EDEBIYAT

Soğuk Karmaşa

Author
Soğuk Karmaşa

Merhabalar, bu acemice kaleme alınmış bir romanın başlangıcıdır. Seri şeklinde yazmaya devam edeceğim, devamı gelecek. İyi okumalar.

Rüzgarlı bir sonbahar akşamı, hava insanın iliklerine işlercesine soğuk. Ellerim montumun ceplerinde, hızlı adımlarla eve doğru ilerliyorum, aynı zamanda etrafı süzüyorum. Boş ve karanlık sokaklar, duvar diplerine sığınmış bir kaç kedi dışında kimse yok. İnsanlar soğukla yüzleşememek için evlerine çekilmiş. Ben ise bugün gördüklerim ve duyduklarımın şokuyla soğuğa aldırmıyorum, sadece bir an önce eve gidip kafamı yastığa koyup bugün olanları sakin kafayla yeniden düşünüp olanlara anlam vermek istiyorum. Bu şoku ne kadar sürede atlatabilirim bilmiyorum, muhtemelen ömrümde ilk kez böyle bir şey yaşadım, evet evet ilk kez böyle bir şey yaşadım. O an tepki bile veremedim, olduğum yerde kaldım, uzaklaşmak istedim ama yapamadım, sanki ayaklarım ağır bir betona bağlanmış gibiydi hareket ettirmekte zorlanıyordum. Hızla yürümeye devam ediyorum, neredeyse eve vardım sayılır ama attığım her adımda rüzgar daha çok hızlanıyor sanki, ilerlemekte güçlük çekiyorum. Ve işte geldim, eski bir apartmanın orta katındaki küçük evim, dar merdivenleri yine hızlıca çıkıyorum. Eve girer girmez üzerimdeki montu çıkarıp bulduğum ilk koltuğa oturdum ve kafamın içindeki karmaşayı çözmeye çalışıyorum. En iyisi gidip uyumak, üzerimdekileri çıkarmakla yetiniyorum, evin içerisi dışarının aksine gayet sıcak veya ben soğuğu hissetmiyorum. Kafamı yastığa koydum ama ne kafamdaki karmaşayı çözebiliyorum ne de bu karmaşadan dolayı uyuyabiliyorum. Her şey birbirine girmiş durumda, duvardaki antika saatin tik tak sesi beynime vuruyor adeta, tik tak tik tak tik tak.......