HIKAYE

Acılarımla büyüdüm ben

Author

Annem bana her baktığında ağlardı. Sebebini bilmezdim. Bir kaç kez sorduğumda kendini tutamayıp ağladığı için bir daha da sormadım hiç. Dayanamadım annemin ağlamasına. Ama elimden de bir şey gelmezdi. O benim dünyada ki tek varlığım. Tek varlığım diyorum çünkü babam yok. Doğduğum gün ölüm haberi gelmiş hastaneye. Nasıl öldüğünü bilmiyorum. Annemde söylemedi zaten. Evde hiç fotoğraf yok babama ait. Babamın hakkında tek şey biliyorum. Adını. Adı Mehmet. Benim adım da Mehmet. Neden bana babamın adını koydular bilmiyorum. Babamı çok merak ediyorum. Saçları benimki gibi siyah mı acaba? Gözleri de benimki gibi yeşil midir? Çok özlüyorum babamı. Aslında çok garip geliyor bazen. İnsan hiç görmediği birini özler mi? Ben özlüyorum işte. En çokta okuldayken özlüyorum. Herkes babasını onunla izledikleri maçları anlatırken özlüyorum. Bense daha babamın hangi takım tuttuğunu bilmiyorum. Canım çok yanıyor o zaman. Ama ağlamıyorum. Hayat bana güçlü olmayı doğduğum gün öğretti. Hayat bana bir kere ağlama fırsatı verdi. Bir hakkım olduğunu bilsem doğduğum gün ağlamazdım. Bugün ağlardım. Bugün babalar günü ve öğretmenimiz bugün için etkinlik düzenlediğinde ağlardım. Arkadaşlarım babasıyla o etkinliğe katıldığında ağlardım. Ama ağlayamadım yine, yutkundum. O gün çok özledim babamı. Kabrine gitmek istedim. Ama kabrini de bilmiyordum. O gün cesaret buldum kendimde. Çıktım annemin karşısına. Babamı anlat bana dedim. Benim babamı bilmeye hakkım var dedim. Annem ağlamadı bu kez. Oturduğu koltuğun yanına iki kez vurarak yanına oturmamı işaret etti. Gittim yanına. Anlatmaya başladı babamı. Babam askermiş doğuda. Benim doğduğum gün çatışma çıkmış. Göğsünden vurmuşlar babamı. Babam orada şehit olmuş. Annem hastanedeyken askerler gelmiş yanına. İçlerinden babamı aramış gözleri. Sonra komutanları konuşmaya başlamış. Eşiniz Mehmet Kaya şehit oldu demiş komutan. İnanmak istememiş annem. O an kapıdan içeriye girip ben geldim demesini beklemiş. Ama babamın gerçekten şehit olduğunu anlayınca tutamamış kendini. O günden beri annem hep ağlamış. Benim adımı da Mehmet koymuş. Çünkü babam Mehmet " Mehmetçik" olmuştu. Annem fotoğraflarını gösterdi. Meğer saklamış babama ait her şeyi. Babama çok benziyormuşum. Saçları siyah,gözleri yeşilmiş. Annem bu yüzden alıyormuş bana baktıkça. Babamı görüyormuş karşısında. O günden sonra babamı özlediğimde fotoğraflarına sarıldım. Annem bunları anlattıktan sonra ağlamadı bir daha. Aradan 5 yıl geçmişti. Ben lisenin ilk yılını bitirmiştim bile. O yaz babamın öldüğü yere gitmek için yola çıkmıştık. Çok heyecanlıydım. Şehre girdiğimizde bir çığlık sesi duydum. Gözümü açtığımda bir sürü ambulans ve polis vardı. Bir sedye de yatıyordum. Annem geldi aklıma. Kalkmak istedim,annemi aramak istedim. Hemşireler tuttu kolumdan yatırdılar tekrar sedyeye. Bağırıyordum bırakın beni diye. Ben çırpınırken damarlarıma giren iğneyi hissettim. Bir kaç dakika sonra gözlerim kapanmıştı. Annemi gördüm sonra. Beyaz bir elbise vardı üzerinde. Bana doğru geliyordu gülümseyerek. Yanında biri daha vardı. Siyah saçlı, yeşil gözlü. İkisi de yanıma geldi. Oğlum dedi annem. Bak babanın yanına geldim ben dedi. Ama ağlama sen, ben burda mutluyum dedi. Annemde ölmüştü. Ben o gün ağladım işte. Tek varlığım olan annemde gitmişti. Büsbütün yalnız kaldım şimdi. Kimsesiz kaldım. Hayat bana ikinci kez acılarımla büyümeyi öğretti.