KÜLTÜR

''DAMSIZ BiRA İÇİLMEZ(MİŞ)''

Author
''DAMSIZ BiRA İÇİLMEZ(MİŞ)''

Yazdığım olayın gerçek kişi ve mekanlarla bir ilişkisi vardır. Ama kimse rencide olmasın diye birebir isim vermeden, yaşadığım olayı şaşkınlıkla ileteceğim.

Efendim, geçenlerde son günlerin en popüler mevkilerinden biri olan Kadıköy Moda caddesi üzerinde iş çıkısı geziniyorum. En popüler diyorum çünkü eskiden burada bu kadar kalabalık görmek imkansızdı, harf inkilabından kalan teyzeler ve emekli albay rütbesiyle apartman görevlilerini emir eri yapan amcaların iktidarında olan bir muhitten bahsediyorum size. Bendeniz de burada 30 seneyi geçkindir nefes alıp vermekteyim, yani habitatın içindeyim. Neyse, fazla sıkmadan canınızı sadede geliyorum; iş çıkısı eve gitmeden hava da sıcak iki bira içip, bir dilim de pizza yuvarlarım diye çıktım meydana...

Baktım her yer kalabalık sıkış tıkış, sakin bir yer kestirme çabasındayım; maksat soluklanmak, zaten hava üstüme geliyor daralmışım sakinlik arıyorum. Gözüme uzun zamandır uğramadığım, aslında bira çeşitlerini ve ortamını sevdiğim, Afrika'da yaşayan bir hayvanın mekanı takıldı. Ön masalar ve ön bar dolu, yan barda bir tek bayan oturmakta ve iki de iskemle boş. ''Oh be'' edasıyla gelip, bardaki görevlilere ve tek başına oturan hanımefendiye kibarlıktan selam verip sandalyeye kuruldum, bir adet kutuplardan çıkma DUVEL rica ettim ve sonra...

-Damsız bara oturamazsınız?

-Efendim?

-Damsız bara oturamazsınız?

-Bira içecektim ben, damsız içilmiyor mu?

-Müessesemizin kuralı gereği damsız bara oturmazsınız.(Ezberlemiş gibi)

-Şişe açtırsam? Yani bir kaç şişe DUVEL kurtarmaz mı?

-Bardaki bayanlar rahatsız oluyor, damsız oturulmasından... Dilerseniz sizi boş masalardan birine alalım.

-Masadan kimseyi rahatsız etmeyeceğime emin misiniz?

Bu sorum üzerine bardaki arkadaştan ses alamadığımız nadir anlardan biri yaşandı. Ben hemen solumdaki tek taburede oturan ve durumu en az benim kadar şaşkınlıkla karşılayan hanım efendiye dönerek olaya farklı bir yaklaşım getirdim.

-Selam, Cemre ben tanışalım mı?

-Selam, xxx ben...

-Bir mahsuru var mı senin için burada oturmamın?

-(Gülümseyerek) Yok canım saçmalama, otur tabi...

Hemen ardından bara dönüp, tam azimle o DUVEL'i ısmarlayacağım ki...

-Yalnız bu da olmaz?

-Nasıl yani? xxx ile tanıştık sorun yok, damlıyım yani şu anda.

-Yok servis yapamayız... Tek geldiniz.

-Ciddi misiniz?

- Boş masaya alalım...

-Ha masadan musallat ol yani insanlara diyorsun... 

Yeniden bar tarafından mavi ekran...

-O zaman size hayırlı işler...

Dilim damağıma yapışmış şekilde mekandan ayrılıp, elimi kolumu sallayarak yan taraftaki 3 harfli bal seven tüylü arkadaşın mekanına geçtim ve inanır mısınız bilmem içerideki barda damsız oturmama bir şey demediler. Acaba diyorum beni de 3 harfli bal seven tüylü arkadaşa benzettikleri için mi izin verdiler oturmama diye de düşünmedim değil. Neyse o DUVEL içildi arkadaş!

Diyeceğim şudur ki, istediğin kadar şehrin en modern yüzlü muhitlerinden birinde ol, istediğin kadar en şık tasarımlarından biri ile güzel bir mekan aç, mantık hala ''damsızlık'' dolduğu sürece bizde bu türlü hikayeler bitmez. Sorun çıkartanlar olabilir tabi ki ama sen de o zaman ona göre önlemini alırsın. Biri gelir biri gider mantığı ile hizmet verildiği sürece bu hikayeler kulaktan kulağa yayılır...

Herkese iyi hafta sonları, damınız bol olsun.