GÜNDEM

BENİ DEĞİL VİCDANINI EĞİT

Author

BENİ DEĞİL VİCDANINI EĞİT

BENİ DEĞİL VİCDANINI EĞİT

Oğlanın boyu aşağı yukarı 1 metre 20 santim.

O’nun boyu nerden baksan 1.80.

Oğlanın kilosu aşağı yukarı 25 kilogram.

O’nun kilosu nerden baksan 100.

Oğlanın eli aşağı yukarı 10 santim.

O’nun eli nerden baksan 25.

Oğlanın kalbi aşağı yukarı bir dünya kadar.

O’nun kalbi nerden baksan kokuşmuş.

Adana’da bir İLKOKUL öğretmeni ‘d’ harfini düzgün çizemeyen bir erkek çocuğuna koca koca elleriyle çarpıveriyor.

Çarpıveriyor diyorum.

O kadar normal, o kadar sıradan, o kadar olağan bir hareket belli ki bir değil ardı ardına birkaç kez, koca ellerini savuruyor çocuğun kafasına.

Çocuk ufak ama tahtanın önünde yok olmak istediği belli.

Konuşamıyor, yazamıyor, bağıramıyor.

Çünkü o anda onu oradan çekip alacak onu kurtaracak kimse yok.

Çocuk titriyor.

Titreyecek tabi, bunlar böyle böyle öğrenecek, anaları babaları ıslah etmeden gönderiyor bu zibidileri, okullara salıveriyor.

Çocuk bakıcısı mı canım bu adam.

Bir kere yaz dedi mi yazacaksın.

Bir kere öğretti mi hemen kavrayacaksın.

Bir kere oku dedi mi hatasız okuyacaksın.

Sen ilkokul öğrencisi olsan da 6, 7 hadi bilemedin 8 yılık yaşanmışlıklar ve tecrübelerle dolu KOCA bir ömre sahipsin.

Hata yapmayacaksın.

Yazamıyorum artık, uzattıkça uzatacak, kustukça kusacağım çünkü.

Bu tür haberleri kaç kez gördük, okuduk belki de şahit olduk.

Sayısı yok.

Zaten öğretmenlik mesleğine olan güvenden de artık pek eser yok.

Şimdi kimseler çıkıp da “Her öğretmeni aynı kefeye koyma” demesin.

Bu kapsama girmek istenmiyorsan, KÖTÜ, VİCDANSIZ, SABIRSIZ meslektaşını uyaracaksın.

Öğrencinin veremediği tepkiyi sen vereceksin. KORKMAYACAKSIN.

Çocuğu yük olarak görüyorsan öğretmenlik YAPMAYACAKSIN.

Hele ‘gücü yeten yetene’ felsefesiyle asla YOL ALMAYACAKSIN.

Bu kafayla gidersen ömrünü verdiğin mesleğinde bir kez bile İYİ ANILMAYACAKSIN.