HIKAYE

Vol.2

Author

6 Aylık ikinci bir peşinden koşma maratonu başlamıştı. O ara okuldaki tiyatro kulübü , oratoryolar, şiir dinletileri gibi edebiyattan hiç anlamadığım halde sesimin kalın oluşu ve bu gibi aktiviteleri ilkokulda da yaptığımdan olan tecrübelerimle dahil olmuştum. Tabi tüm okulda olan bu şeyler belirli bir popülarite kazandırmıştı ve bunlar bana ağzımın çok iyi laf yapması özelliği katmıştı. Etrafımda bana yazan ve benimle flört etmeye çalışan kız sayısında belirli bir artışa sebep olmuştu.

Vol.2

Böyle bir ortamda ben hala eski sevgilimin peşinden koşuyordum tabi ilginin doğal memnuniyetini söylemiyorum. Hal bu durumdayken yaz tatili arifesine gelmiştik. Okul kapanacak ve 3 ay birbirimizi kontrol edip uzaktan bakamayacaktım oda bunu farkındaydı o yüzden mesajlarıma dönmeye ve karşılık vermeye başladı. Okulun son günü giyinip gelmiştik tabi o zaman büyük bir şeydi bu. Baktım buna ince bir kazak giymiş tüylü bir mont vs çok güzel duruyor. Hayranım yani ona.

Arkadaşlarımızda durumu bildiğinden artık karneler alınmış ve okulu terk etmek üzereyken bizi bir sınıfta buluşturdu onlar ayrılırken de hadi artık halledin şu durumu cümleleriyle bizi yalnız bıraktı. Benim küçük cadı da masum tavrını takınmış bana bakıyor. Anlamsız cümleler kurarak aramızdaki soğukluğu eritip okuldan mutlu mesut çıkmıştık. Birkaç günlük mesajlaşma dan sonra ise sevgili olmuştuk tekrar. Tabi geçen ki kadar tecrübesiz ve saçma değildim. Ama sevgili olarak dışarıda buluşmaya karar verdik sözleştik. O kadar zaman uğraştıktan sonra ilk defa dışarıda böyle buluşacaktım. Size o gün yaşadığım heyecanı anlatamam resmen ellerim terliyor acaba onunla mı buluşacağım diye kafamdan sorular geçiyor. Kafaya bakar mısın sanki o diye başkası gelecek mk. 

Buluşma noktasına tam yarım saat önceden gidip heyecanımı bastırmaya çalıştım ama nafile ancak onun karşıdan bana geldiğini görünce korkum kaybolmuş saf heyecan kalmıştı. Buluşup onunla ilgilenmeye çalışırken bir kafe de kahve içtik ve ne yapalım diye muhabbet ediyorduk. Hadi gidelim sinemaya dedik. 

Tabi benim kafa romantiklikten ne anlar saf aksiyon filmine bilet almışım :D, mısırları kolaları aldık ve filmi izlemeye başladık , yemekler ve içecekler bittikten sonra sıra geldi en büyük işkenceye nasıl sarılacağım kolumu omzuna atacağım ama kalbim buna izin vermiyor vücuttan bağımsızlığını ilan edecek çünkü. Filmin arasına yaklaşmışken bir anda gaza gelip attım kolumu ve kendime doğru çektim. Sevgili koltuklarında arada dirsek olmadığından yamacıma geldi direk , ve o an cesaretinin nereden geldiğini bilmediğim bir duyguyla gözlerine baktım ve direk dudaklarına yapıştım. Tam bir film sahnesi kalbim dudaklarımda atıyor duygu yoğunluğunu falan anlatamıyorum ilk defa öpüşüyorum süper acemilik inanılmaz saf duygular ve şehvet son raddede. Bütün film onu öperek kokusunu içime çekerek 2 yıl peşinde koşmanın verdiği özlemle geçti. Sinemadan çıktıktan sonra içeride sanki başkasıymış gibi elini tutabilir miyim diye sorduğumu hatırlıyorum. İlk el ele dolaşmamız da böyle başladı.

O günden sonra ilk sevgilimizde oluşan bu muydu mk düşüncesi tamamen yok olup , kör kütük süzme bir aşığa dönmüştüm. Her gün veya arada 1 gün mola olup sürekli buluşuyorduk. Doğum günümde gelmişti , bana ondan 6 yıl sonra dahi kullandığım çok güzel bir hediye almıştı. kardeşleriyle tanışmış bir elinden ben bir elinden zeynep tutuyordu tam bir mutlu aile tablosu gibiydik. Hala da çok severim kardeşlerini. Kendi kız kardeşim olmadığından kendi kardeşim gibi gördüm hep.

Bu kadar mutluluk kokan tabloda bir şeyler kötü olmalıydı tabi ki ,buda 3. ayımızda babasının el ele dolaştığımızı öğrenip ona kızmasıyla oldu. Bu süreçte aman babam duyar diye aramızda 1 m fark olmadan yürüyemez olmuştuk o gün adama çok kızsam da bugün gayet haklı olduğunu görüyorum. 

Olaylar ve ilişki ta ki okul başlangıcına 1 haftaya kala ya kadar sürmüştü. Bir gün beni aradı ve ayrılmamız gerek babam çok kızıyor dedi. Nasıl hüngür hüngür ağlıyor. Dayanamadım tabi hayatımda ilk ve su ana kadar son kez ağladım. Ama nasıl ağlamak hemde :D salya sümük mk. Ne kafaya sahipmişim Tabi şartlar böyle olunca tüm sorumluluğu üstlenip kabul edip saldım ve telefonumu kapadım. Bir sonraki gün açtığımda ise 5-6 arama ve bir ton mesaj vardı. 

1 haftadan sonra okul başlamıştı ve onunla konuşmak için can atıyordum, koştum gittim yanına koridorda yakaladım olmaz babam izin vermiyor deyip aramızda 2 m fark ile konuşmuştu. Ne safmışım. Benimle soğuk ve seviyeli konuşmasından sonra ise neye uğradığımı şaşırdım artık elma şekeri elinden alınmış çocuk gibiydim. Sevgililik bilmeden önce olan aşkım hevesim artık 5 katındaydı. Kızgınlıkla başka kızlara yönelmiştim. Okulda belirli bir popülariteye sahip olduğumdan da zor olmadı. Fakat artık benim için bir söz vardı o Zeynep'i bırakmaz. Uzaktan saçma bakışlarla olaylar süren uzun 1 yıl oldu , ilişki sayılacak flörtlerim konuşmalarım oldu ama gözüm hala ondaydı onu kontrol ediyordum hatta tasvip etmediğim bir arkadaşı vardı bizden üst, onunla olan samimiyetini beğenmemiştim ama sözümü dinletecek seviye de de değildim. O yıl uzun bir yıl olacaktı..