MAGAZIN

Üzüleni ben, üzeniyse kalpte gizli

Author

Deniz Seki, Pop Show 95’le girmişti hayatımıza. Beni Bırakıp Gidersen adlı şarkıyla birinci olmuş, dikkatleri çekmiş, “Kim bu kız?” dedirtmişti. Sonra albüm çıkardı. Yıldız Tilbe destekli, nefis bir ilk albümdü. Kop Gel Günahlarından “Vay be” dedirtmişti. O güne Ege, Kenan Doğulu, Emel Müftoğlu, Ferda Anıl Yarkın, Zuhal Olcay gibi sayısız şarkıcının vokalistliğini yapan, hakikaten su gibi güzel bu kız için artık öne çıkma vaktiydi.

Silikon taktırdı, kaşını gözünü yaptırdı haberlerini geçiniz, Deniz Seki her zaman çok güzeldi. Hokka burnu, biçimli çenesi, insanın içinde sıkma ve de öpme isteği uyandıran süt gibi yanakları vardı. Kilo aldı, deforme oldu, şişti, bitti, gitti döneminde de, zayıfladı, eridi, çöktü, söndü zamanlarında da o etli dudaklarından yayılan yamuk gülüşü yetti. Deniz Seki hep çok ışıklı bir kadındı.

“Aşk kadınıyım” dedikten sonra “Aşkın da yüzde altmışı sekstir” diyebilecek cesaretteydi. Hüsnü Şenlendirici’yle, evli bir erkekle, ilişki yaşadığı için önüne gelen tarafından tukakalanırken burnuna sokulan mikrofonlara göğsünü gere gere “N’apayım evliyse” diyebilecek gözüpeklikteydi. Uyuşturucu meselesi de tam bu vakitlerde ortaya çıktı.

Peki Deniz Seki kimdi, hakikaten uyuşturucu kullanacak, satacak, satılmasına aracı olacak bir kadın mıydı? Çok mu dertliydi, acayip mi bunalmıştı, aşkından hasta mı olmuştu, kimsesiz miydi, gece uyuyamıyor, gündüz uyanamıyor, gerçekten bir paket çikolatayı viskiye bana bana kahvaltı mı ediyordu?

Deniz Seki 1 Temmuz 1970 İstanbul doğumlu. Çamlıca Kız Lisesi mezunu. Yatılı. Sebep, yeni doğan kardeşi yüzünden derslerine çalışamaması. Asıl sebep, eve güneş battıktan sonra girerse suratına tokatı basan babası. Lise biter bitmez, 16 yaşında tekstilci Turhan Başaranoğlu’yla evlenmesinin, 1,5 yıl sonra boşanmasının, ardından TRT’nin spikerlik sınavına girmesinin sebebi de hep aynı: Özgür olma, kimseye hesap vermeden hayatını yaşama isteği.

TRT’de Melih Kibarla tanışıp ona sesini dinletti, Melih Bey beğendi, arkadaşlarına önerdi, Deniz Ege’nin vokalisti oldu. Delice Bir Sevda’nın klibinde de göründü, eli para gördü, kendi evini tuttu, evine muz, yastık, vazo aldı, mutluydu.

Pop Show, ilk albüm, ilk klip, ilk televizyon programı, gazete haberleri derken bir anda ünlü oldu. Birkaç aşk haberiyle gündeme geldi. Ama hiçbiri Okan Bayülgenle yaşadığı kadar konuşulmadı. Çünkü Bayülgen o sırada Cansu Dere ile beraberdi ve Seki ‘araya giren kadın’ oldu. Burnuna yine mikrofonlar sokuldu, en can yakan sorular patır patır sıralandı, önce içine attı, sonra sinirlenmeye başladı. Artık kameralara gülümsemiyor, sorulara tersleniyordu.

Popstar adayı Bayhan’ın cinayetten yargılandığını duyunca jüri koltuğunu terketti. Bu hareketiyl çok konuşuldu, içeri girdiğinde Allah’ın sopası yok dendi. Hüsnü Şenlendirici’ye aşık oldu, hayatımıza ha bire iki çocuğunun elinden tutmuş halde Deniz Seki’ye bela okuyan Nazire Şenlendirici’yi soktu. Şenlendirici “Boşanıyorum” dedi ama yapmadı. Ayrıldılar, yataklara düştü, kilo aldı, öfkelendi, ağladı, canı yandı, canı çok yandı.

3 Şubat 2009’da İstanbul İl Jandarma Komutanlığı büyük bir uyuşturucu operasyonu düzenledi. Deniz Seki o gün, 18 kişiyle birlikte gözaltına alındı. 10 gün sonra uyuşturucu madde kullanmak ve temin etmek suçlamasıyla tutuklandı. 218 gün hapis yattı. İçeride çok kilo verdi, “Voleybol oynuyorum, bere örüyorum, Elif Şafak’ın Aşk kitabını okuyorum, iyiyim” dedi. Cezaevi arkadaşları ona doğumgününde patates salatası ve bizküviden pasta yaptı, üzerine kulak çubukları dikti, Deniz Seki üfledi, mutluluktan ağlayarak…

Tahliye oldu ama dava dosyası yine açıldı, bu kez uyuşturucu madde ticareti yapmaktan hüküm giydi. Tam da sahilde yürüyüş yapıyor, yemeğin yağına tuzuna ‘dikkat ediyor’, çok tutkulu görünmeyen ama işte ‘düzgün’ bir aşk yaşıyor, yeni albüm çıkarmaya hazırlanıyordu. İyiydi yani. Herşey tepetaklak oldu. O da kaçtı. “İçeri girersem kendimi öldürürüm” demişti. Yaşamayı seçti.

6 Kasım 2014'te girdiği cezaevinden 5 Haziran 2017 Pazartesi 09.00'da çıkacak Deniz Seki.

İnşallah yine gülecek, yine Masal'ın klibindeki gibi eteklerini savura savura dans edecek, o söylerken bizim içimize masalara çıkıp dans etme isteği dolacak.

Üzüleni ben, üzeniyse kalpte gizli