SPOR

Anlatacaklarım film gibi gelebilir ama gerçek bir aksiyon hikayesi !

Author

Yine resmi bayramlardan biriydi (başıma ne geliyorsa tatillerde geliyor zaten)

Yeni enişte ile ablam istanbul'dan gelmişlerdi ben ise üniversiteye yeni başlamıştım o zamanlar nasıl heyecanlıyım nasıl öz güvenim yüksek anlatamam.Enişte dedi ki askerliği kayseri de yaptım fakat erciyese hiç çıkmadım.E gelmişsin 800km yol çıkmamak olmaz evden bi kaç bot ve mont aldık çıktık ben dedim buraya kadar gelmişiz kayalım bari.Bizimkilerden ses yok ben dedim kayacağım ama saat o sırada 5 oldu zaten 6 da kararıyor hava.Ve hikayeye startı veriyorum.

Kayak Takımlarımı kiraladım ve Teleferiğe bindim güzelce sonra indim bi sigara yaktım manzaraya baktım miss gibi oksijeni çektim ciğerlerime ve 2.Teleferiğe bindim ki bu teleferik direk zirveye çıkar ve çok dik olduğundan sadece profesyonel kayakcılar kayar ( bana bu konuda bilgi verilmedi ancak :) Saat 5.45 oldu zannediyorum lakin koca teleferikte bi benim önümdeki bank dolu 2 kişi var orada birde ben varım ve teleferik KÜT  diye durdu.Haydaa lan noldu şimdi? Buda ne ? Aklıma direk yukarıda paylaştığım Film geldi.Etrafta bir kaç kayakçının dışında kimse yok 5 dakika geçti 10 dakika geçti bekliyoruz bağrıyoruz yok lan kimse.En son bir kayakçı geçerken sesimizi duyurduk dedik kaldık burada aşağıya haber yolla indirsinler bizi.Neyse teleferik çalıştı tekrardan bir ohh çektik ve indik.Görevli sisten dolayı sizi göremedim dedi ve günün son teleferiği olduğu için kimsenin bindiğini  tahmin edemedim dedi.

İndik teleferiğimizden Zirvedeyiz ben biraz daha tırmandım zirveden güneşin batışını fotoğraflamak niyetindeyim Bir kaç fotoğraf çektim bir dal sigara daha yaktım ve artık yola koyulim dedim.Lakin neredeyse 70 derece bir diklik var yemedi tabi biraz daha aşağılara inimde hafif düzlükten başlim ağır ağır inim modundayım ama bir yandanda kararn hava kararlarımı etkiliyor.

Ve dik olmadığını sandığım bir yerden başladım kaymaya.ilk başta gayet güzeldi pist dikleşene kadar.Gittikçe hızlanıyorum Allahım o ne hız öyle gözümde gözlük var ama gözlerim yaşarmaya başladı ve vucudumdaki adrenalin tavan yaptı.Yavaşlayamıyorum bir türlü.En son kendimce bir çözüm üretmeye başladım çok hızlı düşünüyorum solumda bir pist daha var direklerin arasından geçebilirsem o piste dalacağım ve piste girmeden güvenlik ağlarına takılıp duracağım lakin güvenlik ağlarıda 10 luk inşaat demirleriyle sabitlenmiş ondan bu seçenek pekte güvenli gelmedi 2. bir seçenek düşündüm hemen oda sağ tafımda bana paralel seyreden direkler ile pistin arasındaki alanda kar ezilmemiş yaklaşık 50cm kalınlığında seyrediyor.Dedim ben buraya dalarım pofuduk kar kütleri beni yavaşlatır ve içlerine pufff diye dalarım.

2.Seçeneğime karar kıldım ve sağa doğru burkuldum.İlk 10 metre çok güzeldi ama sonradan plastik top asfaltta hızla yuvarlanırken taşa çarparda seker ya hah işte öyle havalandım şerefsizim.Havada 7 kez döndüm onu saydım yere çarpıp bir kaç daha sektim bu sırada dönüyorum tabi.Döne döne sekiyorum herşey o kadar hızlı geçiyordu gözümün önünden en son düştüm ve durdum ama öyle puff diye değil bir süre sonra gözlerimi açtım ama heryer karanlık lan diyorum ne kadar uyudum acaba filan derken yüzüstü yattığımı farkettim lan döneceğim dönemiyorum olmuyor sol taraftar dönemedim bir türlü bileğim acıdı sonra sağ tarafımdan güç bela döndüm gözümün içine kadar kar dolmuş elimle temizledim güzelce ama gözüme doğru bişe parlıyor böyle bi baktım kan akıyor kafamdan sanırım gözlük çarptı o yara aldım neyse diyorum olur ama sol tarafım bu sırada hala kara gömülü ve çıkartmaya uğraşıyorum en son çıkardım ama el ve ayak bileğimde müthiş bir acı ve bir garip duruyor ceketimi açıp kolumu gördüğümde gerçekten rahatsız edici bir o kadarda korkutucu bir görüntü beni karşılamıştı bunu bir görselle anlatmayacğım kesinle sol el bileğim kolumdan bağımsız bir şekilde sarkıyordu adeta ve onu yeride tutan şey mos mor olmuş derim idi.Ayak bileğimide müthiş şekilde burkmuşum ve göğüs kafesimdede bir sızı.

Acıdan kıvranıyordum adeta ve hareket edemiyordum hiç bir şekilde.Hava kararmış etrafta ne bir insan ne bir ışık hiç birşey yok rüzgar adeta ıslık çalıyordu.Etrafta yardım isteyebileceğim kimse yoktu karanlık çökmüştü ve hareket edemiyordum yaklşık 3000 metrede buz gibi soğukta ve karanlıkta mahsur kalmıştım tüm eşyalarım dağılmış onları bulmaya koyuldum saatim ve telefonumu uzun uğraşlar neticesinde buldum.Telefon kara gömüldüğünden dolayı sırılsıklamdı onu kuruttum ilk önce bataryasını filan çıkardım gömleğimle silim güzelce çünki artık son şansım o telefondu adeta.Bir yandanda lan bu dağ başında telefon çekermi acaba diyordum.Telefonumu açtım ve çekiyordu ! İş te bu süper hemen ablamı aradım dedim böyle böyle mahsur kaldım oradaki jandarma ekiplerine haber ver beni alsın buradan kar motoruyla yarım saat geçti ben bu arada soğuktan tir tir titriyorum telefonum çaldı arayan

 jandarma : Geçmiş olsun. Nerdesin?

-Dağda

-Ulan etrafında ne var ?

-Kar

-İyimisin sen şarjın var mı ?

-Bileğim çıktı sanırım üşüyorum bide.şarjımda var

-Etrafında ne var şimdi yardımcı ol bize

-Kar var bide direk

-Haah tamam direğin numarası yazar üzerinde onu söyle bize

Ve zor güç bela direğin yanına gidip numarayı söylerim 1234

-Tamam kontrol edip hemen yanına geliyoruz sakın uyuma !

Yarım saat geçer ve bir telefon daha jandarma öyle bir direk olmadığını söyler.Haydaa yanındayım abi valla numarasıda şu var yani direk filan.sonra anlatırım şu teleferiğe bindim şurda indim 2.ye bindim sonra şu pistten aşağı doğru indim tamam diyolar biz şimdi yola çıkıyoruz sakın uyuma !

1 saat 25 dakika geçiyor ama bu arada ben parmaklarımı oynatamayacak hale geliyorum uykum geliyor kendi kendime saçmalıyorum sonra bir motor sesi geliyor yaklaşıyor ama tepenin diğer tarafından ben bağrıyorum el sallıyorum ama yok tekrar uzaklaşıyor.Telefon soğuktan dolayı dokunmatiği işlemez oluyor arama yapamıyorum ısıtamıyorum donuyorum ve yavaş yavaş ölüyorum.Ama yaşamam gerek benim yuvarlanarak aşağı inebilirim diye düşüyorum bir kaç tur yuvarlanıyorum ama onun için bile enerjim kalmamış ve acıdan kıvranıyorum sonra bir ışık göründü ve jandarma aldı beni kurtardı bir sürüde azar işittim ama saolsunlar gerçekten.

Dağdaki revire gittik ilk başta ama beni görür görmez üniversite hastanesine sevk ettiler ama girdiğim bölümde yatan 10 kişiden 8 i erciyesten geliyor ki 2 sinin durumu çok vahim biri benim o numarasını söyledğim direklerden birine girmiş ve vucudunda 48 kemiği kırılmış yaşıyor olması bir mucize neyse beni rontgene aldılar fakat bileğim in düz olması gerekiyor rontgen için ulan düz olsa burada işim ne orada iki kez rontgen çekildikten sonra bileğimin 3 paçaya ayrıldığını ve bunu düzeltmeye çalışacaklarını ancak olmazsa ameliyat gerekebileceğinide eklediler.Ve bana dayadılar narkozu 2 doktor kolumu sabit tutarken biride kemikleri yerleştirmeye çalışıyor yaşadığım acıyı anlatacak kelime yok kendimden geçtim en son gözümü açtığımda parmaklarımdan omzuma kadar alçıya aldıklarını gördüm beni dedim naptınız siz malzemeyi çok harcamışşınız sunu kısaltın biraz falan diyorum şirinlik yapıyorum ki doktor görevini yaparken ağzımdan epey küfür kaçmış.Dediler bu 3 ay kalacak sonraki 3 ayda çelik bileklik takacaksın vay arkadaş dedim başa gelen çekinir.

Ve olaydan iki hafta sonra istanbula bir ödül gecesine davet edildim çırağan sarayında yapılan gecede ödül taktim edilecekler arasında bende varım yanlız benle dalga geçen geçene  mesut yar da buna dahil oldu kendisi sunucu idi beni çağırdı sahneye ve tasarımı bozmuşssun dedi bunuda unutmam

Zaman ayırdığınız için Teşekkürler...