SPOR

Karabük'te bir deha... Igor Tudor !

Author

Juventus'ta 8 sene boyunca top koşturmuş mükemmel bir Hırvat teknik direktör var elimizde. Hem de 3 büyüklerde bile değil henüz. Igor Tudor elimizdeki en büyük teknik direktör adayı. Ufkumuzu açacak taktik bilgisiyle gümbür gümbür geliyor. Kör olsanız görürsünüz. Bunu sadece büyüklere karşı başarılı sonuçlar aldığı için söylemiyorum, açıklayacağım.

Karabük'te bir deha... Igor Tudor !

Uğur Meleke, 19 ocak 2017 tarihli Hürriyet gazetesinde yazdığı makalede "neden büyük takımlarımız 3'lü savunmayı denemiyor?" diye bir yazı yazmıştı. Yazının içeriğinde futbolun trendinin 3'lü savunmaya doğru ilerlediğinden bahsediyordu. Haklı da.

Uğur Meleke'nin yazısı için buyursunlar.

Ben de Uğur Meleke'ye aynı gün içinde mail attım. Vitor Pereria'nın bunu denemek üzere sezon öncesi çalışmalarını yaptırdığını, Neustadter'i sırf defansı 3'lemek için aldığını söyledim. Beşiktaş'ın akıcı futbolunu bozmaya niyeti olmadığını ve nafile bir beklenti olduğundan bahsettim. Jan Olde Riekerink'in aklının ucundan bile geçmeyeceğini, yetersiz ve tek-düze bir teknik direktör olduğunu ekledim. Aykut Kocaman 4-4-2 konusunda takıntılı olduğunu ve kompakt yapısından vazgeçmeyeceğini düşündüğümü belirttim. Ersun Yanal'ın elimizdeki Türk antrenörler arasında bu sisteme geçmesinin en olası isim olacağını, kadrosunun uygun olduğunu yazdım.

Baya içimi döktüm yani.

Karabük'te bir deha... Igor Tudor !

En altına da şöyle eklemiştim:

"Igor Tudor'a gelecek olursam ben çok umutluyum Uğur Bey. Mükemmel bir teknik direktör adayı var elimizde. Kendisi için bir basamak olduğunun hepimiz farkındayız. Juventus'un hocası olmasını çok istiyorum. Kendisine de İtalya öncesi pratik katmış olur. Keşke denese de biz de tadını çıkararak izleyebilsek."

Karabük'te bir deha... Igor Tudor !

Igor Hocam beni yanıltmadı. Yanıltmayı bırakın ufkumu açtı.

En etkili futbolcusu sol bek olan bir takım düşünün. Latovlevici.

Savunmayı 3'lü olarak kuruyorsunuz. Bekleriniz var. Orta sahada 2 ön libero. Bir adet gezici orta saha ve 2 forvet. Neredeyse 5-3-2. İlk yarı bu plan Beşiktaş'ı durdurdu fakat takım çok yoruldu.

İkinci yarıda ise mükemmel bir hamle yaptı Igor Tudor. 

Karabük'te bir deha... Igor Tudor !

Forvet olarak görev alan Seleznyov'u 5-4-1'in soluna yerleştirdi. Babasının muhtemelen ormancı olduğunu düşündüğüm bu Ukraynalı arkadaş çok güçlü, hırslı, mücadeleci bir yapıya sahip. En önemli özelliği ise topu saklayabiliyor.

Diğer kanatta da oyuncu değişikliğiyle aldığı Ermin Zec var. O da forvet oyuncusu; hızlı ve sivri.

Bu plana göre e etkili futbolcusu olan Latovlevici'ye bindirme fırsatı yaratırken, Ermin Zec'e de savunma arkası koşusu yapmaya fırsat veriyor. Aynı zamanda Beşiktaş'ın en etkili hücum yönü olan sağ kanadı da kitlemiş oluyor. Mükemmel.

Peki ya sonuç? Beşiktaş'ı 2-1 yeniyor,  güzel bir futbolla.

Karabük'te bir deha... Igor Tudor !

Ben ansiklopedik bilgiden hoşlanmam. İnsanların öğrendiği şeyleri aynı şekilde uygulaması bana bıkkınlık verir. Mesela Jan Olde Riekerink sezon boyunca aynı sıkıcı, modası geçmiş oyunu oynatıyor. Yıllardır aynı lisede görev yapıp mesleğinden sıkılan, yıllardır aynı problemi öğrencilerine soran öğretmen gibi.

Igor Tudor burada işte farkını ortaya koyuyor. Yıllardır edindiği bilgi birikimini kendine ve takımına göre yorumlayıp yeni bir ürün ortaya sunabiliyor. Bunu mütevazi kadrosuyla bile başarıyor. Çünkü deha saklanmayı sevmez. Bi fırsat bulunca kendini göstermek ister. 

Karabük'te bir deha... Igor Tudor !

Günler bize ne gösterir bilinmez. Daha önce Hajduk ve PAOK'ta teknik direktörlük yapmış birisi. Henüz yolun başında. Her gün kendisini yeniliyor, futbolumuza hizmet ediyor. Yok ona tükürmüş, yok ona kırmızı ağırmış falan geçiniz bunları. Şu sporu güzelleştirecek adamları elimizden kaçırmayalım. İki maç kaybedince teneke bağlayıp yollamayalım. Biz bu işi çok iyi biliriz, böyle yapmayalım.