DIĞER

Yüzde üç

Author

Geçen gün bir bunalmışım, bir sıkılmışım anlatamam. Napayım napayım derken izleyecek bir şey arayışına girdim. O gün de şansıma Netflix'in Brezilya yapımı yeni dizisi 3% (three percent [triğ pörsent] diye okuyacaksınız) başlamış, açtım izledim. Görüşlerimi aktaracağım.

Öncelikle bu hikayede ilk kez yazdığım bir dizinin başlığını diziden bir alıntı yapmadım. Zaten kaç kişi bunun farkındaydı emin değilim ama dizi çok yeni ve pek kimse izlemediği için ve ben de hatırlamadığım için quote edecek bir şey yok. Yüzde üç ifadesi geçiyor gerçi onu alıntı sayabilirsiniz. Yani teknik olarak bir sıkıntı yok.

Yüzde üç

Diziden konuşmaya başlayayım artık. 3%, özetleyecek olursam Hunger Games'in düşük bütçeli ve biraz farklısı. Çokça işlenen bir konuyu farklı bir taraftan ele almışlar. Bilimum distopyalar benim aşırı ilgimi çektiği için de oturdum dört bölümünü izledim, not bad.

Yapım hikayesi de fena değil aslında. 2011'de bağımsız bir şekilde çekip YouTube'a pilot bölümünü koymuşlar, oldukça beğenilmiş. Beş yıl geçmiş, orijinal içeriğini yerel bazda desteklemek isteyen Netflix'in katkılarıyla oturup tamamlamışlar. Hoş.

Yüzde üç

Neyse dizinin konusunu söyleyeyim. Dünya ikiye ayrılmış, bir taraf inanılmaz gelişmiş her şeyi olan mutlu mesut yaşayan kaliteli bir ekipten oluşuyor. Diğer taraf ise bitik, fakir, aç, susuz, rezil halde. Ama bu rezil taraftaki herkese, 20 yaşına geldikleri zaman bir teste girip öteki tarafa geçme şansı veriliyor. Tahmin edeceğiniz üzere de teste girenlerin sadece %3'ü öteki tarafa geçebiliyor. Bence yüksek bir rakam olduğunu belirtmek istiyorum.

Dördüncü bölüm itibariyle hala testler falan devam ediyor dizide. Açıkçası böyle şeylere takan bir adam olmasam da bazı boşluklar yakaladım dizide. Oyunculuklar da kimi zaman gayet iyiyken, kimi zaman göz kanatacak düzeyde olabiliyor. Ama Brezilyalıların bilim kurgu denemesi yani görmezden gelinebilir. Her bölüm ana karakterlerden birinin geçmiş yaşantısını da biraz biraz gösteriyor. Aslında karakter gelişimini yansıtma açısından fena bir iş çıkarmadıklarını düşünüyorum. 

Distopya sevgimle, pek de bir beklentim olmadan izliyorum ben, gidiyor yani.