SPOR

Emre Mor temiz bir fırça yemiş

Author

Göz bebeğimiz Emre Mor, en son oynanan Bayern Münih maçının 59. dakikasında oyuna girmiş ve pek etkili gözükmemişti.

Emre Mor temiz bir fırça yemiş

Esas sorun maçın ardından yapılan idmanda ortaya çıkıyor. Bild gazetesinin haberine göre teknik direktör Tuchel, antrenmandan sonra fizyoterapist Rainey Schrey eşliğinde ekstra bir idman yapmasını isteyince bizim güzel çocuğumuz Emre söylenmeye başlıyor. Trip atıyor yani. 

Bu homurtulanmaları duyan Tuchel ise üç kere yüksek sesle, büyük harflerle "KAPA ÇENENİ, KAPA ÇENENİ, KAPA ÇENENİ" diye bağırıyor.

Emre Mor temiz bir fırça yemiş

Şimdi güzel çocuğum, ağabeyciğim, yakışıklım...

Böyle şeyler olur, daha gençsin. Farkındasın ki forma için savaştığın Dembele de senin gibi genç. İlk geldiğinde ne kadar bencildi hatırla. Şimdi öyle değil, alışıyor, takım oyuncusu olmaya ve kendisine verilen eğitimin karşılığını vermeye başlıyor. Sen hala halı saha topçusu kıvamında geziyorsun. Üzülüyorum.

Emre Mor temiz bir fırça yemiş

Son zamanlarda zaten Alman basınında herkes senin profesyonel olmayışından bahsediyor. Messi ile karşılaştırılan saf yeteneğini kullanman için çalışman şart. Öyle "zeki ama çalışmıyor" sınıfına girersen kimse gözünün yaşına bakmaz, bakmıyorlar. Balotelli mesela. Real Madrid'de oynayacak yeteneği yok mu sanıyorsun?

Emre Mor temiz bir fırça yemiş

O çok imrendiğin Ronaldo'nun eski Sporting Lizbon hallerine bak istersen. Senin gibi çıtı pıtı delikanlıydı, şimdi terminatör. Neden? Azıcık ya birazcık düşünsen cevabını bulacaksın. Evet, Ferguson'un bir dediğini iki etmemiş haklısın.

Uzaklarda örnek aramaya da gerek yok aslında. Enes Ünal var en yakınında. Manchester City aldıktan sonra oraya-buraya kiraladı kendisini. Hiç gıkını çıkarmadan çalışıyor. Twente'yi sırtlıyor, herkesin gözü üzerinde. Spor yaşamı dışında sosyal yaşantısına bak. Her şeyi yerli yerinde yapıyor, aslan gibi. 

Emre Mor temiz bir fırça yemiş

Öyle zor şeyler değil ya. Allah "yürü ya kulum" demiş sana işte. İnat etme, trip atma, boş yapma. Şu beş sene dişini sık, disipline alıştır kendini ondan sonra Barcelona'ya mı gidersen Real Madrid'e mi sen seçersin. 

Öyle çok da sıkma canını. Yılmaz Vural'ın da dediği gibi her yenildiğimiz maçtan sonra üzülsek anamız ağlardı.