ILIŞKILER

Kötü giden bir ilişkiyi bitirmek neden zor gelir?

Author

İlk ilişkisinde hayatının aşkını bulmuş ve hala mutlu mesut yaşamaya devam eden biriysen, eh, tebrikler... İlişki tavsiyeleriyle ilgili bir yazı yazarsan, eminim ki okumaya hevesli pek çok kişi bulursun. Böyle biri değilsen, yazıya seninle devam edelim. Aşk hayli karmaşık bir iş, değil mi?

Kötü giden bir ilişkiyi bitirmek neden zor gelir?

Hepimiz başlarda mutluyuzdur, midede kelebekler uçar, kulağımızın içinde kuşlar cıvıldar. Türlü türlü romantizm ögeleri yani, her birini az çok biliyoruz. Sonraları çeşitli nedenlerle bir şeyler yanlış gitmeye başlar. İlk tartışmalar ortaya çıkar, ilk kavga edilir. İlk kavganın sonu her şeyi eskisinden daha iyi yapan bir özürle gelir. Ancak devamında özürlerin sonu bir türlü gelmez, daha da kötüsü özürler kavgalarla baş edememeye başlar. Gayet yavaş başlayan bir şarkının, tüm enstrümanların çileden çıktığı saniyelerine girilmiştir. Haftanın 1 günü mutluysan, kendini kalan 6 günün o tek güne bedel olduğuna inandırmaya başlarsın. "Beni çok üzüyor, evet, ama mutlu ettiği günlerdeki kadar da hiç kimse beni mutlu edemez." dersin. Sevmeye bahaneler aramak zorunda kalmanın ne kadar yanlış olduğunu bile bile tutunmaya çalışırsın, çabalarsın. Peki ama neden?

Kötü giden bir ilişkiyi bitirmek neden zor gelir?

Ekonomi ve psikolojinin bir araya geldiğinde var ettiği "batık maliyet yanılgısı" (sunk cost fallacy) adlı son derece zarif bir kavramdan bahsedeceğim. Basitçe bir örnek vereyim. Yakın bir arkadaşınızın tavsiyesi üzerine sinemada bir filme bilet aldınız. Fakat daha sonradan filmin konusuna ve filmle ilgili yorumlara baktığınızda, filmden pek de hoşlanmayacağınızı fark ettiniz. Onun yerine evde oturup oyun oynarsanız, muhtemelen daha keyifli vakit geçireceksiniz. Bu noktada bileti iade etmek istiyorsunuz, fakat bunun mümkün olmadığını öğreniyorsunuz. Dolayısıyla ya filme gitmeyecekseniz ve biletiniz yanacak, ödediğiniz para boşa gidecek; ya da filmi izleyeceksiniz. Bu noktada pek çok insan, filmi izlemeyi tercih edecektir. Bunun nedeni ise "Boşuna para vermiş olmayayım, hem belki güzeldir." düşüncesi.

Özetle batık maliyet yanılgısı, üzerine yatırım yaptığınız bir konudaki kararınızdan kolay kolay vazgeçememeniz anlamına geliyor. Bu yatırım illa parasal anlamda olmak zorunda değil, paranızı değil de zamanınızı harcamış olabilirsiniz. Zaman açısından ele almak için, bir buçuk yıldır devam eden ve uzun süre mutlu mesut gitmiş, ancak son bir kaç aydır kavganın gürültünün eksik olmadığı bir ilişkiniz olduğunu düşünelim. Bu ilişki esnasında düşünceleriniz şöyle şekilleniyorsa, batık maliyet yanılgısı mantığınızın önüne geçmiş demektir:

"Artık çoğu günümüz mutsuz geçiyor ama ne bileyim, düzeleceğini umuyorum. Sonuçta bir buçuk yılımı verdim bu ilişkiye, birkaç ay daha düzelmesini bekleyebilirim. O kadar emeği bir çırpıda silip atamam, başkasıyla sıfırdan başlayacağıma bunun iyiye gitmesi için uğraşırım..."

Kötü giden bir ilişkiyi bitirmek neden zor gelir?

Yani normal şartlarda, mantık kuralları çerçevesinde mutsuz bir ilişkiye devam etmeyecekken, sırf aylarınızı veya yıllarınızı o kişiye verdiğiniz için, her şeyi sineye çekip düzeleceğini ummaya ve yatırımınızın boşa gitmeyeceği hayaline tutunmaya devam ediyorsunuz. Başka biriyle başlamak açıkça daha mantıklı olacağı halde, sırf her şeyin boşa gittiğini görmemek için bu zarar veren ilişkide kalmayı seçiyorsunuz. Dolayısıyla da kötü ilişkinin içinden kurtulmak, çırpındıkça daha da zorlaşıyor.

Aynı durumu hayatın farklı alanlarında da görmeye devam edebiliriz. Çevremde üniversiteye gidip bölümünün aslında kendisi için uygun olmadığını fark ettiğinde bile "2 sene okudum şimdi, boşa gitmesin" gözüyle bakarak devam eden kişiler var. Bunun dışında kafe işine girip "İşler kesat ama çok para yatırdım bu işe, çok da zaman harcadım. Belki düzelir" kafasıyla zararını iyice artıran insanları da duydum. Aynı şekilde pek çok kumar bağımlısı da "Bahsi bırakamam, çok para kaybettim. En azından bir kısmını geri almalıyım" düşüncesiyle daha da çok eksiye düşüyor.

Yani bu kavram, aslında geçmişte vermiş olduğumuz bazı kararların ve bu kararların sonucunda yaptığımız fedakârlıkların tesirinden çıkamayıp, geleceğimizi de zarara sokmamız anlamına geliyor. Görüldüğü üzere de hayatın her alanında karşımıza çıkabiliyor, dolayısıyla aşk veya arkadaşlık ilişkilerimizde de işler kötüye gittiğinde bu kavramı aklımıza getirmemiz, daha mantıklı kararlar almamızı sağlayabilir, ne dersiniz?