KADIN

Kadını Değil, Haklarını Koruyun !!

Author
Kadını Değil, Haklarını Koruyun !!
Kadını Değil, Haklarını Koruyun !!
Kadını Değil, Haklarını Koruyun !!
Kadını Değil, Haklarını Koruyun !!
Kadını Değil, Haklarını Koruyun !!
Kadını Değil, Haklarını Koruyun !!

Kadına Yönelik Şiddetin her geçen gün arttığı, hükümetin ‘’aileyi koruma politikaları’’nın kadın katliamlarına dönüştüğü günlerde, ‘’25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle mücadele’’ gününde şiddete karşı bir kez daha sesimizi yükseltiyoruz.

Eğitimde yapılan gerici müfredat değişikliği, çağ dışı uygulamalar, imamlara nikah yetkisi, çocuk yaşta evliliklerin önünün açılması, taciz ve tecavüz olaylarında, mahkemelerde haksız tahrik indirimi uygulanmalarını kınıyoruz.

Ülkenin bir çok yerinde yapılan, on binlerce sayıya ulaşan ”kadına şiddete hayır” imza kampanyalarının sonuçlarının Meclis’te dikkate alınmamasını kınıyoruz.

Hala, hergün sayısını bilmediğimiz kadın şiddete, tacize, tecavüze maruz kalıyor, ve yasalar buna engel olamıyorsa, yasa koyucuları kınıyoruz.

Kadınlar üzerinde baskı kurulmasını, kadınların hedef gösterilmesini, kadınlar üzerinden siyaset yapılmasını kınıyoruz.

Her türlü ayrımcılığın arttığı bu dönemde ezen-ezilen çelişkisini görmezden gelenleri kınıyoruz..

Anadolu devrimini bizler erkeği ve kadını ile birlikte yaptık ve kazandık.

Kanunla eşit vatandaş olduk.

CUMHURİYET Devrimimiz dünya üzerinde kadına ilk seçme ve seçilme hakkını kazandırmıştır, bunu inkar edenleri kınıyoruz.

İktidar ve iktidara sahip olanların yönetim ve dünya anlayışları değişmediği sürece bu düzen devam edecektir.

Topluma dayatılan ekonomik-sosyal-kültürel çöküş programı ile birlikte kadınlara dayatılan “ortaçağ karanlıklarına boyun eğdirme” çabalarını kınıyoruz.

Bizler, her türlü dayatmaya ve gerici programlara karşı duran anadolu kadınıyız.

Bu mücadelede ezilen tarafız ve ezenin erkeği kadını olmayacağını bildiğimiz gibi, cinsiyet üzerinden yapılan hiç bir ayrımcı tuzağın içine düşmeyeceğiz.

Bizler yalnızca insan kavramıyla direnen ve savunan gücümüzle yeniden CUMHURİYET devrimi için ayağa kalkacak, erkeğimizle kadınımızla hep birlikte ATATÜRK CUMHURİYETİ’nin sönmeyecek olan meşalesini sonsuza kadar taşıyacağız.

Bu günün anlamı kadın; Bugün, kaç kadın ağladı, kaç kadın dayak yedi, kaç kadının çığlığı karıştı geceye, kaç sokak lambası şahit oldu acıya, kaç kadın öldürüldü saydınızmı?

Acil olarak önleyici tedbirler almayanların, her 25 Kasım’da yaptıkları söylemleri kınıyoruz.

Kadınları korumak yerine, kadın haklarını ve çalışma imkanlarını en üst düzeye çıkarmayan sistemi kınıyoruz..

Kadınlar koruma altında dahi öldürülüyorsa buna sebep olanları kınıyoruz.

Bu vahşetin son bulması için kadın-erkek birlikte mücadele etmelidir.

Şiddetin temelinde erkeğin hayata, yaşam şartlarına, duyduğu  öfke,  ekonomik zorluklar, ve eğitimde ki gerici uygulamalar yatmaktadır.

Kadınlar sokakta, evinde, iş yerinde huzur içinde korkusuzca yaşamak istiyor.

Aile bakanlığı, kadın-erkek eşitliğinde dengeli bir politika izlemelidir.

Erkek- kadın sevgiyi ve hoşgörüyü bilikte öğrenmelidir.

Kadına yönelik, cinsiyete dayalı toplumsal şiddet önlenmelidir.

Her geçen gün artan kadın cinayetleri, şiddet, taciz ve tecavüz oranları toplumun yüz karasıdır ve bu durum geri kalmışlığın, ayrımcılığın ve bölücülüğün her geçen gün büyümesi demektir.

Kadın sığınma evlerinin açılması, çoğalması, şartlarının iyileştirilmesi şiddete son verilmesi anlamına gelmiyor.

Sığınma evi açmak yerine, kadına insan olma hakkını verin, kadını korumayın saygı duyun, cinsiyet ayrımcı yasalar, politikalar uygulamayın, kadına dair her projede daha çok kadınların yer almasına fırsat verin.

Annelere, babalara eğitici programlar uygulayın. Üreten kadının emeğine saygı duyun.

Evde, sokakta, iş yerinde kadına uygulanan şiddetin, tacizin sorumlularını adilce yargılayın, caydırıcı cezalar verin. Kadını değil haklarını koruyun.