DÜNYA

Cenazesi kiliseden kaldırılan Kıbrıs gazisi ve Türkiye'nin geleceği

Author
Cenazesi kiliseden kaldırılan Kıbrıs gazisi ve Türkiye'nin geleceği

Üstte günün en çarpıcı fotoğrafı var. Bir Kıbrıs gazisinin cenazesi, Kumkapı Meryem Ana Ermeni Kilisesi'nden törenle kaldırılıyor. Törende, bir grup Mehmetçik, gaziye son görevini yerine getiriyor. 

Ölen Kıbrıs gazisi Murat Mihran İşler, 64 yaşındaydı. İşler'in Türk bayrağına sarılı tabutu, kiliseye askerlerin omzunda getirildi. Tabutun başında tören başlayana kadar askerler nöbet tuttu. Muharip Gaziler Derneği üyeleri de törenden önce tabuta selam durdu. Bazı gaziler ise İşler'in tabutunun başında Fatiha okudu.

Rahip Mağakya Beskisizyan, 1979'dan beri İstanbul'da yaşayan Mihran İşler'in kuyumcu olduğunu, Kapalı Çarşı'da sevilen ve bilinen bir kişi olduğunu söyledi. Beskisizyan, gazilerin milletin onuru olduğunu belirterek, onları bu dünyadan uğurlarken hüzünlendiklerini ancak gazilerin bir onur ve şeref taşıdıklarını da bildiklerini kaydetti.

Çok güzel bir tören oldu. 'Müteveffa şehit' ışıklar içinde yatsın.

Osmanlı'nın, 600 yıldan uzun bir süre yaşamasının en önemli nedenlerinden biri, egemenliği altındaki bütün insanlara gösterdiği saygıda gizliydi. Bu 600 yılın yarısında Osmanlılar dünyanın lideri olmuştu. İslam Halifeliğini de almışlardı. 

İslam Halifeliği'ni alan Sultanlar, başka dinlere, başka kültürlere saygıda hiç kusur etmediler. İsteyen, istediği inancı yaşadı. İsteyen istediği dinde inancını sürdürdü.

Devletler, vatandaşlarının inancına, kültürüne karışmadığı müddetçe büyüyorlar.

Günümüzde, Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük sıkıntısı bu. Trump'ın seçilmesi ve çok kültürlülük, çok dinlilik konularında bir tereddüt oluşmasına yol açtı. Trump'ın bu konudaki tereddütleri, genelde başka dinlere, ırklara ve kültürlere saygılı olduğu için bugün dünyanın lideri olan ABD'de de tereddüt yarattı. 

Neyse ki, ABD'de sağduyulu insanlar çok. En başta, ülkenin en büyük şirketlerinin patron ve yöneticileri, çıkıp Trump'a meydan okudular ve hatalı davranışlarını eleştirdiler. Bu yüzden Trump da geri adım atmak zorunda kaldı, kendine geldi, dün akşam, "Başka dinlere, kültürlere, ırklara saygıdan söz etmeye" başladı.

Türkiye, bir dönem 72 milletten oluşuyordu. Osmanlılarda önemli sayıda Ermeni nüfusu, Yahudi nüfusu, sünnisi, Alevisi, Kürdü, Zazası, Arnavutu, Sırbı, Bulgarı, Arnavutu, Boşnağı, Süryanisi, aklınıza gelebilecek her millet, din ve inançtan insan vardı. Ve o yüzden Osmanlı çok saygındı.

Maalesef Türkiye, son 100 yılda bu konuda çok renkliliğinden büyük ödün verdi. 1915 tehcirinden başlayarak, farklı din, ırk ve kültürlere yönelik tatsız olaylar yaşadık. Yahudilere yönelik saldırılar, Alevilere yönelik olaylar, 6-7 Eylül olayları, 12 Eylül, sonra Kürtlere yönelik olaylar, hep bazı kesimleri taciz ve rahatsız etti. 

O yüzden, Türkiye'deki Rum nüfus yok oldu. Ermeniler çok azaldı. Yahudiler, kaçmaya devam ediyor. Kürtler, Zazalar, Aleviler bile rahat değil. 

Yapılacak şey, her türlü etnik ve dini topluluğu, en rahat edebileceği ortamı sağlamak. Mümkünse, yurt dışına gitmiş Türkiyelilerin, dinlerine, ırklarına, etnik durumlarına bakmadan, onları geri çağırabilmek, dönmeseler bile onlara kazanmayı sağlayacak fırsatlar yaratmak. 

Örneğin, İspanyolların 500 yıl önce kaçan Yahudilere pasaport vermesi gibi, 1915 tehcirinde giden Ermenilerden isteyenlere pasaport vermek. 6-7 Eylül'de gidenlere, pasaport vermek, İsrail'e göç eden Yahudilere pasaport vermek. 12 Eylül'de kaçanlara kucak açmak.

Bunlar yapıldığı oranda, Türkiye saygı görür ve yükselir. 

Bunlar yapılmazsa, dini ve etnik gruplar kendilerini Türkiye'de rahat görmezlerse, 3 milyon Suriyeli'ye kucak açsanız da, bazı şeyleri anlatamazsınız. 

Yaşadığımız sorun işte bu...