HIKAYE

Amatör bir aşığın ötenazisi.

Author

Başımdan geçen en tuhaf(?!) olay. Bu yazı benim için çok önemli çünkü defalarca kapatıp 'boşver yaa' larıma açtığım bi savaş gibi. Konu aşk olunca herkesin anlatacak çok fazla anısı vardır -eminim- fakat benimki biraz farklı, bir de o zamanlar tanısını koyamadığım bi' şeydi. Adına Melis diyelim. Melisle tanışmamız çok absürt bi' sitede , çok dengesiz bi zamanda gerçekleşti. Hayatımda şu zamana kadar süregelmiş bi' çok farklı ve anlatılması tuhaf insanın hemen ardından gelişmesi, bir de tüm insanları aynıymış varsayma olgunluğuna(!) gelmiş , daha yeni yeni karşı cinsi ve insanları anlamaya başlamış (aslında anladığını sanan) yaşlarımdayım. Aslında çok romantik bi insan olmadım, beklentilerin aksine (burcum). Ama bu hikayeye bi Eylül hikayesi diyebilirim (bayağı !!?) çünkü onunla resmi olarak tanışmamız bi Eylül günüydü. 

Amatör bir aşığın ötenazisi.

Her zamanki gibi hazırlandım ve hayatımda devrim yaratacak kadının yanına doğru ışık hızıyla gittim. O zamanlar hayatımda biri olsun istiyorum fakat adı olmasın(çakall) modundayım. Ama o nasıl hanımefendi, nasıl akıllı. Bi' şekilde çeldim beynimi ve Melisle denemeye karar verdim. O Eylül akşamı ona karşı nasıl hissettiysem, bu 1 sene boyunca da böyle devam etti. Ama istediğim gibi de oldu aslına bakılırsa. Benimleydi fakat ismini koymamıştık. Neden? Beyimiz istemiyor çünkü. O da bunu bi şekilde anlayışla karşıladı. Ya bana belli etmedi içindekileri ya da ben kapatmıştım kendi istediklerimin haricindekileri duymamaya , bilmiyorum. Bu nasıl bencilliktir ama di'mi ?! Zamanla arkadaşlarımla da tanıştı. Herkes benim ruh eşimi bulduğuma yönelik söylemlerde bulunuyor. Haklılar da , çünkü yan yanayken ben sanki bin yıllık aşık. Ama uzaklaşınca kopuyor bağ. Herneyse , biz sevgili olan insanların yaptığı neredeyse her şeyi yaşadık. Hayalini kurduğum sevgili adayı yanımdaydı, değmeyin keyfime. Ama konu ciddiyete bindi mi koşar adım uzaklaşıyorum. Velhasıl, derler ya malum oldu diye. Gerçekten öyle. Bana ders çalıştırdığı 'o' gün gerçekleşti kalp tutulması. Omzuma yatarken (sanki ilk defa olmuş gibi) çok farklı bi' his duydum ama endişeyle karışık. Çünkü ne onu üzmek istiyorum emin olmadan hem içimde farklı bi heyecan var hem de gidecekmiş hissi.

Amatör bir aşığın ötenazisi.

O gün evine gitti ama içimde nasıl bi' kuşku var. Biz her gün konuşan bi çifttik. Ne o ne ben mesajlaşmayı pek sevmezdik. O gittikten sonraki iki gün neredeyse hiç konuşmadık. Erken uyumaya falan başladı. Ben özel bi' gün için plan yapmaya hazırlanıyorum ama sanki farklı biri var içimde. İki gün sonra buluşacağız ve ben (hala emin olmamakla beraber) ona bazı şeyler söyleyeceğim. Ama iki gündür konuşamıyoruz ve ben iyici işkillenmeye başlıyorum tabii bu ara. Üçüncü günün sabahı uyandım ve onu aradım:

B: Nasılsın ?

M: İyiyim, sen ? 

blablabla

B: Bana söylemek isteyeceğin bi' şi var mı ? Çünkü biliyorum ve yalnızca senin dile getirmeni bekliyorum (hayatına yeni birinin girdiği).

M: Ihmm, bunu yüz yüze konuşsak olur mu? 

B: Anlıyorum . ve konuşma hayal kırıklığı ile devam edip, benim sahip olduğum egolarımın havada uçuştuğu cümlelerle kapandı.

Malum oldu demiştim ya? Heh, gerçekten malum olmuş. Çünkü hayatına o iki gün içerisinde yeni birini almış. Ama nasıl burkuldum anlatamam. Yapmadığım şeyler yaptım ve zamanla da Melis için şiirler de yazdım(??!!!). Onun hiç bilmediği. Dışarıdan bi' göz 'oh olmuş' demesini çok normal karşılıyorum çünkü gerçekten hayatta arada kalmanın verdiği o boşluk kolaylıkla kapanmıyor. Ve ben onu sanıyorum bi çok kere kanattım. Benim kursağımda kaldı ama benimle uzun bir süre yaşadı. Ara ara devam ediyor tabii. E bu süre zarfında ben de bi' kaç tane sevgili değiştirdim ama kıyas yaptığım an yenilerini yanımda istemiyordum. Velhasıl, kendi cahilliğim ve vurdumduymazlığım kendi ötenazim oldu. Bu da böyle tuhaf bi' Eylül işte..