SINEMA & TV

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Author

Dünya çapında adından söz ettiren pek fazla filmimiz yok belki. Bunun birçok sebebi olabilir ama bunlardan bir tanesi film teknolojimizin yetersiz olmasıdır. Ama dram filmleri için böyle bir şeye pek ihtiyaç yoktur. Ki zaten yerli dram filmlerimiz de oldukça etkileyicidir. 

Beni en çok etkileyen yerli dram filmleri derledim. Umarım beğenirsiniz. 

1- Tabutta Röveşata (1996)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Hangi mevsimde izlerseniz izleyin üşüten bir film.

Tabutta Rövaşata, Rumelihisarı civarında yaşayan evsiz Mahsun'un gerçek ve ibret verici hikayesini anlatıyor. Mahsun, soğuk gecelerde ısınmak için araba çalıp sabaha kadar gezdikten sonra çaldığı arabaları yıkayıp temizleyerek eski yerlerine bırakmaktadır. Bu tür riskli bir ısınma metodunun faturasını sürekli olarak karakola alınıp dayak yiyerek ödemektedir. Eroinman bir kıza duyduğu platonik aşk onun giderek karanlık bir hal alan yaşamını çok kötü yönde etkileyecektir. Montpellier, Torino ve San Fransisco başta olmak üzere birçok festivalde ödül alan film, çok küçük bir bütçeyle ve kısa zamanda kotarılmış olmasına rağmen büyük bir beğeni toplamayı başarmıştı. Tuncel Kurtiz ve Ahmet Uğurlu'nun üstün performanslarıyla göz doldurduğu film, yurtdışındaki festivallerde en çok ödül olan Türk filmi olma özelliğini taşıyor.

2- Sonbahar (2008)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

“Senin için bahar olmadığını biliyordun da oğul o yüzden mi kışın yaylaya çıktın oğul?”

Yusuf 1997 yılında 22 yaşında üniversite öğrencisi iken girdiği cezaevinden, 10 yıl sonra sağlık nedenleriyle tahliye edilir. Hayata Dönüş Operasyonu'nu yerinde yaşamış Yusuf'u, Doğu Karadeniz'deki köyünde bir tek yaşlı ve hasta annesi karşılar. O cezaevinde iken babası ölmüş, ablası ise evlenip büyük bir kente taşınmıştır. Ekonomik nedenlerle sadece yaşlıların kaldığı bu dağ köyünde Yusuf bir tek çocukluk arkadaşı Mikail ile görüşmektedir. Sonbaharın kendini yavaş yavaş kışa teslim ettiği günlerde Yusuf, Mikail ile gittiği bir meyhanede fahişelik yapan genç ve güzel Gürcü kızı Eka ile karşılaşır. Farklı dünyalardan gelen bu iki insanın birlikteliği için ne zaman ne de koşullar uygundur. Yine de Yusuf için aşk son bir kez hayata tutunma ve kendi yalnızlığından sıyrılma çabasına dönüşür. Eka içinse Yusuf bu dünyadan çok uzakta, hatta şimdiki zamanda yaşamayan, Rus romanlarından kaçmış bir karakterdir. 90 sonrasını arka planına alarak bir dönemin ironisini, acımasızlığını ve gerçekliğini ele alan filmde, yakın tarih hem belgeleniyor hem de eleştirel bir süzgeçten geçiriliyor. Filmde Türkçe'nin yanısıra Hemşince ve Gürcüce dillerini de duymak mümkün.

3- Masumiyet (1997)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Tarlabaşı’nın ucuz otellerinde yaşanan mutsuz hayatlar

On yıllık mahkumiyeti biten Yusuf tahliye zamanı gelince, kalan ömrünü cezaevinde geçirmek istese de dışarı çıkmak zorunda kalır. Elinde yıllardır görmediği, müebbet mahkumu bir arkadaşının verdiği adres ile bir namus davası yüzünden aşığını öldürüp, kendisini sakat bıraktığı ablasını görmek için İzmir'e gelir. Ablası ve eniştesinin evinde 'gördüklerinden' kaçıp, ucuz bir otele yerleşir. Burada 'bir iyilik' nedeniyle tanıştığı üç kişi ile ne yapacağını ve nereye gideceğini bilmeden beklemeye başlar.

4- Kader (2016)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Masumiyet’in devam filmidir ama konu olarak daha öncesini anlatır. Filmi izlerken, ‘Şu insanlar ölsün de kurtulsun bu mutsuz hayattan’ diye geçiriyorsunuz içinden.

Bekir, Uğur’a aşıktır. Uğur Zagor’u sevmektedir, Zagor ise suç işlemeyi. Zagor hapisten çıkar. Boğucu bir yaz gecesi aksilikler birbirini takip edince mahallede cinayet işlenir. Aynı gece Uğur da kaybolur. Bu cinayet, o güne kadar genç ve zengin Cevat’ın koruması altında yaşayan Uğur’un genç ve güzel annesi, felçli babası ve küçük erkek kardeşi için zor ve karanlık günlerin habercisi olsa da, Uğur’a delicesine aşık olan Bekir’in kurtuluş umudu olur. Ailesinin bulduğu bir kızla evlenip, yeni bir yaşama başlar. Ama aylar sonra, Zagor’un İzmir'de iki polisi öldürüp yakalanması ve Uğur’un İstanbul'a dönmesiyle yeni bir umut belirince, bu acımasız aşkın peşinde yıllar yılı sürecek amansız bir takip başlar. Bekir, taşra pavyonlarında, üçüncü sınıf otel odalarında, esrar alemlerinde Uğur’un izini sürer.

5- Ağır Roman (1997)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Bir Roman mahallesinde yaşanan iktidar savaşı ve aşk hikayesi.

Kolera Sokağı'nda ilginç olaylar yaşanmaktadır. Arap Sado, sokaktaki egemenliğini ailenin küçük oğlu Salih'e (Okan Bayülgen) bırakır. Ancak Salih bu görev için henüz hazır değildir. Metropolün arka sokaklarından birinde yaşanan bu karmaşada Salih, Tina'ya (Müjde Ar) aşık olur.

6- Yol (1981)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Sıkıyönetimin en acılı günlerinde İmralı Yarı Açık Cezaevinden verilen izinle köylerine, evlerine gitmek isteyen beş mahkumun yolda yaşadıkları zorluklar ve insan hayatlarının dramını çok başarılı bir şekilde anlatımla sunuluyor.

7- Canım Kardeşim (1973)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Fakir bir mahallede yaşayan iki arkadaş, yiyecek yemek bile bulamazken son günlerini yaşayan bir çocuğu mutlu etmeye çalışıyor.

8- Eşkıya (1996)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

35 yıl önce Cudi dağlarında bir grup eşkıya jandarma tarafından yakalanır. 35 yıl içinde eşkıyaların hepsi ya hastalıktan ya da bölgedeki hesaplaşmalardan ötürü can vermiştir. Biri dışında; Baran... Baran 35 yıl sonra hapisten çıkınca ilk işi köyüne dönmek olur. Ama doğduğu topraklar şimdi baraj suları altındadır. Geçmişin izlerini sürmeye başlayan Eşkıya, yıllardır bilmediği bir gerçeği öğrenir. Hapse düşmesine en yakın arkadaşının ihaneti neden olmuştur. Bu arkadaş Eşkıya Baran'ın çocukluk aşkını, Keje’yi satın alarak İstanbul’a kaçmıştır. Eşkıya ne İstanbul’u ne de arkadaşının adresini bilmemektedir. Trende, Tarlabaşı'nın arka sokaklarında büyümüş, pavyon, kumarhane, uyuşturucu muhabbetinin içinde yaşayan Cumali adlı genç bir adamla tanışır. Onla birlikte İstanbul'a gider ve kendisinin derdinin yanında bir de Cumali'nin derdiyle uğraşmaya başlar. İstanbul ve bu karanlık sokaklar adım adım sevdiği kadın Keje’ye yaklaştırır Eşkıya'yı....

9- Babam ve Oğlum (2005)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

1980 darbesinde annesini kaybeden küçük Deniz (babası o dönemde birçok erkek çocuğa verilen ismi koymuş) yedi yıl sonra hiç görmediği dedesinin Ege’deki çiftliğine doğru bir yolculuğa çıkar. Deniz’in dedesini hiç görmemesinin nedeni dedesiyle babasının yıllardır küs oluşudur. Hüseyin Efendi (Çetin Tekindor) okumaya diye gönderdiği oğlunun politik olaylara karıştığını öğrenince onu evlatlıktan silmiştir çünkü. Sadık’ın her şeye rağmen baba evine geri dönüşünün nedeni Deniz’den ayrılmak zorunda oluşudur; küçük oğlunu babasına emanet edecektir. Kelimenin tam anlamıyla Deniz bu çiftlikte hafif tatlı kaçık bir ailenin ortasında bulur kendini. Evin yanaşmaları, küs teyze (Şerif Sezer), traktör kullanan ve telsizle konuşan müthiş bir babaanne (Hümeyra), bileğinden boğazına kadar bilezikle dolaşan gelin Hanife (Binnur Kaya) ve saf bir amca (Yetkin Dikinciler). Düşünsenize hepsi bağırarak ve hep bir ağızdan konuşuyor. Sadık uğruna savaştığı bir Türkiye’ye ve terk ettiği sevgilisiyle ve kendiyle kasabada yüzleşirken; çocuk, dedesinin ve babasının arasındaki tüm buzları eritecektir.

10- Uçurtmayı Vurmasınlar (1989)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Hapishanede doğan ve uçurtmalara hayran hayran bakan bir çocuk. Ağlamamak mümkün mü?

Uçurtmayı Vurmasınlar’da başkarakter bir çocuktur. Film kadınlar koğuşunda geçer. Annesiyle beraber hapis hayatı yaşayan beş yaşındaki Barış’ın en yakın arkadaşı siyasi suçlu İnci’dir. Filmin anlatısı, tahliye olduktan sonra İnci’nin Barış’la ilgili anılarını hatırlaması üzerine kuruludur ama merkezde hep çocuğun olan biteni nasıl algıladığı yer alır. Hapishane avlusuna tebeşirle çizilen bir uçurtmanın neden uçmadığını soran Barış’ın naifliği, gökyüzündeki bir uçurtmayı vurmaya çalışan hapishanedeki otoritenin saçmalığını da ortaya çıkartır.

11- Selvi Boylum Al Yazmalım (1978)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un 'Kırmızı Eşarp' adlı romanından uyarlanmıştır. Kamyon şoförü İlyas, İstanbul'dan Asya'nın kaldığı köye gelir. Birbirlerine aşık olup evlenirler. Çocuklarının adını Samet koyarlar. İlyas, kamyoncu olduğu için sık sık yollara çıkar ve Asya, Samet'le yalnız kalır. Bir gün yine yola çıkan İlyas, eve dönmez. Asya, bu acıya dayanamaz ve oğluyla birlikte yollara düşer. Yolda Cemşit adında bir adamla karşılaşırlar. Cemşit onlara kol kanat gerer. Birlikte yaşamaya başlarlar. Bir gün İlyas karşılarına çıkar. Asya, artık bir seçim yapmak zorundadır.

12- Vizontele (2001)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Filmin komedi tarafı da var ama bana göre dram daha ağır basıyor.

Sene 1974. Van'ın Gevaş ilçesi. Köyün futbolcu delikanlısı Rıfat askere gidiyor. Sevgilisi Asiye ise gururlu bir kız. Üzüldüğünü göstermek istemiyor. Köyün delisi Emin'se teknoloji meraklısı. Ama kontrol edemediği bir tiki var. Başkalarının hareketlerini tekrar etmek. Tüm köy halkı sinemayla yatıp sinemayla kalkıyor. Bir gün TRT'den bir ekip köye TV vericisi getirmek için geliyor ama işi ciddiye almıyor. Deli Emin'se televizyon olayını onur meselesi yapıyor ve bu yolda tek destekçisi ilçenin belediye başkanı Nazmi Bey.

13- Kelebeğin Rüyası (2013)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Yılmaz Erdoğan’ın, “Aşk en güzel bahanesidir şiirin” dediği Kelebeğin Rüyası’nda aşk, şiirin de hayatın da başrolünü üstleniyor. Film, şairlerin altın çağı olan yıllarda, İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde adım adım gelişen bir aşkı anlatıyor.

Filmde Kıvanç Tatlıtuğ ve Mert Fırat, çok iyi iki dost olan şairler Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur'u canlandırıyor.

Kelebeğin Rüyası filmi, 2014 yılında Türkiye'nin En İyi Yabancı Film dalında adayı olarak seçildi. İlk önce 2013 Şubat ayında gösterime giren film, aynı yılın Ekim ayında tekrar izleyicilerle buluştu.

14- Mustafa Hakkında Her Şey (2004)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Mustafa’nın örnek bir yaşamı vardır. İyi bir işi mükemmel bir eşi dünya güzeli bir çocuğu vardır. Fakat bu eşsiz yaşamı bir kazayla aniden darmadağın olur. Karısı yabancı bir adamla trafik kazası geçirmiş ve hayatını kaybetmiştir. Sır dolu yabancı ise hastaneye kaldırılır. Mustafa karısının adamla olan ilişkisini öğrenince çılgınca bir plan yapar. Taksi şoförü Fikret’i kaçırıp şehirden uzak bir yere götürür, böylece karısının gizli yaşamı hakkındaki detayları zorla da olsa öğrenecektir. Fakat bu gerilim dolu ilişki sonucu kendi hakkında da bazı gerçeklerin farkına varacaktır. Ve olaylar kısa sürede kontrolden çıkar.

15- Ayla (2017)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Kore Savaşı'na asker olarak gönderilen Süleyman (İsmail Hacıoğlu), savaş esnasında öksüz kalan ve himayesine aldığı küçük Koreli kızla sevgi dolu samimi bir bağ kurar. Ayla adını verdiği küçük çocuğa aylarca bakar, ancak savaş bittiğinde kimsesiz çocuğu Türkiye'ye götürmek istediğinde Kore yasalarının engeliyle karşılaşır ve zor da olsa ayrılırlar. Bu olaylardan 60 yıl geçtikten sonra Süleyman Bey, nerede olduğu, neler yaptığı hakkında hiçbir bilgisi olmadığı Ayla'yı yeniden görebilmek için harekete geçer.

Ayla filmi, Kore'de savaşmış Süleyman Dilbirliği'nin gerçek hikayesinden esinlenerek çekildi.

16- Issız Adam (2008)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Karda donmak üzeresindir. Uyumak tatlı geliyordur ama sen öldüğünün farkında değilsindir.

Alper 30’lu yaşlarda, gurme sayılacak düzeyde yemek kültürü olan kendi restoranının sahibi iyi bir aşçıdır. Lüks yaşamayı seven, işinde başarılı ama özel yaşantısını her gün farklı kadınlarla birlikte olarak düzene koyamamış, hayatını; yaptığı yemekler, günübirlik ilişkiler, paralı kadınlar üçgeninde yaşayan birisi iken; Hayatının akışı, bir gün Beyoğlu'nun arka sokaklarında, aradığı eski plak için bir kitapçıya girmesiyle değişir. Ada 20'li yaşlarının sonlarında, güzel, çocuk kostümleri tasarlayıp diken, Alper' in modern yaşamının aksine çok mütevazı, hayatta fazla inişleri çıkışları olmayan genç bir kadındır. Bir gün eski bir kitabi bulabilmek için Beyoğlu'nda dolaşırken Alper ile ayni kitapçıya girer. Çapkın bir adam olan Alper, Ada'nın güzelliğinden etkilenir ve Ada'yı takip etmeye başlar. Ada'nın aradığı kitabi bulmuştur. ilk sayfasına telefon numarasını yazar. Ada'nın işyerine kadar devam eden takip, Alper' in tanışma bahanesiyle aldığı kitabı Ada' ya vermesiyle son bulur. Ada ve Alper'in yaşamlarında ilk defa karşılaştıkları tutkulu aşkın ilk sinyalleri bu kitapla başlar. Alper kopamadığı özgür hayatinin içersinde Ada'ya yer açmaya çalıştıkça, yaşamının daraldığını fark eder. Aşkı ve özgürlüğü arasında kalan Alper' in sessiz çığlıklarını duyamayan Ada, kendini aşkın rüzgârına kaptırmıştır bir kere; Ve yaşam bir kere daha aşk oyununun perdelerini Ada ve Alper için açacaktır. Issız Adam, modern hayatın yalnızlaştırdığı insanları anlatan, yemekler, anneler, eski şarkılar ve aşk üzerine bir film.

17- Deli Deli Olma (2009)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

“93 Harbi” sonrasında Çar’ın Rusya’da yaşamasını istemediği Malakan kavminin bir kısmı Kars’a göçe zorlanır. Göç edenler arasında Mişka’nın (Tarık Akan) ailesi de vardır. Filmde Mişka 70’li yaşlardadır. Bir zamanlar köyün değirmenini işleten Mişka, modern makineler çıktıktan sonra, işini yapamamış ve maddi sıkıntıya düşmüştür. Köyün huysuz ihtiyarı Popuç (Şerif Sezer), Mişka’dan nefret eder ve köyde yaşamasını istemez. Köylüler bir zarar görmedikleri hatta sevdikleri kendi halinde, barışçı, yardımsever Mişka ile Popuç arasında kalmışlardır. Popuç, oğlu Şemistan (Levent Tülek), gelini Figan (Zuhal Topal) ve üç torunuyla yaşar. Torunlarından en küçüğü Alma dik başlı, sevecen bir kızdır ve doğuştan iyi bir müzik kulağına sahiptir. Alma’nın öğretmeni Metin, Alma’daki yeteneği fark etmiştir ve kesinlikle değerlendirilmesi gerektiğini düşünür. Alma ve Mişka arasında sıcacık bir dostluk vardır. Metin öğretmenin uğraşları sonucunda Alma konservatuar sınavlarına girer.

18- Güneşi Gördüm (2009)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Mayınların arasında, doğuda bir sınır köyü...

25 yıldır iki tarafın arasında kalan çaresiz insanlar...

Zorunlu göç uygulaması nedeniyle doğup büyüdükleri topraklardan, köklerinden ayrılmak zorunda kalan Altun aileleri, köklerinden koparak bir bilinmeze doğru yola çıkarlar.

Davut Altun, ailesiyle birlikte kaçak yollardan da olsa en kısa zamanda Norveç'e gitmeyi istemektedir. Haydar Altun ve ailesi içinse göç yolu İstanbul'a doğrudur...

Yolculuk başlamıştır...

Bitmek bilmez fıtınalardan geçip gelmiş, yollarını kaybetmiş, çaresizce bir çıkış arayan insanların, kendi güneşinden koparılmış ve geleceğin bilinmezliğinde kaybolmuş çocukların, bir göçün hikayesidir...

Her türlü ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı duran, savaşın, kavganın, kendine benzemeyeni hor görmenin sorunun ta kendisi olduğunu söyleyen bu filmde anlatılan: hepimizin, memleketimizin, Türkiye'nin hikayesidir...

19- İncir Reçeli (2011)

İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacağınız duygu yüklü 19 Türk dram filmi

Metin 30’lu yaşlarında hayatını TV’lere skeç yazarak kazanan bir adamdır. Yazdığı senaryoları reddedilen bir gün gittiği barda, hayatını tümüyle değiştiren Duygu’yla tanışır. Duygu ve Metin bir masala başlarlar ama sonu başından belli bir masaldır bu...

Bu yazı da ilginizi çekebilir:

Not: Film açıklamaları, sinemalar.com sitesinden alınmıştır.