GÜNDEM

Üstüme Yap Diyenin Altında Kalma

Author

ÜSTÜME YAP DİYENİN ALTINDA KALMA

Üstüme Yap Diyenin Altında Kalma

Oyuncu olmak.

Çok zor, çok kolay.

Türkiye’de oyuncu olmak.

Çok zor, çok kolay.

Düzen çok farklı işlemiyor.

Eğitim almaya uğraşacaksan, yıllarını vereceksin.

Sadece yıllarını değil, psikolojini, paranı, arkadaşlarını, aileni vs.

Öncelik genelde figüranlık.

Başrol repliği doğru söyleyinceye kadar, karşı kaldırımda volta atıp duracaksın, en iyi ihtimalle bir masada sevgilinle sohbet ediyormuş pozu keseceksin.

Sonra …

Sonrası Allah kerim.

Ha bir de şu yöntem var.

Bir evlilik programına katılmış olacaksın.

Orada vara yoğa bağırıp, kapı gıcırtısına göbek atıp, olur olmadık yerde ağlayıp, ajiteye boğulacaksın.

İnsanları küçümseyecek, gelen taliplerine göz devirip burun kıvıracak, büyük küçük demeden herkese ağzına geleni söyleyeceksin.

Ha bir de “üzerime yap” ritüeli var ki onu unutma bak, o iyi iş yapıyor.

Sonra mı?

Ayıp ettin.

Sonrası kolay.

Bir dizinin başrol koltuğuna kurulacaksın.

Öyle ki yardımcı oyuncuların, yani senin alt kadron, yıllarını tiyatro sahnelerine vermiş, pek çoğu seslendirme üstadı, büyük kısmı bir oyunculuk okulunda eğitmen olan sanatçılardan oluşacak.

Sen rol yapsan da yapmasan da seni bekleyecek, senden çok daha az ücret alacak, neredeyse karın tokluğuna çalışacaklar.

Ne okullarda sürünmene gerek kalacak, ne not ortalaması tutturmana…

Zaten totoyu tutturmuş olacaksın hayatta.

Bunlar seçimler.

Saygı duyarsın ya da duymazsın o da senin seçimin.

Ama bu seçenekler arasında en çok ne yaralıyor insanı biliyor musun?

Yıllarını sahneye vermişlerin, orta oyundan tut, vodvile, gölge oyunundan tut, modern tiyatroya kadar oyunculuğun atomunu bilenlerin düşürüldüğü durum.

Tam da iş dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyor ‘ekmek parası’

Usta oyuncular bu tür kadrolarda yer aldıkları için eleştiriliyor.

Bir duruş lazım, ona ben de katılıyorum.

Ama yine söylüyorum, iş dönüp dolaşıp yine ‘ekmek parası’na geliyor.

Neden mi?

Bu tür işlerde zaten eğitim aramayan yapımcılar, yan rol oyuncusuyla mı uğraşacak?

Buldu mu bir figüran yerine, sen istediğin kadar usta bir oyuncu ol, toplu taşımayla dönüverirsin evine.

O yüzden dizilerde filmlerde emekçileri görmek, gerçek sanatçıları izlemek istiyorsak, çözüm bizde.

Biz seyircilerde.

İşin sırrı gerçek oyuncuyu talep etmekte.

Sen yarışmadan kopmuş gelmiş birinin dizisine takılıp kalırsan,

Ana dilini dahi konuşmaktan aciz biri için ekran başındaki yerini alırsan,

En azından seyirci olarak sessiz kalırsan, olacakları şöyle sıralayayım.

Gerçek oyuncular figüran parası almaya, hayatlarını ek iş yaparak yürütmeye devam edecek.

Pek çoğu bir sokak kenarında bulunup, “Yeşilçam’ın yıldızıydı şimdi evsiz” manşetlerine maruz kalacak.

Vefasızlıktan, gönül kırgınlığından muzdarip hayattan göçüp gidecek.

Üzerime yap nidaları atan, her fırsatta çirkeflik çıkaran, kameraya doğru bayılan, beyaz camın doğurdukları ise bir yattan inip öbürüne binecek.

Sen ise biraz cık cık biraz vah vah ile gerçek oyuncuların, gerçek sanatçıların yitip gidişini seyredeceksin.