HIKAYE

İnternetten tanıştığınız birine para gönderir miydiniz? 

Author
İnternetten tanıştığınız birine para gönderir miydiniz? 

Keyifli başlayan bir muhabbetin kafa karıştırıcı bir noktaya varması bazen pek de vakit almayabiliyor. Bu hikayede de aynısı oldu. Bir tek benim başıma gelmiş olamaz bu. Kader ortaklarımdan destek bekliyorum...

Popüler tanışma uygulaması Instagram üzerinden tanışmıştık. Instagram o işe yaramıyor muydu? Yanlışsam kusuruma bakmayın ama son zamanlarda o işe yarıyor bence. Kimi görsem instagram'da tanışmış. Çarpışıp lattelerini düşürmüşler falan, çok romantik. Nasıl oluyor ya bu Instagram işleri derken ilerledi konular. Gözüme hoş gelen üç beş kişiyi ekledim. Layka layk diye başlayıp WhatsApp'a, oradan telefona, oradan da görüntülü konuşmaya kadar uzadı sohbetimiz. Konuşmamızın içeriği ayıplı falan değil yanlış anlaşılmasın. Ben o konulardan pek haz etmem zaten, çokça sitemde bulundum daha önceleri. Hayır, prensip olarak hoşlanmıyorum gibi bir bahane de değil. Yalnızca beceremiyorum. Bakın anlattım burda;

Yaklaşık bir hafta kadar konuştuk. İlk başlarda günde bir iki defa konuşarak devam ediyordu iletişimimiz. Kısa zamanda gün boyu yazışıp en az 3-4 saat telefonda konuşacak seviyeye ulaştık. Buraya kadar sorun yoktu. Bence keyifli ilerliyordu. Yazışmaya ilk başladığımızda ailesinin yanına Ankara'da gitmişti o ve gelmesine daha 2 hafta vardı. Geleceği gün ilk buluşma tarihimiz olacaktı. Heyecanla bekliyordum ben de. Derken o malum konu patlak verdi. Durup dururken ‘acil’ parolasıyla borç istedi benden. ''Ya ben asla böyle biri değilim ama bir arkadaşımın borcu varmış, haciz gelmiş evine. Benim de üzerimde hiç para yok. Bana göndersen de geldiğimde sana versem? Valla acil olmasa istemezdim senden ama kimseden bulamadık…’

Bu minvalde birkaç mesaj ile 1000 TL borç istedi benden. Arafa düştüm tabii…

Sonuçta sosyal medya ve telefon dışında bir bağlantımız yok. Engellese bittik, daha da yüzünü bile göremem. Aklıma neler neler geldi anlatamam. Benim gibi safları tuzağa düşürmek için açılmış trol bi hesap olduğunu bile düşündüm. Bin lira az para değil eyvallah ama bin liradan daha beteri anlıma yazdıracağım kara yazı; ENAYİ!

Öbür taraftan da ya doğru söylüyorsa konusu bastırıyor. Bana çizdiği imaj on numara. Mükemmel bir karakter. Akıllı, güzel, saygılı, samimi vs. vs. Her zaman denk gelebileceğim birisi değil. Muhabbeti çok kafa…Her şey 10 numara yani. Ya gerçekten güzel olabilecek bir ilişkiyi üç kuruş için hiç edersem?

Bu gitgelleri yaşarken birkaç arkadaşıma pas attım hemen. Ulan kime sorduysam ''Verme abi, saçmalama!'' dedi. ''Enayi misin olum sen? Daha 1 kez bile görüşmediğin insana para mı verilirmiş!''

Dedikleri çok mantıklı geldi. İkna oldum yani. Onların da gazıyla bin lira yok ama 500 atabilirim, dedim. Gaza gelmesem cebimde ne varsa gönderecektim muhtemelen:) Salaklık bedava! Nihayetinde gönderdim 500’ü. Aldım başıma belayı!

Yoldaydım, yoğundum, şuydu buydu derken yavaş yavaş azalttı konuşmalarımızı. Misafir geldi, lastik batladı, bakkal atladı derken mesajlarıma ertesi gün cevap atmalara falan başladı. Orada düştü benim jeton. Alnımda belirmeye başladı o tatlı yazı…

3-4 hafta daha sabrettim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara’dan hiç dönemedi. Belki hiç Ankara’da değildi. Sonuçta belli ki beni hiç sevmedi. Bir süre sonra tüm sosyal medya hesapları kapandı, whatsap’ta görüntü gitti. Tamamen ümidi kestikten sonra birkaç kibar mesaj attım sadece. Olur da bir gün engelimi kaldırırsa okusun diye… Mesajlarım şöyle şu tarz;

Maalesef burada bitmedi hikaye. 2 ay sonra telefonuma bildirim geldi: Hesabınıza 1000 TL geldi. Gönderene baktım, şok oldum. 2 dk sonra da watsap’tan mesaj geldi: Keşke azıcık inanmış olsaydın bana. Üç kuruş için şu söylediklerine bak. Yazık!

500 TL karla ve büyük bir utançla kapattım bu defteri.

Bu durumda yapılması gereken nedir hala yanıtını bilemiyorum ama siz siz olun, kartlarınızı doğru oynayın. Bu durumlarda kaldığınızda doğru olanı yapmak için çok kısıtlı zamanınız oluyor çoğu zaman. Baştan hazırlıklı olun derim.