KADIN

Kadınlar Mars'tan Erkekler Kadıköy'den.

Author

Kadınlar ve erkekler arasındaki farklılıklar nelerdir? Bu yazımızın devamında kadınların ve erkeklerin isteklerini, bir kadının ve erkeğin ne zaman çekici olduklarını irdeleyeceğim. Bunun yanında, konuyu detaylı bir şekilde incelemeye başlamadan önce iki not düşmekte fayda var.

1) Hiçbirimiz mükemmel bir kadın veya erkek değiliz. Öyle olsaydık şu an Brad Pitt veya Rihanna'yla akşam yemeğinde olurduk. Dolayısıyla bu yazıyı okurken söylenenleri kişisel algılamanın, aynaya bakıp kendini değerlendirmenin hiç gereği yok.

Kadınlar Mars'tan Erkekler Kadıköy'den.

2) İnsanoğlu öyle bir canlıdır ki, hiçbir zaman kesin kurallarla bütün bireyleri tanımlayamayız. Eşcinseller, aseksüeller, fetişi olan insanlar, feminist ve marjinaller gibi istisnalar çıkıp aşağıda belirtilen kriterlerin mutlaka dışına çıkacaktır. Bu doğaldır, bizim konumuz sıradan, toplumun geniş kesimini kapsayan örneklerdir.

Kadınlar Mars'tan Erkekler Kadıköy'den.

Öncelikle erkeklerden bahsedelim. Erkeğin biyolojik olarak bir penisi ve testisleri bulunur. Boy olarak ortalama bir erkek, ortalama kadından uzun, kuvvetli ve dayanıklıdır. Toplumsal hayatta erkekler daha özgür ve dominant bir role sahiptir. Ailenin resmisi erkektir, bu ona karar almada öncelik ve ailenin güvenlik ve refahı konularında sorumluluk yükler. Erkek kadına göre daha az sadıktır, imkanı bulunan hemen her erkek uzun evlilikler sırasında eşini en az birkaç kez aldatır. Erkeğin kadını seçme kriterlerinde fiziksel özellikler ön plandadır. Güzel gözleri olan,inçe belli,şekilli kalçaları ve göğüsleri olan kadınlar erkekler için cezbedicidir.Tabi,yaş da bir kriterdir.Erkekler her zaman genç ve diğer erkeklerle az birlikte olmuş kadınları çekici bulur.

Erkeği anlamak kolaydır.Güzel ve sadık bir kadın erkeği her zaman mutlu edecektir.Tabi erkeğin mutlu olması zaman zaman yeni maceralar peşinde koşmasına da engel olmaz.

Kadınlar Mars'tan Erkekler Kadıköy'den.

Peki ya kadınlar? Fıkrayı bilirsiniz, bir cin adama dileğini yerine getireceğini söylediğinde adam bu cine iki seçenek sunar. Ya kadınları anlamamı sağla, ya da buradan Amerika'ya kadar bir köprü yap. Çin hemen cevap verir: "Köprü ne genişlikte olsun?"... Kadın zihni biraz daha karmaşıktır ama yine de dünyadaki bütün sağlıklı ve ortalama kadınların ortak özellikleri vardır.

Kadınlar erkekleri eş ve sevgili (kısa süreli) olarak görebilir.Bir kadın evleneceği bir erkekte para,sosyal statü ve güçlü bir konum arar. Kısa süreli ilişkilerde ise geniş omuzlu,uzun boylu,dar kalçalı ve geniş çeneli,diksiyonu düzgün erkekler avantajlıdır. Yine de kadınlar için kısa süreli bir sevgiliden çok eş daha büyük önem taşır. Kadınların bunlardan hangisine yöneleceği adet döngüleri ve buna bağlı hormonal durumlarından bir derece etkilenir.

Yukarıda saydığımız tüm beklentiler ve evrimsel psikolojinin detaylı analiz ettiği durumlar, kadının ve erkeğin yüzbinlerde yıllık epigenetik geçmişinin,gen aktarımlarının ve buna ek olarak kültür mirasının sonucudur.

Erkek sahip olduğu kaynaklarla kendisine sağlıklı bir çocuk sunacak kadını arar. Erkeğin güzellik anlayışı tamamen doğurganlık üzerine kuruludur. Çakmak çakmak gözler, yay gibi kaşlar,inçe bel,Harika bir kalça,gençlik vs.vs. Erkeklerin ağzının sulanmasına sebep olan tüm bu simetrik özellikler kadında doğurganlığın ve bir sonraki genlere aktarılacak sağlıklı genlerin göstergesidir.

Spor bir araba,bir X5, en şık semtteki bir ev,güzel bir takım elbise,işyerindeki patron konumu...Kadının erkekte çekici bulduğu her şey ise bu kadının doğuracağı çocuğu güvenlik ve refah içinde yaşatma içgüdüsünden kaynaklanır. Yani bir erkek lokantada gördüğü bir kadının kalçalarına zevkle baktığında,bir kadın işyerindeki müdürüyle mutlu evlilik fantezileri kurduğunda aslında sanıldığı kadar bencil ve sefa düşkünü şeklinde hareket etmiyordur. Aslında bencilce gibi görünen bu içgüdülerin altında nesli devam ettirme,erkek açısından sağlıklı bir çocuğun dünyaya gelmesi,kadın açısından bu çocuğun güvenlik ve refah içinde yaşanması içgüdüleri yer alır. Ayrıca kadın psikolojisinde tecavüz kavramının da önemli yeri bulunur. Kadın fiziksel olarak zayıf bir canlı olarak erkeğin taciz ve tecavüzüne açıktır. Kadınların fantezilerinde tecavüz gayet yaygın olsa da gerçek hayatta bu olgu bir kadının psikolojik ve fizyolojik sağlığına yönelik önemli bir tehdittir. Sosyal statüsü yüksek bir erkek korumacı özelliğiyle kadını bu tehditten koruduğu için de ayrıca değerlidir.

Kadınlar Mars'tan Erkekler Kadıköy'den.

Peki ya fakir erkekler ve çirkin kadınlar? Onlar cinsel seleksiyonda arka planda kalacak,eş bulmakta zorlanacak ve genlerini bir sonraki nesillere daha zor aktaracaktır. Burada cinsel seleksiyon yönlendirici bir rol oynar,erkek cinsiyetinin daha zengin,kadın cinsiyetinin daha güzel (yani doğurgan ve sağlıklı) olma çabası artar. İnsan türünün ihtiyaç duyduğu şey de bu çabadır zaten. Cinsel seleksiyonun ortadan kalktığı canlı türlerinde hayatta kalma oranı düşüş göstermektedir. Seleksiyon,yani seçilme süreci etrafında oluşan rekabet insanların kendilerini geliştirmesini ve türün esenliğini sağlar.

Buraya kadar her şey yerine oturuyor. Mahallenizdeki yaşlı teyzelerden evrimsel psikolojinin ustalarına kadar herkesin hemfikir olduğu şeylerden bahsettik. Erkek için kadında güzellik ve sadakat,yani doğurganlık ve doğacak çoçuğun kendi genlerini taşıma ihtimalinin yüksekliği önemli.Kadınlar ise düşük derecede yakışıklılığı,yüksek derecede para ve sosyal statüye bakıyor. Bu yüzden dizilerdeki erkek karakterler hep spor arabalara binen inşaat şirketi sahibi adamlar. Çünkü bu adamlar bir sonraki neslin refahını ve güvenliğini garanti ediyor. Evrim sürecine uygun,gayet mantıklı davranış biçimleri. Peki sorun nerede? Sorun boşanma oranlarında diyebiliriz.

Düşük bir perspektifte, mikro ölçekte boşanma bir "sorun" olarak görülmeyebilir. İnsanların bir arada mutsuz yaşamasındansa ayrılıp sağlıklı bir hayat sürmeleri mantıklıdır.Fakat boşanma oranlarının artması bir canlı türü olarak insanın neslini devam ettirmesi açısından,geniş,biyolojik ve evrimsel perspektifte bir sorundur. Boşanma eşler arasındaki uyumsuzluğun ve bir arada karşılaşılan mutsuzluk durumunun bir göstergesidir.Bu oranın gözle görülür bir şekilde artması insan türünün iki cinsiyetinin birbirinden farklı noktalara doğru yöneldiğinin göstergesidir.

Bunun yanında geçmiş kuşaklarda insanlar mutsuz olsa da boşanma imkanlarının olmadığı, kadınlar işgücüne katılmayıp tek başına yaşamanın ekonomik imkanlarına sahip olmadığından boşanmaya cesaret edemedikleri, şimdi ise geçmişte katlandıkları bazı şeylere katlanmak zorunda olmadıklarından boşanma oranlarının arttığı da gerçektir. Yine de boşanma ve mutsuz evlilik oranlarının bu faktör elimine edildiğinde bile yüksek artış gösterdiği hepimizin gözlemlerinden aşikardır.

Kadınlar Mars'tan Erkekler Kadıköy'den.

Peki, buna karşı ne yapılabilir? Biz kadınlar ve erkekler olarak ne yapabiliriz? Şüphesiz mesele kısa bir çözüm ve slogan üretmek olsaydı bunu yapmak zor olmazdı. Kadınlar ve erkekler! Evlenin, bol bol düzüşün, çocuk yapın ve bu çocuklara fedakarca bakın deseydik, bu gayet mantıklı bir çözüm olurdu. Bunun yanında böyle sloganlar atmanın ve toplumsal yapılarda bunlarla ani değişiklikler beklemenin mantıklı olmadığını gösteren sayısız deneyime sahibiz.

Günümüz evliliklerinin en zayıf noktası hayallere dayanıyor olmalarıdır. Günümüzde kadınlar diziler etrafında, erkekler ise porno endüstrisi etrafında gerçekçi olmayan beklentilerle doldurulmaktadır. Kapitalist üretim sistemi kadınlara gerçekçi olmayan, çok romantik,çok zengin ve yakışıklı, aynı zamanda kadın ruhundan anlayan inşaat şirketi patronu sevgililer ve eşler hayal ettirmektedir. Erkeklerin beyni ise porno endüstrisi tarafından seks tanrıçası, dev göğüslü ve küçücük kalçalı, aşırı çekici kadın imgeleriyle doldurulmaktadır. Bu erkekler bir taraftan bakire olan, onlardan önce kimseye bakmayan kadınların evlenince birden seks ustasına dönüşmesini farkında olmadan bekler.

Nasıl dondurma yeyince, reklamlarda olduğu gibi hazlar içinde kendimizden geçmiyorsak, kapitalist toplum tarafından bize pazarlanan o evliliği elde ettiğimizde de en iyi ihtimalle birkaç sene içinde hayal kırıklığına uğrarız. Evlendiğimiz kişi o harika, zengin, romantik ve soylu adam değildir. Ya da o seks ustası kadının yerini yirmi yıldır cinselliği yaşamadığı için gergin ve acemi bir kadın alır. Evlendiğimiz kişi bir hayal değildir, kusurlarla dolu bir insandır. Sorunu insanların niteliklerinden çok bize pompalanan gerçek dışı beklentilerde, sevgi, özveri yerine kapitalist hayallere dayanan evlilik mentalitesinde aramak gerek.