HIKAYE

Hastanelerden korktuğum yetmezmiş gibi üroloji bölümünde teyzeden dayak yedim

Author

Beni bilen bilir (kim nereden bilsin?), hayatta en çok korktuğum yer hastanelerdir. Kokusu beni bitirir ya, anlayamazsınız. Sıra bekleyen yaşlılar, bebekler...  O sahneyi görmemek için kendime çok iyi bakarım. Kardeşim doğduğunda bile görmeye gitmemiştim. Öyle süper bi abiyim işte.

Hastanelerden korktuğum yetmezmiş gibi üroloji bölümünde teyzeden dayak yedim

"Ben buyum kızım, hiç saklamadım. Sana hiç yalan söylemedim. Yani hastalanırsan falan sana evde bakarım. Yok ben illa hastaneye gideceğim dersen, taksiye atlar tek başına gidersin."

(Kaybetmeyenler kulübü)

İşte böyle bir korkuyla yaşarken Allah tabii ki belamı verdi. Yüzüm dökülüyor, dökülmek derken kızardı iyice ve sonra pul pul dökülmeye başladı. Hem kırmızıyım hem de suratımdaki deri dökülüyor. Dışarıya çıkamıyorum. Yüzüm acıyor. İnternetten araştırıyorum bu nedir, çözümü var mıdır diye.

En son dayanamadım bi arkadaşımı eve çağırdım. Kapıyı açınca bir çığlık attı. Kulhuvallah okuyor gözlerini kapatıp. 

İçeri girdik ben liste verdim eline. Kocakarı ilacı yapıcam kendime. Dedim bunları alabilir misin?

Abi dedi senin doktora gitmen şart. Böyle olmaz. Orta çağda böyle sokakta gezsen seni yakarlar. Vebalı sanarlar. Kapıyı çalsan annen delikten baksa polis çağırır. Dilenci olsan para vermek için bile kimse yanına gelmez.

:(

Hastanelerden korktuğum yetmezmiş gibi üroloji bölümünde teyzeden dayak yedim

Arkadaşa bakar mısın?

Dedim napcaz.

Napcazı mı var dedi, randevu alıyorum hastaneden sana. Laptopu açtı, kaydımızı yaptık. Ölüm fermanımı imzaladım. Yağlı ilmeği boynuma kendi ellerimle geçirmiştim. Google'a aynen şunları yazıyorum.

"Hastanede nasıl davranılır"

"Hastane kaydı nasıl yaptırılır"

"Doktorla nasıl konuşcam abey"

"Ahmet Kaya - Beni vur beni onlara verme dinle"

"Aman doktor canım cicim doktor derdime bir çare :("

Enter.

Randevu zamanı geldi çattı. Tüm cesaretimle gidip kaydımı yaptırdım. Sıranın gelmesine 1 saat vardı. Kapüşon başımda bir banka oturdum. Labirent gibi yer, çıksam bir daha bulamam. Tam odanın karşısına oturdum.

Derken bir tane benim yaşlarımda bir erkek yanıma oturdu. Klasik muhabbet açma diyalogları. Çok sıra var bilmemne. Yüzümü kaldırmıyorum bile. Neyin var dedi bana. S*ktir olup gitsin diye kapüşonu çıkardım yüzümü ona gösterdim.

Korkmamıştı hatta normal karşıladı. Ulan bir mutlu oldum. Dünyadaki tek gerçek dostumu bulmuştum. Mutsuzluktan dökülen yüzümde güller açıyordu. Bende de vardı ya krem yazarlar geçer dedi.

Harbi mi diyosun dedim. Ya abi kolay o işler sıkma canını dedi. Sahibi sevmiş köpek gibi mutluluktan bankta sallanıyorum. Kuyruğum olsa nasıl sallardım varya uffff.

Hastanelerden çok korkuyorum dedim. O an bütün sırlarımı dökebilirdim ona. İstersen senle girerim dedi. Yine ben harbi mi diyosun yhaaaa kalp kalp bakıyorum çocuğun suratına. Gireriz ya dedi.

Dediği gibi de oldu. Sıra bana gelince beraber girdik doktorun odasına. Doktor baktı yüzüme. Teşhisi koydu. İlaçları, solüsyonları yazdı. Bunu al bi hafta kullan geçmezse tekrar gel dedi. Nasıl rahatladım anlatamam.

Çıkınca çocuk dedi kantinde annem oturuyor, gel onun yanına gidelim. Dünyadaki en samimi arkadaşımla kantine gittik. Annesinin masasına oturduk. Beni görünce kadın bir irkildi. Biraz sandalyeyi uzaklaştırdı benden. Aynı ufak masada oturuyoruz ama aramızda 3 metre var. Ben de korkmasın diye biraz daha geriye gittim aramızda oldu 5 metre.

Annesi biraz suratsız kadınmış. Canım arkadaşıma annesi kızıyor. Başımıza neler açtın falan diye. Bende minnet duygusuyla hala çocuğun yanında duruyorum. Beni hastanede yalnız bırakmamıştı çünkü.

Çocuğun davranışları da bir garip aslında. Ağzıyla tükürcük falan çıkartıyor, balon yapıyor. Annesi buna kızıyor, bu abidik hareketler sergiliyor. Bir kavganın ortasında kalmıştım. Kavga da denmez. Anne bağırıyor, çocuk garip şeyler yapıyor. Neden duruyorsun orda diye sormayın. Bilmiyorum... 

Saat yaklaştı dediler kalktık masadan girdik hastaneye.

Beklediğimiz bölümün adı üroloji. Kapüşonum takılı sıranın gelmesini bekliyoruz. Dedim ben müsaadenizi istim artık. Üroloji ne abi. Çocuk yok diyor gitme. Ya abi gideyim, yok olmaz. Neyse dedim sen gir çık bekliyorum. Sıra benimkine gelince anası önden girdi. Çocuk da tuttu kolumdan doktorun odasına soktu. Hadi bakalım.

Doktor anlamsız şekilde 3ümüze bakıyor. Kimi muayene edeceğim diye sordu. Bizimkisi kemeri çözerek yanına doğru yürüdü doktorun. Şöyle geç dedi paravanın arkasına aldı çocuğu.

Lan noluyo? Bu nasıl sahne abi?

Annesinin beni süzdüğünü hissediyorum. Boka bakar gibi bakıyor bana, tiksinerek. Gözgöze gelmemek için yere bakıyorum bende mahçup bir şekilde.

Benim burada ne işim var? Cidden bunlar yaşanıyor mu? Gerçek mi lan bu? seri şekilde sorular soruyorum kendime.

Muayene bitiyor. Doktor kem küm ederek bir şeyler söylemeye çalışıyor. Dİlerseniz anneniz çıksın odadan diyor. Yok diyor bizimkisi doktora, söyleyin diyor gayet rahat.

Sizde kasık biti var. Şunu alacaksınız, traş edeceksiniz süreceksiniz. Şöyle böyle falan.

Annesi lafını kesti doktorun.

"Hep o sokak kedileriyle oynadığından oldu bunlar, oynama dedim sana dinlemedin ki beni."

Doktor da aslında kedilerle değil cinsel ilişki sebebiyle bulaşır dedi ve bilin bakalım o an ne oldu.

"Hep bu şerefsizler yüzündeeeeennnnnn! Oğlumu alıştırdılar böyle pis işlereeeeeeeee! Benim saf oğlumu kandırdı bu şerefsizleeer!"

Kadın çantasıyla kafama vurmaya çalışıyor ben daracık muayene odasında kaçmaya çalışıyorum. Ablacım bi saniye ya, bi dinle :(

Doktor bağırıyor görevlileri çağırıyor. Çocuk napıyor bilmiyorum. Mal gibi duruyordur şerefsiz. Rezalet ya tam rezalet. Bir hışımla kendimi attım odadan. Gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi donakalıyorum koridorda. İçerden bamgüm sesler geliyor.

Allaaaaaahımmmmm neydiiiiii günahımmmmmmmm çalıyor hastane hoparlöründen ya da içimden. Üstümü başımı düzeltiyorum, kapüşonumu takıp klip çeker gibi derbeder halde evime gidiyorum.

1 hafta sonra yüzüme hiçbir şey sürmeden kızarıklıklar kayboluyor. Mevsimsel bir şeymiş sanırım. Ben mal gibi hastaneye gittiğimle kalıyorum. Lan ben hayatta 5 kere bile hastaneye gitmemiş adamım.

Kolum kopsa artık ben bu yaşadığımdan sonra evde dikerim kolumu kardeşim. Hiçbir kuvvet beni hastaneye götüremez. Şrfsz ana ve oğul. Ne istediniz lan benim gibi boşadamdan :(