IŞ & EKONOMI

Sevgili Almanlar Türk halkını, Avrupa Birliği mi, Erdoğan mı ikilemine sokmayın

Author

Türkiye ile Almanya arasındaki gerginlik tırmanıyor ya. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Erdoğan'ın yönetimi devam ettiği sürece Türkiye'nin asla Avrupa Birliği üyesi olamayacağını söylemiş. Alman Bild gazetesine konuşan Gabriel, "Türkiye'nin AB'ye asla üye olamayacağı net bir şekilde görülüyor... Bunun nedeni bizim onları istemememiz değil, Türk hükümeti ve Erdoğan'ın Avrupa'nın temsil ettiği değerlerden hızlı bir şekilde uzaklaşması" demiş. Erdoğan'ın müzakerelerini ciddiye almadığını da iddia etmiş bakan.

Sevgili Almanlar Türk halkını, Avrupa Birliği mi, Erdoğan mı ikilemine sokmayın

Bu tavır ya da böyle bir çıkış, bir kaç nedenle hem "rasyonel" değil hem de "gizli tehditler" ve "şantajlar" içerdiği için şık değil.

1- Öncelikle, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği, Erdoğan'dan çok öncesinden zaten gerçekleşmeliydi. Türkiye, onlarca yıldır kapıda bekliyor. Türkiye ile birlikte Avrupa Birliği adayı olan ülkeler neredeyse üyelikte 20 yıllarını doldurdular. Arkadan gelen bütün ülkeleri de aldınız.

2- Türk halkının yarısının oyunu aldığı sürece, Erdoğan'ın otoritesini tartışmanız şık olmaz. Erdoğan'a oy verenlerin, "Bunlar bize düşman" inancını daha da fazla körüklemeyin.

3- Türkiye, milyonlarca Suriyeli'ye ev sahipliği yaptığı için vermeyi vaad ettiğiniz milyar Euroluk ödemeleri neden yapmadınız? Bu ödemenin, son tartışmalar çıkmadan, Merkel ve Erdoğan'ın 'sevgi valsleri' yaptığı dönemde ödenmesi gerekmez miydi?

4- Bu anlaşmanın bir parçası olan ve aslında yıllar önce yürürlüğe girmesi gereken Türklere serbest vize hakkını verecektiniz ne oldu?

5- Sizin turistleriniz, Türkiye'ye ellerini kollarını sallayarak girerken, bir Türk'ün Almanya'ya gitmesi için, önce günlerce vize belgesi hazırlaması, sonra bir ton para ödemesi ve vize lütfen verildikten sonra bile kapılarda aşağılanarak, tütsülenerek içeri alınmasının müsebbibi kimler?

6- Türkiye'nin herhangi bir suçtan yargılamak istediği insanları Avrupa'nın saklaması, koruması yeni yaşadığımız bir olay değil. Daha önce, Sabancı Suikasti'nin 3 isminden biri olduğu biline biline, fotoğraflarını herkes görmüşken, Fehriye Erdal'ı yıllarca siz korudunuz. Bu konuda, Türk halkında, "Avrupa suçluyu korur" ön yargısı varsa, buna yol açan sizsiniz.

7- Evet Türkiye, hukukta çok geride kaldı, evet 176 gazeteci tutuklu, evet, 100 gazeteci aranıyor, evet medya önemli ölçüde baskı ve sansür altında ama bunları çözmenin yolu, Türk halkına şantaj yapmak değil. Başka formüller bulun.

8- Avrupa Birliği'nin, bazı kuralları olan bir kulüp olduğunu biliyoruz. Bu kurallara uymayan Türkiye'nin üye olamayacağının da farkındayız. Ama bir koca çıkıp her gün karısına, "Beni aldatma", "Sakın beni aldatma", "Beni aldatma ha", "Beni aldatayım deme ha" dese, sonucunun ne olacağını bilecek kadar esprisi kabiliyetiniz vardır.

9- İçinizdeki gizli Müslüman düşmanlığını ve bu yüzden Türkiye'nin AB üyeliğini geciktirme refleksinizi yok edin. Türkiye, istesek de istemesek de bin yıldır Müslüman, bunun 4-5 asırı da İslamiyetin Halifeliğini taşıdı. Hala da 'Halifelik' Türkiye'de. Bunu tartışmak anlamsız.

10- İşte tüm bu nedenlerle, biraz daha mantıklı olun. Alman Başbakanı Merkel'in, "Türk halkının yarısı bizden, onları küstürmeyelim" gibi laflar etmişti. Bu bile son çıkışınızdan daha anlamlı.

11- Erdoğan zaten yeterince oy toplama potansiyeline sahip. Bir de siz çıkıp ona kolayca kullanabileceği, halkın gururunu okşayacağı, "Ey halkım! Bakın, ne dediklerini duyun" diyebileceği ekstra malzemeler vermeyin.

Bilmem anlatabildik mi?

Sevgili Almanlar Türk halkını, Avrupa Birliği mi, Erdoğan mı ikilemine sokmayın