Bana deli insanlar lazım...

Yalnızlığı severim, aslında. Ara sıra kendimle kalmayı, düşünmeyi, film izlemeyi, bir şeyler okumayı severim. Alış verişe yalnız çıkarım mesela. Kız arkadaşlarımla alış veriş yapmaktan hiç hoşlanmıyorum. Belki bazen kardeşlerimle… O da nadir yani. Ama bazı şeyleri yalnız yapmayı hiç sevmem. Kafama bir şey koymuşsam, bir hedef belirlemişsem kesin bir yandaş bulurum.

Temizlik mesela… Yardım etmeye değil ama yanımda sohbet etmeye biri olursa keyifle temizlik yaparım. Tek başıma temizlik yapmayı hiç sevmem. Biraz saçma değil mi… Genelde mantıklı işim yoktur. Ders çalışırken de öyleydim. Benimle çalışan birileri olacak. Arada bir birbirimize ittirici güç olacağız ki, gerektiği kadar çalışabileyim. Bu ara diyete başladım. İlk iş etrafımdaki kilolu arkadaşlara da diyet dayatmak oldu. Kimi tutturduysam artık. Gerçi herkes bir diyete başlamış, fakat biz tombulların diyeti öyle günlerce sürmüyor. Hesabı saatlerle yapıyoruz 😕 İstikrarı sağlayamadığımızdan başarısız oluyoruz.

Yaklaşık olarak 6 senedir hiç diyet yapmamıştım. Halimden gayet mutluydum. Evet ;zayıf, güzel bir vücudum yoktu. Ama tombul güzel bir vücudum vardı. Zaten hiçbir zaman incecik bir kız olmadım. Lise bittikten sonra yaşadığım bazı olaylar yüzünden güzelliğin başa bela olduğunu düşünmeye başladım. Ve diyetler kraliçesi olan ben (evet lise dönemim diyetle geçti, çünkü aksi takdirde kilolu olmaya müsait bir bünyem var.) üniversitede bol bol kilo aldım. Şöyle söyleyeyim ki mezun olduğumda 40 beden giyiyordum. Hatta gelinlik bedenim bile 40.

Bana göre ortada kötü bir görüntü yoktu. Hatta çevremde beni rahatsız edecek kadar çok ilgilenen vardı. Eşimin kıskançlık baskıları ve bir de hamilelik derken kilolar aldı başını gitti. Çeşitli hastalıklar ve ilaç tedavileri de girdi işin içine. Sonrasında bir gün boydan bir fotoğrafımı çektiler. Gördüğüm görüntü beni şoka uğrattı. Ben aynada kendimi öyle görmüyordum. Artık bu işe müdahale vakti gelmişti. Hemen bana yakın oturan kızları dolduruşa getirmeye başaldım. Akşam yürüyüşleri planladım. Ama evli, çocuklu, çalışan kadınlar bunlar. Bir gelen bir daha gelmiyor. En son bir tanesini fena gaza getirdim. Canım benim en sevdiğim arkadaşlarımdandır. Gayet de keyifle yürüyoruz ama evden resmen zorla çıkarıyorum. Hep “bir bahane olsa da çıkmasak” derdinde.

Ben kafaya koyduğum zaman başarmadan bırakmıyorum. Arkadaşımın da bahane yaratma çabaları boşa çıkıyor. Yazın başı burada bol bol yağmur yağdı. Yürüyüşe çıkamadık diye seviniyor bizim kız. Her akşam ben yağmasın diye, o yağsın diye dua ediyor. Yine bir akşam “yağdı yağacak çıkmasak mı” dedi. “yağana kadar yürürüz” dedim. “yağarsa ıslanırız” dedi. “bir şey olmaz, en fazla ahmak ıslatan yağar” dedim. Çıktık. Hem yaz, hem esiyor, hem de hava kapalı… Bir keyifli yürüyoruz ki sormayın. Derken ahmak ıslatan başladı hakkaten. Arkadaşım eve gidelim diye gözümün içine bakıyor. “Az yağıyor boş ver” dedim. Güle oynaya , espri yapa yapa devam ediyoruz. Sonra bir rüzgar esti üşüdük. “Gördün mü ahmak ıslatan bizi ıslattı” diyor. Basıyoruz kahkahayı. Hava kararmaya, yağmur artmaya başladığında artık sokaklar iyice boşalmıştı. Biz bir yandan yürüyüp bir yandan gülme krizine giriyoruz. “kocan manyak karı yürüyüşe diye çıktın, sudan çıkmış sıçan olarak döndün diyecek” diyorum. Basıyoruz kahkahayı…

“İçmeden sarhoş olduk sanki” diyor. Bir daha kahkaha… “Farkettin mi aynı notalarda gülüyoruz” diyorum, bir daha kahkaha😄😄😄😄

Zaten sarhoş olmak için alkole ihtiyaç yok bence. İki deli bir araya gelse yeter. Bir de anın keyfini çıkarıyorsan, bitmiştir. Üniversitede yurttan oda arkadaşım Evren vardı. Hatun resmen taş. Mavi gözlü, kumral, upuzun, incecik bir kızdı. Ben ordan oraya koşturan yediğine içtiğine(sözde) dikkat eden biri olarak; akşama kadar yatağında uzanarak vakit geçiren ve bol bol yemek yiyen bu kızın nasıl zayıf kaldığına hayret ediyordum. Dedim ki “ bir hafta boyunca senin yaptıklarını yapıcam, yediklerini yiyecem . Bak bakalım kaç kilo alıyorum”. Evren’in buna tek cevabı “Ben düşünerek zayıflıyorum” oldu. Ama ben kararlıydım ve pisboğaz Evrenle aynı şeyleri yedim. Ve aynı onun gibi bütün günü yatağımda geçirdim. Bir akşamda yediklerimizi sayıyorum:

Önce köfteciye gittik bol baharatlı köfte dürüm yedik. Ardından sokakta halka tatlı yedik. Bunun üstüne de acılı şalgam içtik. Okurken bile mideniz bozulmuş olabilir. Ama biz müthiş eğlendik ve resmen şalgamla sarhoş olduk. 1 haftanın sonunda ben 2 kg vermiştim. Gerçekten çok şaşırtıcı ama onun yeme içme düzenine ayak uydurmak çok zordu. Mecburen sürdürmedim. O kadar çok yemek yiyemiyordum. Sonradan ev arkadaşı olduk, gerçekten yeme düzenimiz aynı olunca okul döneminin en zayıf halimi o zamanlar yaşadım. Yani diyet yapacaksanız boş verin diyetisyeni falan. Nasreddin Hoca misali damdan düşene sorun. Hem bundan keyif alır hem de ilişkileri güçlendirirsiniz.

Velhasıl bana deli insanlar lazım, bir işi keyifle yapmam lazım, yağmurda kahkahalarla yürümem lazım, elalemi takmamam lazım…

Bana deli insanlar lazım birlikte delireceğim…

Liked by 1 users

Comments

People also liked

Related stories
1.Paris Smitten With Play-Within-A-Play On Lovelorn Man
2.Survivor Tells Of Fight To Strangle Mountain Lion
3.Fashion Models Wrestle With Debt
4.Hotel Crews Being Trained To Spot Human Trafficking
5.Bill Cosby Says He Has No Regrets As Prisoner
6.Buying Into No-Buy
7.Richard Gere, 69, Becomes Dad Again With Wife, 35
8.Soccer Player Hakeem al-Araibi Freed From Thai Jail
9.Making Millions By Stealing £30,000 From Mom
10.Sumatran Tiger Mauled By Potential Mate On First Meeting
500x500
500x500