IŞ & EKONOMI

2018 Yılı ekonomisine dair öneri ve düşünceler..

Author

2018 yılı ülkemiz ve coğrafyamız için oldukça kritik gelişmelere gebe görünüyor.

2018 Yılı ekonomisine dair öneri ve düşünceler..

Bu yazımda ekonomik boyutlu, 2018’e projeksiyon yapmaya çalışacağım.

Ekonomik açıdan, Türkiye’nin kısa ve uzun vadeli, girdiye ihtiyacı vardır.

Kısa vade de 2018 Mart’ına kadar 15-20, yıl sonuna itibariyle de 50 milyar dolarlık bir sıcak para girişi gereklidir.

Bu, siyaseten de ekonomi piyasaları açısından da olağanüstü rahatlatıcı olacaktır.

Peki bunun için ne yapılmalıdır..?

Öncelikle ihracat artırıcı önlem ve düzenlemeler yapılmalıdır.

Bu noktadan hareketle “hayali ihracata” dair her türlü önlemler alınmak kaydıyla ihracat iadeleri uygulaması yenilenmelidir.

Artacak ihracat ülkemize sıcak para girişini sağlayacaktır.

Buna uygun mali politikalar oluşturulmalı, kanuni veya uygulama yönetmelikleri hazırlanmalıdır.

Yabancı yatırımcının gelmesine matuf “proje bazlı” mali algısal operasyonlar yapılmalıdır.

Maliye ve ekonomi bürokrasisinin agresif tavırlarını yumuşatması mutlaka gereklidir.

Bu bağlamda alınacak önlemler, mevcut kadroların iyi niyetine rağmen yeni kadro teşkili yapılmadan zor görünüyor.

Acil ve dar zamanlarda sağlıklı ve pratik karar alabilecek, bürokratik presedürü azaltarak sonuç odaklı çalışacak ve bu sayede kaynak girişine imkan sağlayacak aklın, ekonomi ve maliyeye hakim zihniyet olması şarttır.

Bu sayede küçük-büyük yatırım amaçlı kaynak transferi ve başka finansal formülasyonlar 2018 için ciddi rahatlama sağlamada ekonomik bir enstrüman olabilir.

Aksi takdirde; dövizde kur dalgalanmaları ve faiz üzerinden manipülasyon yapanların ekmeğine yağ sürülmüş olacaktır.

Çünkü siyasi iktidarı sarsmak için gelenler ve ülkemiz üzerinde siyaset mühendisliği yapanlar Türk halkının yumuşak noktasının ekonomi olduğunun farkındalar.

17-25 Aralık, 15 Temmuz Darbe Girişimi, Gezi Olayları ve diğer kaos girişimleriyle devlete ve iktidara inancı sarsılmayan halkın, “ekonomik kriz veya kriz algısıyla” çok daha ciddi negatif refleks göstereceğinin bilincindeler.

2019 arefesinde iktidarın ve özellikle Erdoğan’ın en çok dikkat etmesi gereken husus budur. Bu tedbirler alınmadığı ve gerekli ekonomik çalışmalar yapılmadığı takdirde bunun siyasi bedeli de ağır olabilir.

Uzun vadede ise, ülkemizin mutlak anlamda, cari açığı azaltıcı daimi kaynak yaratması gerekmektedir.

Cari açık, bizim gibi doğalgaz ve petrolü olmayan bir ülkenin ekonomisi için en büyük kara deliktir.

Bu bağlamda, ekonomik edinimlerimizi değirmen gibi öğüten ve yutan bu kara deliğin küçültülmesi ve hatta yokedilmesi uzun vadeli büyümemiz için esastır.

Peki bu nasıl olabilir…

Coğrafyada kriz olarak görülen siyasi, diplomatik ve çatışmaya dönük kargaşayı lehimize çevirerek başarabiliriz.

Evet, şuanda coğrafya bulanık, karışık ve stresli bir kriz içinde görünüyor.

Bu noktada devlet aklı, soğukkanlılık ve ince siyasetle krizi fırsata çevirmek zorundayız.

Etrafımızda yer alan ülkeler, gruplar etnisiteler ve oluşumların hiçbirine kayıtsız kalmamalıyız.

Mesela, Kuzey Irak..

Yazının tamamını görüntülemek için bağlantıya tıklayın: http://www.ogunhaber.com/yazarlar/cengiz-aygun-bir-portre/2018-yili-ekonomisine-dair-oneri-ve-dusunceler-9731m.html