SINEMA & TV

There is no time

Author

Tuhaf bir insan olduğumu kabul edebilirim, bazı konularda çok kesin takıntılarım var ve dün gece bunlardan birini bozdum, hala vicdan azabı çekiyorum. Ama uzun bir günün ardından yorgunluğumu atmak için izleyecek bir şeye ihtiyacım vardı ve Oscar filmlerinin neredeyse hepsi Screener formatında internetteki yerini aldığı için dayanamadım, Arrival'ı indirdim ve kalitesiz bir görüntüyle izlemek zorunda kaldım. Önce kendimden, sonra herkesten özür diliyorum ama hiç pişman olmadım. Wowowowow.

There is no time

Açıkçası böyle konuşulup övüldüğü kadar iyi bir film çıkmasını beklemiyordum Arrival'ın. Evet iyidir ama ne kadar iyi olabilir diyordum, bayaaaaa iyi çıktı. Zaten Amy Adams'a yıllardan beri süregelen bir aşkım var, saatlerce onu seyretmek apayrı bir zevkti ama film hakikaten çok iyi.

Ek olarak filmi bir çevirmen + dilbilimci merkezinde izlemenin de çooook derinlerimde cansız bir şekilde yatan dilciye hafif dokunduğunu söyleyebilirim ama hala hayat verebilmiş değil. Yine de filmin uzaylıların gelişini bu kadar dramatik ve gerçekçi işlemesi, konuyu iletişim özelinde ele alması mükemmel. Yavaş yavaş hem uzaylılar, hem oradaki insanlar, hem de biz nasıl diyalog kurmamız gerektiğini öğreniyoruz. Harika.

There is no time

Her zamanki gibi filmi değil de sevdiğim şeylerini paylaştığım için daha fazla bilgi vermeyeceğim. Yine de filme dair değinilmesi gereken konular arasında mükemmel sinematografi + müzik uyumu ilk sıralarda. Ondan sonracığıma yavaş yavaş üzerine koya koya ilerlemesi ve neredeyse her diyaloğun bir anlam ifade etmesi inanılmaz. Çok fazla soru işaretiyle bıraksa da insanın kafasında bir şeyler oturuyor, kendi istediği yere çekebiliyor. Yani kesinlikle kaçırılmaması gereken efsoooo bir film olmuş Arrival, üç bin yıl sonra görüşürüz.