KADIN

Nur Topu Gibi Bir Toplum Baskımız Var: Süper Annelik

Author

NUR TOPU GİBİ BİR TOPLUM BASKIMIZ VAR: SÜPER ANNELİK

4 Temmuz 2017 Salı

http://www.ticarihayat.com.tr/yazar/baslik/743

İnsanlığın en bilinen temel ihtiyaçları nelerdir diye sorsam, akla gelen ilk üç seçenek sanırım; beslenme, barınma ve giyinme olur.

Bu yanıt, aşağı yukarı bir tahminle söyleyecek olursam, 15 yıl öncesine kadar anlaşılabilir ve onaylanabilir bir cevap olarak kabul görebilirdi. Bugün ise bu yanıtların yanına adını yaldızlı harfler ile yazdırmayı başaran bir seçenek daha eklendi, SOSYAL MEDYA.

(Neden 15 yıl demeyin. Sosyal medyanın evveli çok daha eskilere dayanıyor ama pek çoğumuz bu yeni iletişim aracının esaretine, 15 yıl önce dahil olduk. Nasıl derseniz dönüp büyükannelerinize bir bakın. (“Hacer Hanımların küçük oğlanın üçüncü çocuğu doğmuş. Face’e koymuşlar fotoğrafını. Pek şeker maşallah. Dur şunu bir likelayayım, bir de kalpli köpek emojisi yollayayım da sonra telefonla tebrik ederim.”) Yani, günümüzde artık büyükannelerimizin dahi bir, hatta birden çok sosyal medya hesabı var.

YOKSUNLUK HİSSİ

Eskiden sosyal medyada gözlemci olan pek çok kişi, bugün hayatlarının detayını bu mecrada paylaşmadan edemiyor. Öyle ki paylaşım yapmamak, bünyede eksiklik olarak açığa çıkıyor. E hal böyle olunca gün içindeki en ufak molalarda bile akıllı telefonlarımız elimizden düşmüyor. Bana göre bu histe bir sorun yok. Sonuçta bu da bir tercih meselesi.

HERŞEY GÜLLÜK GÜLİSTANLIK

Peki sosyal medyada en çok ne yer alıyor. Sosyal medyanın ana konusu “mutluluk.” Her şey güllük gülistanlık. Tabi ki bu bir tercih ama son yıllarda bu ayrıca bir gösteriş unsuru. Neden mi? Belki algıda seçicilik diyeceksiniz ama son dönemin annelerini ele alalım. Daraltayım. Son 5 yılın. Sosyal medya fenomeni anneler. Her şeyin en iyisini yaptığını bir dakikalık videoya ya da bir fotoğraf karesine sığdıran anneler. Pek çoğunu takip ediyorum. Etkinlikler, okuma saatleri, yaşından erken sayıları ya da harfleri saymaya zorlanan, televizyon izletilmeyen çocuklar…

ANNELER YARIŞIYOR ÇOCUKLAR ARADA KALIYOR

Ardı ardına gelen paylaşımlarda her ne kadar çocuklar yer alsa da aslında yarışan annelermiş hissi veriyor bana. Çocukların bu noktadaki rolü ise farkında olmadan arada kalmak. Bu hızlı ve hırslı ilerleyiş ise aslında en çok anneleri yoruyor. Çünkü kadınlar anneliğe dair bir toplum baskısı yaratmış gibi. (Arada bu paylaşımları yardımlaşmak ve yol göstermek için yapanlar da yok değil. Onları tenzih ediyorum.) Özellikle de mesai saatleri yoğun olan çalışan anneler, etkinlik yapmayı beceremeyen anneler (ki bunu çok normal karşılıyorum çünkü herkesin yaradılışı farklıdır), maddi yetersizlikler ile boğuşan anneler… Dahasını sayabilirim.

Sosyal medya artık ailenin bir ferdi gibi. Hatta bence ailenin en acımasız ferdi. Mutluluk aşılayan ancak karşıdakinin sosyal mutsuzluğunu tetikleyen bir bağımlılık. Kötü mü? Yanaşmayalım mı? Sosyal medya kullanmayalım mı? HAYIR. Sadece eziyet etmeden bir işi sürdürelim. Bir şeyleri göze sokmak için değil, faydalı olmak için paylaşalım.

Hayatın özellikle annelere üzerinde uğraşacakları yeterince çetrefilli soru bıraktığı kanısındayım. Bu nedenle ne çocuğumuzu ne kendimizi ne de başka bir anneyi SÜPER olmak konusunda kafasında karmaşık duygular içinde bırakmayalım. Keza yaşam, mükemmellikten uzak, mutluluğa en yakın mesafededir.

Nur Topu Gibi Bir Toplum Baskımız Var: Süper Annelik