HIKAYE

LOTUS OLMAK

Author
LOTUS OLMAK

"Dışarısı çamur olsun sen lotus ol" dedi bana. Metafor delisi olduğumu bilmeyen arkadaşım bu cümleyi söyledi geçti. Bense kalakaldım. Lotus olmak nasıl bir şey olabilirdi ki.

Yaklaşık 5000 yıldır var olan çiçek olacaktım. Bir bakıma görmüş geçirmiş ve hayatta kalma macerasından vazgeçmeyen inatçı bir çiçek. Sanirim bu inadından dolayı kutsal sayılmış. Bizim insan ırkı gibi lotuslar da iyi ve kötü gruba ayrılmış. On iki taç yapraklı olan kutsal, sevimli, şanslı; on üç olansa tü kaka olanı. Oysa daha nadir görülen 2. grup neden daha saygı görmemiş ki. Her şey birbirine benzemek zorunda farklı olan dışlanmak zorundaydı demek. Ben lotus çiçeği olmaya karar verdiğime göre kesinlike birinci gruba girmeyi reddediyorum.

Gelelim çamura. Temizliğin simgesi olarak bilinirmis. Her ne kadar koyu sularda, çamurda yasamayı tercih etse de üzerinde kir barindirmaz, bir noktada biriktirip ufak bir yağmur tanesiyle kendini temizlermiş. Dönelim aynaya şimdi. Kalbi katran tutmuş insanlarin içinde yaşamakla çamurun içinde yaşamak arasında pek fark görmüyorum. Ben de tüm kırgınlıklarımı, mutsuzluklarimi, acılarımı kisacasi bana yük olan herşeyi toplayıp gözlerimin arkasında biriktiriyorum. En ufak bir yağmurda gözyaşlarımla akıp gidiyor ve yenileniyorum. Temizleniyorum.

En beğendiğim bir diğer özelliği de geceleri kapanıp su altına batmasi ve gunduzleri su üstüne çıkıp tekrar çiçek acmasi.. Yeniden doğusun simgesi. Tıpkı her yenilgiden sonra içine kapanıp bir süre sonra ben geldim deyip neşe saçan birini hatırlattı bana.

Ben Lotusum. Ama on üç taç yapraklı olan. Çamurun içinde yaşayıp temiz kalmaya çalışan. Beyaz renkli olan.

LOTUS OLMAK