SINEMA & TV

Scarlett selam

Author

Scarlett Johansson'u ne kadar sevdiğimi bilen bilir. Kendisine uzunca bir süredir aşığım ve içerisinde bulunduğu yapımların hepsini izledim. Doğal olarak geçen hafta vizyona giren Ghost in the Shell'i de kaçıramazdım ve büyük umutlarla sinemanın yolunu tuttum.

Scarlett selam

Filmin Scarlett üzerine kurulmuş olması bir yana, inanılmaz beğenilen ve sevilen manga-anime serisinin live-action uyarlaması olması ve fragmanları da heyecanımı katlamıştı. Uzağı göremeyen gözlüklü bir insan olduğum için üç boyutlu gözlükler canımı yaksa da vaat ettiği görsellik için buna değeceğini düşünüyordum. AMA KANDIRILDIM.

Ghost in the Shell için söyleyebileceğim tek şey hayal kırıklığı. Gerçekten sürekli Scarlett'i görmek hoşuma gitti ama film bana fazla boş geldi. Şimdiye kadar bir kez bile adamakıllı yapıldığına denk gelmediğim herhangi bir live action uyarlamasından beklentim olması belki de biraz benim salaklığımdı ama yaptım bir hata.

Film baştan sona bilgisayar efektlerini üç boyutlu göstermek üzerine kurgulanmış gibi hissettirdi. Arkadaki hikaye -insanların teknoloji yardımıyla siber olarak geliştirilerek görüş, duyu, güç, zeka gibi özellikler kazandığı bir gelecekte ruhu yine aynı şekilde geliştirilmiş bir kabuğa başarıyla aktarılan Binbaşı'nın (Scarlett) kendini ve benliğini bulma hikayesi- sağlam olsa da uygulaması tat vermedi. Akışı ve kurgusu bence başarısız, çok ortada ve dümdüz bir filmdi. Söyleyecek çok bir şeyim yok ama bağlayayım:

Ghost in the Shell'i çok iddialı olduğu görseller için büyük ekranda izlemeye karar vermiştim ama hiç gerek yokmuş. Nitekim filme dair en çok rahatsız eden şeylerden biri de bu görsellerdi. Biraz aksiyon olsun, Scarlett görelim, renkler falan filan derseniz izleyebilirsiniz ama onun dışında zaman kaybı olduğunu düşünüyorum.

Bilemiyorum Scarlett çok üzüldüm. Franchise dedin para dedin ruhunu sattın. Beni kaybetmedin ama kalbimi kırdın.