EĞLENCE

Bisiklet...

Author

du yu lav mi yes ay du vizyonumla hepinize sevgi ve selamlarımı yolluyorum gençler. son bi kaç gündür işsizliğin verdiği iş yoğunluğundan zaman bulup buraya bişeyler yazamadım.

ilk iki yazım cinsel konular oldu . ister istemez kendi kendime sen bu değilsin gardaş feedback i oluştu. feedback demişken biz bu terimleri öyle internetlerde orda burda kullanılmazken dersini okuyorduk . heheyt.

bundan 22 yıl önce ben ilkokul  5 . sınıftayken  anadolu lisesine girmek için sınav yapılırdı. o zaman analar babalar evlatlarını dershanelere , özel hocalara , klormatik gözlüklü kaytan bıyıklı abilere gönderiyorlardı. benim ailem demokrat olduğundan bu seçeneklerin dershane kısmını değerlendirdiler ve beni eğitim hayatım boyunca en nefret ettiğim dershaneye gönderdiler. nefretimin nedeni dershane veya hocalarının kötü oluşu değil benim çocuk olmamdı.

yani şöyle düşünün 11 yaşında çocuksunuz , ölümüne Trabzonspor lusunuz , mahallede iyi kötü bir mahalle maçı ekibiniz var , e okulda da beden kolu başkanısınız ama cumartesi pazar dershaneye gönderiliyorsunuz. vay arkadaş ya şurda yazarken isyan ediyorum.

tabi isteksiz sevişmeden çocuk olmadığı gibi isteksiz dershaneye gitmeden de başarı olmuyor. zaten dershane deki çocuklarla da aram yok. herkesin arkadaşı var ben utanıyorum yanaşamıyorum çocuklara. 

neyse artık günleri sayıyorum şu sınav gelse de en azından yaz olsa bisikleti çıkarsam mahallede top oynasam. cumartesi pazar uykularının dibine vursam diye.

gel zaman git zaman sınav günü geldi çattı. ben sabaha kadar uyuyamadım. sabah hazırlandık . eğitimci olan babamla çıktık evden sınav yeri olan okula usul usul gidiyoruz. sınav yerine varmadan babamla konuşuyoruz . bana taktik veriyor.  yapamadığın soru olursa boş bırak sonra yaparsın falan . bende he hı diye diye gidiyoruz. okula varmadan babama "baba kaç soru yaparsam bu sınavı kazanırım" diye sordum. babamda "oğlum aşağı yukarı 65 tane yapsan kazanırsın" dedi. o arada dışarıda okuyup üfleyen teyzeler su simit satan amcalar öğretmenler veliler kalabalık var . neyse hadi canım başarılar dedi babam. sen bitince eve gelirsin dedi. 

sınav başladı sorulara bakıyorum sorular bana bakıyo. yapabildiğim kadara yaptım sonrasında sallıyorum. ama yok böyle bi sallama . sonuç kağıdında üstüste  2 tane E seçenegi varsa bu dengelesin bunu A yapalımlar falan uçtum yani . bide bisikleti çıkaracaz ya çabuk çabuk işaretledim. son yarım saat kala çıktım. 

okuldan çıkarken bir iki yerel gazete  fotoğrafçısı fotoğrafımı çekti dedim tamam herhalde kazanacağımı bunlar da anladı dedim kendi kendime. bende bi forslar falan göreceksiniz. 

eve vardım . babam annem beni bekliyorlarmış. niye erken geldin, nasıl geçti , sorular nasıldı sorgular başladı. dedim çok iyiydi 65 tane işaretledim çıktım. annem içeri kaçtı . babam dondu kaldı. dedim "baba bisikleti çıkaracan mı". babam bana guiza gibi baktı . ya hadi çıkaralım madem bisikletini dedi. 

tabi sınavı kazanamadık. ama olsun o sene 5 sene üst üste üniversite sınavını kazanamayan teyzem öğretmenliğe yerleşti. bana "emrah bak sen kazanamadın ama ben kazandım" diyince "kazanamasaydın seni kocaya verecektim " esprisi yaz tatilinin hit esprisi oldu.

ve yaz tatilinin 2 ayı köyde geçse de bu kardeşiniz bisikletin hakkını öyle bi verdi ki günde 3 saat pedal çevirerek ve 3 saat top oynayarak yaz tatili başında 32 numara olan ayağını 35 e kadar çıkardı. boyunu siz düşünün.

görüşürüz gençler . öpüldünüz..  efendunn

Bisiklet...