SPOR

Başakşehir ilk maçından böyle oynarsa ligin tozunu attırır hocam

Author

Galatasaray'ın daha 1 hafta önce mahalle takımına elenmesinden sonra, "acaba biz kendimizi dev aynasında mı görüyoruz?" diye sormuştum kendime. Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunun ilk maçında Başakşehir daha 16. dakikada 2-0 geriye düştü Club Brugge karşısında yine aynı hisse kapıldım.

Başakşehir ilk maçından böyle oynarsa ligin tozunu attırır hocam

Geçen sene şampiyonluğu inatla kovalayan, bununla da yetinmeyip kupada finale çıkan takımımızı ilk 15 dakikada neredeyse sahadan sildiler. Evet dedim ya buraya kadarmış. Bizi aşıyor bu sular dedim. Vallahi böyle dedim.

Abartmak ayıp değil, Emre Belözoğlu'nun saha içindeki olgunluğu o kadar üst düzeyde ki, Paul Scholes'u izleyemedim diye üzülen ufaklıklar üzülmesin. Emre gerçekten mükemmel oynuyor, takımın ritmini ayarlıyor. Bazen topu kanatları açıp yaylıları kullanıyor bazen de ilerideki Adebayor'u topla buluşturup trompeti devreye sokuyor. Ve bunu 36 yaşında yapıyor.

Adebayor'a da ayrı bir parantez açmak lazım. 33 yaşında 191 boyunda dev gibi adamsın. En yükseklerden serbest düşerek geldin buralara kadar. Avrupa'da daha Başakşehir'in nasıl telaffuz edildiğini bilen yok ve 90 dakika deliler gibi mücadele ediyorsun.

2-0 biten devreden sonra 3 gol atmayı falan bırakın, yemeden bir tane atmaya bile razıydım rövanş için.

Abdullah Avcı'yı unuttuk. Geçen sezon biterken şöyle demişti,

" Bizler artık taktik anlamda gelebileceğimiz son seviyeye geldik, bundan sonraki hedefimiz oyuncu kalitemizi yükseltmek."

Bu içi boş olmayan bir özgüven. Adam biliyor, kendisini ve takımını tanıyor. Ne istediğini ne oynanacağını ezberletmiş. Mahmut Tekdemir Carrick gibi, Epureanu Vidic gibi, Adebayor Van Nistelrooy gibi, Clichy Evra gibi, Mossoro Rooney gibi, Elia henüz çömez Ronaldo gibiydi sahada.

Tamam abarttım ayıp değil dedim ama daha da ileriye gideyim, Abdullah Avcı, Alex Ferguson gibi oynatıyor takımını. Başakşehir'in en büyük yıldızı kendisi. Geçen seneki en büyük kozu olan Cengiz gitmiş, Visca formsuzken bile deplasmanda 2-0'dan gelip 3-3 ile maçı tamamlamak henüz elimize bir şey geçirmese de tur anlamında, bana umut oldu. Bu sularda da yüzeriz dedim, niye yüzemeyelim?

Unutmadan şunu da ekleyeyim. Yediğimiz 2 gol frikikten. Yazık oldu.

Hakemi gördünüz değil mi? Oyunu salak saçma nedenlerle durdurmadı, 90 dakika boyunca kıran kırana mücadele izledik.

Hep söylüyorum bir daha söyleyeyim, hakem düdüklerinin üzerine "sadece acil durumlarda çal" yazılmalı. Mis gibi maç izledik. Futbolu özlemişiz.