HIKAYE

Oyuncu olma hayaliyle yola çıkıp, kötü yola düşmeden az evvel R yapmam...

Author
Oyuncu olma hayaliyle yola çıkıp, kötü yola düşmeden az evvel R yapmam...

Bazen sesimin karga gibi olmasına şükrediyorum… Çünkü azıcık güzel olsa kesin şarkıcı olmaya falan da çalışır, belki de o zaman paçayı kurtaramaz, soluğu kirli sakallı, hafif göbekli, fularlı, kavruk tenli bir yapımcının kucağında alırdım. Gururum ve namusumla sektörü terk ediyorum…

İnternette şu meşhur ''Cast Ajans''larından birinin seçmelerini görmemle başladı her şey. Yüzlerce boş beleş dizi var amk televizyonunda. Bir sürü saçma sapan tip oyuncu oluyor. Ben ise sanayi bölgesinde beyaz yakamla Ahmet ustaya cıvık su şakaları, öğle arasında elemanlarla lahmacun partileri, dizi izlerken patrona basılma korkuları… Adalet mi lan bu! Bizim ne eksiğimiz var yani o sarı pipiden! (Behlül)

Tamam belki birkaç yüz bin adet eksiğim vardır ama hayalim de bi Kıvanç olmak değil sonuçta, setlerde takılıp ortalama bir ücret kazansam okeyim. Zaten benim tarzım Kıvanç’tan ziyade Tom Hardy'e benziyor:P Tom Hardy, sezerciğin küçüklük hali ve evde tek başınadaki çocuğun uyuşturucu kullandıktan sonraki hali diyelim. Bu üçünün karışımı + hayal gücünüz = ben 

İçten yanmalı bir motora sahip olduğumdan gaza getirdim hemen kendimi, uzaklara baktığım birkaç istakram fotoğrafı ekledim, işimi, gücümü, ilkokulda yıl sonu müsameresinde oynadığım rolü falan yazdım, gönderdim başvuruyu. Hemen ertesi gün de şak diye mail geldi;

Tebrikler Estaç bey,

Ajansımıza yaptığınız başvuru olumlu bulundu. Şu şu tarihte bilmem ne otelde yapacağımız ikinci seçmelere katılma hakkı kazandınız. Elemelerde başarılı olduğunuz taktirde profesyonel katalog çekimlerine katılacaksınız. Konsepte uygun giyinmiş şekilde, şu saatte, şu otelin lobisinde bekliyoruz. Bizi tercih ettiğiniz için falan filan.

Vay amk! Bu ne hız yiğidim… Mavi donumuzu da getiriyor muyuz yoksa siz mi tedarik ediyorsunuz? Çünkü bugüne kadarki tecrübelerime göre kimse mecazi anlamda s*kmeye niyetlenmediği kişiye bu kadar hızlı cevap atmaz. Kadın- erkek ilişkilerinden falan bahsetmiyorum bile, hepimiz biliyoruz o işlerin nasıl döndüğünü de, GSM operatörüm bile müşterisi değilken her gün arayıp, bir kez elime verdikten sonra (sim kartı) bir daha telefonumu açmıyor. 

Hal bu iken erken cevap veren babam bile olsa güvenmem ben. Eminim babam da mesajıma 30 saniyede cevap atıyorsa bi bokluk vardır o işte. En iyi ihtimalle (ahizeyi) kaldırmış beklediği keyifli bir anında mesaj atmışımdır. Yine de eyvallah baboli, ben hiç almayım, sağ olasın. Sen takıl…

Yani sonuçta çok sevindim çağırmalarına ama tribe de girmedim değil. Yok iyi giyin, yok sabah otelde buluşalım, yok katalog fotoları… Otel odalarında takılmaktansa taş eve geçseydik daha rahat olmaz mıydı bebeğim?? Şu hayatta sahip olduğum bi böbreklerim var zaten, onlardan da olmayalım. Bizim trolcü tayfaya danıştım mevzuyu, genel kanı şu oldu; abi git ama sakın para vereceğin bir sözleşme imzalama. Yıllık ücret vs. adı altında senden para isterler, sonra da bi bok olmaz, verdiğinle kalırsın dediler.

Seçmelere gittim. Gerçekten de 5 yıldızlı, lüks bir otelin lobisinde, taşşş gibi bir abla karşıladı beni. Bekleme alanına geçtik birlikte. Orada da cidden yakışıklı çocuklar, taş gibi hatunlar falan, kendine güvenen herkes doluşmuş işte. En cici elbiselerini giymiş herkes ki kadınlar pek de bir şey giymiş sayılmaz, kendimi Cengiz Abazoğlu gibi hissediyorum ortamda… Biraz daha şarap? Yoo teşekkürler, yalnız biraz daha krem şantiye asla hayır diyemem ah hah hah. Oldukça uzun süren bir bekarlık sonrası zaten libidom tehlikeli seviyelere ulaşmış, bay testosteron olarak mutlu mutlu sıramı bekliyorum. Allah’ım, sonunda ait olduğum yerdeyim! Çekmeyin arkadaşlar… Lütfen ama… Ya ben size soruyor muyum…

Oyuncu olma hayaliyle yola çıkıp, kötü yola düşmeden az evvel R yapmam...

Adım okundu, girdim mülakata. 3 kişi var içeride. Tipleri gerçek hayattaki karşılıklarıyla tarif edeyim size. Biri tam bir Yıldız Tilbe. Biri Armağan Çağlayan'ın iki gömlek küçüğü. (Öyle bir şey mümkün mü demeyin, yapmışlar olmuş işte olduğu kadar) Biri de çok çok Edis. Hadi diğerleri neyse de Edis tiplemesi ne alaka amk. Sitcom mu çekiyoruz? Napcak yani, kliplerde anaokulu müsameresindeki gibi dans edebilitemi mi inceleyecek? 

Neyse başladı görüşme. Yıldız abla bi tekerleme söyledi bana, tekrar etmemi istedi. Bu zorlu testi başarıyla geçince Armağan abi girdi lafa, onunla da havadan sudan muhabbet ettik biraz. Edis mi? Edis mülakatın kilit adamıydı. Edissiz bu ekip latte mi yoksa frappuccino mu içeceğine bile karar veremez ! 10 numara görev vermişler lavuğa. İş tanımı tam anlamıyla mük-kem-mel! Messi'nin kıvraklığına, Metin Hara'nın bakışlarına sahip olmasına karşın en az Aziz Sancar kadar da katkı sağlamıştır şu dünyaya. Kral şaşırtmadı... 

Şu an anladım ki bu hikaye biraz daha uzayacak. Daha sette çişimi tuttuğum, öpüşürken basıldığım yerlere bile gelemedim. Bu sitede uzun şeylerin pek okunduğunu görmedim. Ben taksit taksit devam edeyim, bu da part1 olsun. Okuyanımız olursa heyecan yaratalım, takan olmazsa bana not defteri olsun burası. Bi küçük spoiler vereyim sadece, artık televizyonda bazı oyuncuları görünce, cevabı kibar olmayan sorular sorulmuş Doğuş gibi hissediyorum kendimi. Seveceğim diyorum ama sevemiyorum. Ellerimde çiçekler, avret yerlerimi kapatıp Edis gibi dans ediyorum.