SEYAHAT

Köyden indim şehre

Author
Köyden indim şehre

Başlıktan da anlasılacagı üzere, Türkiyeden Amerikaya gelmiş olmam, tam anlamıyla köyden sehire geçiş oldu benim için. Aman haa ,Türkiyeyi küçümsediğim anlamini falan çıkarmayın şimdi durup dururken😂😁. Amacım durumumu özetlemek sadece. Hayatımın tüm evrelerinde yaşadığım bir şey çünkü bu. Hemen kısa kısa anlatayım ne demek istedigimi. Erzurumda doğmus bir insan olarak Ankaraya gecişim koyden şehre inmekti benim için. Benim gibi erzurum şivesi ile türkçe konuşan bir çocuğun, duruma alışıp, şivesini düzeltmesi uzun zaman aldi. Okuldaki, bulunduğumuz sitedeki çocukların, şivemi anlamaya, konuştuğum dilin, türkçe olup olmadığından emin olmaya calisma çabaları dün gibi aklımda.

😂😊 Üniversite icin Ankaradan, İstanbula gidişim ise ikinci bir "Köyden indim sehre" dalgası idi benim için. Şayet her ne kadar itiraz edecek arkadaslar çıkacak olsa da. İstanbul, Türkiyenin diger tüm şehirlerinden farklı bir sehir ve yasayanlarına daha büyük deneyimler sunan bir yapıya sahip.

Köyden indim şehre

                                     Amerikadaki koylu.. ilk kareler, with Mahmut :)

Gel gelelim üçüncü ve son köyden şehre geçis vakası olan, Amerikaya geliş mâcerama.. Bu mâceraya asıl başlayıs amacım her ne kadar eğitim olmuş olsa da, babamla yaptiğimiz tatlı, fakat bir o kadar da çetin inatlaşmalar sonucunda zorlu bir challange haline geldi . Hayatinin her doneminde baba parasi yemiş bir insan olarak( gurur duymuyor, aksine uzuluyor, ezikligini yasiyorum) en cok da benim kendimle girdiğim bir challange oldu. Buradaki challange ne peki? diyen arkadaşlar olabilir. Hemen soyleyeyim. Buradaki challange, buraya ufak sayilabilecek bir miktar para ile gelmem dişinda, hiç bir sekilde baba parası almadan, her masrafımı kendi başıma karsiliyor olmam. Ve teklif edilmesine ragmen para almiyor olusum. Sanirim sekiz ayi gecen bir suredir de, gerek okul param olsun, gerek ev kiram olsun, tum giderlerimi, tamamen kendi kazandigim para ile karsiliyorum. Hatta ileriye donuk planlar icin biriktiriyorum da. Zor mu? cok degil.

Başlıkda da belirttiğim üzere, köyden şehre inme olayım da tam olarak bu işte. Uzatmadan, buraya gelmek ve ayni deneyimlemeleri yaşamak isteyen arkadaşlarıma bilgi vermek ve biraz da sevap point kazanmak adına, hemen hangi işler de calisabileceginizden, burada neler yapıp, neye ne kadar ödeyeceğinizden haberdar edeyim sizleri.

Bunları tek çırpıda anlatmak zor olduğundan, part part anlatmak, belki de ayrı ayrı yazilar seklinde yayınlamam, daha dogru olacaktir. Bu yüzden para kazanma konusuna şimdilik hiç girmeyeyim.

Köyden indim şehre

Amerikaya gelmek isteyen arkadaslar icin öncelikli olarak karar vermeleri gerektigini dusundugum konu "Geliş amacı". Niçin gelmek istiyorsunuz? Master mıdır amaç? Doktora mı? Yoksa sadece dilinizi geliştirmek mi? Yada bunların da dışında sadece yasadığınız ülkeyi mi değiştirmek istiyorsunuz?

Bunlardan hangisi için gelmek istediğinize karar vermeniz, her şeyden önemli.

Geliş amacımıza karar verdikten sonra, hangi vize türüne başvurmaniz gerektiği ortaya çıkacaktır. Eğitim için geliyor isek F1, Turist olarak geliyor isek Turist vizesi olan B türü vizeler, bir üniversite yada kuruma çalışma yada ücretli staj amacı ile geliyorsak ki work and travel ile gelmek isteyen arkadaşlar bu gruba dahil, J1 vizesi, bir şirkette uzun vadede çalışmak için geliniyor ise H1 vize türlerinden uygun olana başvurmak gerekecektir. Bunların dışında bir de Yatırımcı vizesi var ki, bu konumuzun çok disinda bir konu. Fakat yine de cok ufak bilgiler verecegim.

Öncelikle turist vizesi ile gelecek arkadaşlar, herhangi bir kurumdan, herhangi bir belgeye ihtiyaç duymacaklardir. Yapmalari gereken ekonomik yeterliliklerini gösteren banka dökümanı başta olmak üzere belgeleri tamamlamiş olmak, gidiş nedenlerini mantıklı bir hikaye ile desteklemek ve vize ücreti olan 160 dolar dolaylarındaki parayı yatırmak.

Öğrenci vizesi olan F1 a başvuracak olan arkadaslar öncelikle kabul aldıkları okullardan(dil okulu, üniversite vb) acceptance letter yani kabul edildiklerine dair belgeleri almalilar. Ardından turist vizesinde olduğu gibi, banka dökümanları, gerekli diger belgeler ve olusturulmus guzel bir hikaye ile vizeye başvuru yapmalılar. F1 için başvuracak arkadaşlar 2 ayrı başvuru yapacaklar. Birincisi F1 vizesi için, ikincisi ise, amerikada bulundukları sürede aktif öğrenci konumunda kalmaları için kayıtlı olmaları gereken SEVIS sistemi icin.Bunlar için sırayla 160 ve 200 dolar civarlarında ücretler ödemeleri gerekecek.

Köyden indim şehre

J1 ve H1 vizeleri için de dil okulu yerine şirket yada üniversite gibi kurumlardan, acceptance letter aldıktan sonra diger işlemleri aynı şekilde yapmaları yeterli olucaktır. Bu vizelerin farklı olan yanları ise sizlere SSN, yani social security number veriyor olmaları. SSN ne ise yarar? Amerika sınırları içerisinde legal bir şekilde saat sınırlı yada sınırsız olarak çalışmanıza olanak verir, ikinci avantajı ise ID olarak kullanılarak, ehliyet almak da dahil tüm resmi işlemlerde kullanılabiliyor.

F1 ile gelenlerin de çalışma izni olmamasına rağmen Amerikan hükümetinin göz yumması nedeniyle illegal sekilde calismalari mümkün. Çok sayıda illegal olarak calişan F1 statulüye rastlamanız mümkün bu ülkede. Telaş edip kaygılanmanıza gerek yok arkadaşlar. Şayet bu şekilde 10 senedir calışan kişiler tanıyorum. Önemli olan tek nokta statunuzu kaybetmemek adına kursunuza yada okulunuza devam etmek.Yatırımcı vizesi için ise cok bilgim olmamakla birlikte, eyaletten eyalete gore degisen, 50-150 bin dolar gibi tutarları yatırım olarak yapmanız yada yatirim yapacaginizi taahut etmeniz koşulu ile bu vizeyi almanız mümkün.

İngilizce noktasinda sıkıntıları olup, dil bilmeden buraya gelmek isteyen arkadaşlar için önerim dil kurslarından birine kayıt olup, oradan bir kabul mektubu almalarıdır. Burada önemli nokta uygun fiyata kurs bulmakta. Bunun için mentörlük noktasında yardımcı olabilirim özelden iletişime geçmeniz yeterli arkadaslar.

Yazının çok uzun ve can sıkıcı bir hale gelmesini istemediğim için yazıya burada son vermek istiyorum. Yazıya son verirken değinmek istediğim iki nokta var. Bunlardan ilki, gecenin dördünde yazıp, kontrol etmeden yayınladığım için bir çok yazım hatası olan ilk yazım için siz degerli arkadaslarimdan özür diliyorum, veli nimetlerimsiniz😄. Sagolun, siz uyarir uyarmaz pek de anlamadığım halde elimden geldiğince düzeltmeye çalıştım. Şuan için daha okunabilir olduğuna inanıyorum. Bunun dısında ikinci değinmek istediğim nokta ise Amerikaya gelmek, burada bir seyler yapmak isteyen, fakat içinden korkuyu atamamış arkadaşlarıma gelecek. Arkadaşlar, hepimiz farkındayız ki hayat hiç bir zaman kolay olmadı ve kolay olmayacak. Bitmez dedigimiz ilişkilerimiz bitiyor, beklemediğimiz insanlar ansızın bu dünyadan göçüp gidiyor, kolay zannettiğimiz hiç birşeyin kolay olmadığını her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Bütün bunları sizin kadar iyi bilen ben, tüm bunlara rağmen herseyin kolay olduğunu, burada her şeyin bir rüya kadar güzel olduğunu söylersem. Ne benim içim rahat eder, ne de siz geldiginizde hayal ettiklerinizi bulursunuz. Fakat sadece size kendimle ilgili bir iki örnek vermek istiyorum.

Köyden indim şehre

Bilen bilir üniversite yıllarında, her yaz stajlara basvurmaya çalışırdım aklıma geldikce ve bunlardan kabuller aldığım da oldu fakat ingilizceme olan guvensizliğimden dolayı üniversitelerden aldığım kabullerı değerlendirmedim. Şuan CVimde Floridada yapmış olduğum bir staj yada instagram hesabımda Niagara şelalesinde çekilmiş bir fotoğrafım olabilirdi. Fakat bu güvensizliğim neticesinde bunlara ve nicelerine sahip olma firsatını kaçırdım. Üniversiteden mezun olmaya yakın, artık küçük havuza dahi atlamaya korkan bir cocuk olan ben, okyanusa atlama zamanımın geldiğinin farkındaydım. Beni gaza getiren etken, beni işe alan şirketin CEOsu ile olan görüşmemdi. Sağolsun kendisi, gözümü açmama çok yardımcı oldu. Her ne kadar hem sağlam bir şirkette çalışıp, hem de master yapma fırsatını geri çevirmiş olmamdan dolayı, bana aptalmışım gözüyle bakan insanların var oldugunun farkinda olsam da, buraya gelmiş olmaktan memnunum.

Korkmayın arkadaşlar yüzme bilmiyorsanız havuzla uğraşmayın okyanuslara atın kendinizi. Bata çıka öğreneceksiniz yüzmeyi. Bu arada guzel bir haberim var sizlere arkadaslar. Bu donem yada en gec bir sonraki donem herhangi bir sorun olmaz ise mastera başlıyorum, okulden kabulu aldim. Fakat dönüp 8 ay oncesine baktığımda cebinde sadece 3 doları olan birini görüyorum. Evet sifirlanmistim. Fakat sıfırlanmanız yada korkmanızın bir önemi yok. İstediklerinizin farkına varın. Bunun aşkı ve şevki ile yola çıkın. Şayet yol açık..

Selamlar, gönlü güzel, kendi güzel insanlara olsun.