültürümüzün ana damarı olan  dizilerde  hatun kişilerimiz şık ofislerde topuklularını giymiş,  narin , tek derdi beş bölümdür flörtüyle arasında  ki yanlış anlaşılmaları bir türlü düzeltememek olan ya da daha farklı bir versiyonla hayatının aşkını bulunca işi gücü bırakıp beyinin memleketine gidip ailede iktidar savaşlarına katılan tipler olarak yansıtıldı yıllarca . 

  Bunları izleyerek büyüyen minik prensesler gerçek hayatla yüzleşince tuzla buz oldular bir anda haliyle . Prens bekle bekle gelmiyordu , ofiste bırak hayatının aşkını ,doğru düzgün nefes alacak oksijen bile yoktu bu işte bir yanlışlık vardı.  Ayakları yere sağlam basıp hayal aleminde yaşamayanlar zaten çoktan hayat telaşesine kapılmışlardı. Çünkü prens yok mesela ama bitmek bilmeyen mesailer var , prens kesinlikle yok ama cinsiyetçi yaklaşımla terfi alamama ihtimalin var . Kadın olduğun için  arka plana atıldığın işler , iş yerinde her gün mobbing gerçeğiyle yüzleşen  hemcinslerin var , ofiste değil şantiyede çalışan , yemeğinin fotoğrafını çekmek için gittiğin lüks restoranda çalışan emekçi kadınlarda  var sayın prenses.  Çalışan kadın algısı elinde şık kahve kupasıyla tüm ihtişamıyla salınan kadınları aşıp biraz kapsamlı hale gelmedikçe yeni jenerasyondan çokta umutlu olmayalım.  Evet bakımlı , özgür , modern kadınlar olalım ama göstermelik değil . İş çıkışı arkadaşıyla kahve içip eve geç dönerken stres yaşayan aman başıma bir şey gelmesin sokakta çok tenha dolmuş mu daha kötü olur taksi mi otobüs mü diye risk hesaplaması yapan   bireyler olduğumuz sürece o modernlik filtreli fotoğraflarla sınırlı kalacak. Beynimizden beni şımartsın ben çok özelim ben çok kırılganım demeyi bırakıp biz eşitiz demediğimiz sürece ; eşit davranmadığımız sürece eşit olamayız. Silkin ve kendine gel prenses her kadın değil her insan özeldir beyaz atlı prensini beklemeyi acilen bırak titre ve kendine gel.