DIĞER

Nefes tasarrufu

Author

Benim büyükannem(anneannemin annesi) ...Dünyanın en huzur kokan insanıydı...Rahmetli çok nur yüzlü,kırmızı yanaklı,çekik-çakır gözlü,yaşlılıktan hayyası küçücük kalmış bir kadındı.Kapalıydı;başörtülerinin hepsi bembeyazdı ve onun madur olmayacağı kadardı;onu da hemen çenesinin altına olması gerektiği bağlardı.Hayatı boyunca böyleymiş.Ağzından duası eksik olmazdı,dedikodu yapılan ,kötü söz söylenen ortamda bile durmazdı.O bir gülerdi,dünyadaki her canlı gülerdi sanki ,sonra ondan bile çekinip ağzını kapardı hemen,başını geriye doğru atardı.O kısacık an var ya ,o küçücük gülüşünün içten sesi ,kulaklarımdan çıkmaz hiç!Herkes sevip sayardı büyükannemi.

İlkokula yeni başlamıştım o zamanlar.Kardeşim henüz 1 yaşını bile doldurmamıştı.Büyükannem bizim yanımıza yerleşti.Ve bizimle yaklaşık 5-6 sene yaşadı.Benim oda arkadaşım oldu.Namazının saatini hiç kaçırmazdı rahmetli...Bazen sabah ezanlarında ben de onunla uyanıp yattığım yerden onu izlerdim.İçimden dua ederdim ben de bol bol.Allah duaları geri çevirmezdi,büyükkannemden öğrendim ve daha bir çok şeyi ondan öğrendim.Yaşadığı döneme rağmen,babasına rağmen cahil kalmamış;ailesi yasakladığı halde küçücükken gizli gizli okula gidermiş...Okumayı,öğrenmeyi seven biri olmuş her zaman.Dinine,kitabına bütün o derin inancına körü körüne inanmamış hiç.Ne şekilde ayrıştık bir de benden duyun: şu zamanda böyle dindar birini görseniz belki ''Atatürk düşmanı ''   dersiniz.Şahsen bu önyargıya ben çok şahit oldum .Yapmayanlar da vardır tabii...Büyükannemle büyümeseydim(bakın tanımaktan bahsetmiyorum,onun elinde büyümeseydim diyorum) belki onu gerçekten bilmeseydim ben de bu kalıba girmiş olurdum.Çünkü yaşadığım şu zaman ,buna yeterince müsait ve bu benim suçum olmazdı,çok yadırganmazdım da.Erken yatardık ışığımızı kapatınca ,ben sessiz sessiz büyükannemin yanına giderdim.Başlardım bir sürü soru sormaya,hiç beni  kırmadı ,bütün sorularıma cevap verirdi sabırla huzur kokulu büyükannem...Ve benim anlayabileceğim şekilde anlatmaya çalışırdı dili döndüğünce.Mesela laikliği terim olarak bilmezdi ama Atatürk'ün neyi,neden yaptığını çok iyi kavrayıp bana da çok güzel aktarabilmişti.Atatürk'ü her zaman olması gerektiği gibi ;saygıyla,sevgiyle,minettar bir şekilde rahmetle anardı.

O kadar güzel ve değerliydi ki onunla geçirdiğim her dakika bir gün onun buruş buruş pamuk gibi elleriyle oynarken gözyaşları içinde kaldım.Büyükannem çok yaşlıydı ve yaşlılar ölüme daha yakındılar.Bu herkesçe bilinen gerçek, beni eninde sonunda olacak olan olaya götürdü.Nasıl içim sızladı.Büyükannemsiz bir hayatı düşünmek burnumu sızlattıı,boğazımı düğümledi.Büyükannem başımı okşadı,kaşlarımı sıvazladı her zamanki gibi ''Allah'ım ne güzel yaratmış''diyerek...Ben ona hayran, o bana hayran Yaradan'dan ötürü.! Neden ağladığımı sordu.Ben de söyledim ,şimdi ki aklım olsaydı söylemezdim ama söylemiş bulundum işte:''Büyükanne sen çok yaşlısın ve öleceksin,ölmeni istemiyorum ben o zaman seni çok özlerim''diyebildim.Büyükannem yine o gülüşünü o kısacık ana sığdırdı,eliyle ağzını kapadı,başını geriye doğru attı.Güldü ama ben anladım,bu sefer farklıydı,buruk bi gülüştü bu;beklediği şey,beklemediği şekilde sorulmuştu çünkü.Ama yine de cesurca anlattı;

-Sen iyi olursan orası da iyi sen kötü olursan orası da kötü...Hem tabiki her insan ölecek ama bundan korkmaya gerek yok ki,beden ölür;gerçek olan ruhtur;ruhun yaşar ölümden sonra.

 -Tekrar görüşeceğiz yani öyle mi?

-İnşallah, tabiki de ben buna inanıyorum.

-Peki büyükanne ,sen ne zaman öleceksin?

-Onu bir Allah bilir yavrum.İnsanın nefesi sayılıdır.Ne zaman o nefes biterse o zaman insan ölür.

-Yani şimdi benim 10 nefesim olsa,10 kez nefes alıp versem ben ölür müyüm?

-Allah korusun.Allah uzun,sağlıklı ömürler versin.

İşte böyle bir konuşma geçti aramızda.Sonrasında ben nefes işine ciddi ciddi inandım.Ben ölmekten korkuyordum,ne kadar nefesimin kaldığını da bilmiyordum.Ya az kaldıysa diye düşündüm ve nefes tasarrufu yapmaya başladım.Bildiğiniz nefesimi tutmaya başladım.Etrafımda kimse yokken baya kızarana kadar nefesimi tutuyodum.İp atlamayı,koşuşturmayı bıraktım bildiğiniz.Evde,yolda,okulda ;deli gibi nefes tasarrufu...Tabii bu durum çok uzun sürmedi.Bir gün okulda öğretmenim farkedip neden nefesimi tuttuğumu sordu.Ben de anlattım.Bir kahkaha patlattı öğretmenim.Sonra hemen toparladı.Bunun benim için sağlıksız olduğunu,benim durumu yanlış anladığımı söyledi.

İşte böyle ...Bunları yazarken ağzım hep kulaklarımdaydı;içlenmediğimden değil;hani sevdiğiniz bir yiyeceği düşündüğünüzde tadını biraz olsun hissedersiniz ya aynen öyle oldum.Çok özledim seni büyükannem...Şuan kaşlarımı sıvazladın gibi hissettim.

                                                                                               Demet

Nefes tasarrufu