TARIH

Afrodit'in Kıçı

Author

İlk insanlar kalbin, ruhun merkezi olduğuna ve burda ikamet ettiğine inanırlarmış.Heycanlandıklarında,korktuklarında,aşık olduğu insanı gördüklerinde kalbin hızla güm güm atması sırasında kalbinin ruhlarının merkezinden koşar adımlarla yer değiştirdiğini düşünürlermiş.Bazısı aşk sarhoşluğundan ruhunun karaciğerinde olduğunu düşünürken, aşk acısı çekenin kalbi midesinde olurmuş. Bu inanış afroditin kalçasına kadar devam etmiş.

O zamanların en iyi heykel traşçıları afroditi resmederken kalçasının şeklini günümüzdeki kalp şekline benzetmiş, Bu buluş Mısırdaki bütün tanrıların kulağına bir hışımda ulaşmış.Tanrılara , afroditi tanımlarken onu anlatmak yerine bir parşömen kağıdının (o zamanlar a 4 canson olmadığı için) üstüne ters kalp şeklini çizer olmuşlar.

Afroditin kalçası günümüze kadar döne döne şimdiki şeklini almış, ruhumuzun evi olan kalbimizle özdeştirilmiştir.

Gördüğünüz gibi, erkekler her çağda aynıymış.Öküz. bir filmde adam kadına “seni tüm kalbimle seviyorum herşeyinle kabul ediyorum” diyordu. Demek ordaki kalp kadının kıçından ibaretmiş.

Ben aslında insanın herhaliyle sevilmesi gerektiğine inananlardanım.Kaşı, gözüyle, yüzündeki her mimiğiyle yada belki yüzsüzlüğüyle,hatta organlarına kadar sevilmeli diye düşünenlerdenim... neden bakışlarına hayran olduğun adamın , vücudundaki zararlı maddeleri dışarı atan böbreğini de sevmiyoruz ki? Hayallerimde; yanımda hep böbreğini, dalağını kucakladığım kadar sevdiğim bir adam olsun istiyordum zaten.

Gerçi , şimdilerde hangi kadına sorsanız aynı lafı söyler ... “Amaaaaeeen ADAM olsun ? da” .

burdaki adam olsun lafı da ile birleşik mi? yoksa ayrımı? çünkü ikisi çok farklı algılanıyor kızlaaaaar !!! Mesela ben ‘da’ ayrı yazılanlardanım.

Beyler haklısınız , Kadınların alt yazısı yok ... :))