ILIŞKILER

Soğuk algınlığı yüzünden başlayamayan bir aşk hikayesi

Author
Soğuk algınlığı yüzünden başlayamayan bir aşk hikayesi

Bir öksürüğe, iki damla sümüğe yalan olmuş bir aşk hikayesi bu. Habersiz geldiğinden dolayı kontrolsüzce uzaklaşan hapşuruğum gibi fırlayarak kaçtı hatun kişisi benden. Uzattım ellerimi ama yakalayamadım. Yaşlı gözlerimi açmak istedim ama saniyeler sürdü gidişi. Bir peçetemiz, bi ıslak mendilimiz olmadığından yakalayamadık. Öylece havada süzülüşünü izledik hapşuruğumuz gibi.

Yine hastalanınca aklıma geldi bu mevzuu. Her kış gibi bu kış da bala pekmeze, zencefile zerdeçala düştüm. Telaffuz edemediğim kelimeler, katlanamadığım lezzetler arasında yuvarlanıyorum. Tadı tuzu olmadan çay-kahve içiyor, gram zevk almadan sigarayı tellendiriyorum. Salaklıkta üstüme yok ya, neyse... 

Takvimler herhalde bi 5 sene öncesini gösteriyordu bu hikaye yaşanırken. Ankara'nın soğuğu pistir, acıtır. İçine işler önce insanın. Önce muz orta açılmış forvet gibi göğsünüzle kontrol edersiniz soğuğu, sonra parmak uçlarınıza kadar titrersiniz. Hele ki hazırlıksız gitmişseniz... Söylenecek söz yok. Geçmiş olsun, bal gibi zatürresiniz.

Ben öyle bir insan değildim tabii. Delikanlılığa bok sürdürmedim. İki çift lafım vardı Ankara'ya, delikanlı gibi söyledim; Ayazınla tehdit etme beni Ankara... Hayallerimi yaksam, Ağustos'u yaşarsın!

''Sen mi büyüksün yoksa ben mi ulan! Seni yeneceğim İstanbul!'' söyleminin bir tık üstü bir meydan okuma bu. Hani mevzuu farklı. Hadi özgüven çok yüksektir, şehre meydan okursun falan da soğuğa kafa tutmak ne demek? Sen nerenin delikanlısısın yiğidim? İstanbul bebesi gelmiş, Ankara ayazına kafa tutacakmış la? Dikmen yolu yokuştur, taylılhotları tokuştur. Hayırdır gardaş la? Neyine güvendin oğlum??

Çok sevgili arkadaşım Gökko'nun daveti üzerine gittim Angara'ya. Sevgilisiyle de çok yakın arkadaşız, o da çok sever beni. Sağ olsun, gönlü ve gözleri güzel bir arkadaş edinmiş orada. Samimi oldukça bana yakıştırmış kızı. Onu bana, beni ona anlatmış. ''Mesafeler sorun olmaz, güzel insanlarsınız. Bir çay için bence.'' demiş. İzdivaç bahane, Ankara'da arkadaşlarla takılmak şahane... Ben de atladım gittim bir haftalığına. Gitmez olaydım. Fena taklaya geldik Rıza baba...

Önce güzel başladı her şey. Belki biraz ergendik ama sevgi doluyduk. Heyecanlıydık. Umutluyduk... Sanattan, edebiyattan, yalnızlıktan konuştuk. Kısa süre de olsa güldük eğlendik. Zaten akşam varmıştım Ankara'ya, keyifli bir sohbet sonrası sabaha karşı uyuduk. Ertesi gün, mutlulukla alakalı bir geç kahvaltısı sonrası küçük bir Ankara turu attık. Akşama doğru da o mekan senin, bu mekan benim gezdik, dans ettik, eğlendik... Tiril tiril giyindiğimden tokat gibi soğuğu yedim ama sallamadım. İmaj > iklim

Bi hikayenin güzel olması için bence en önemli detay benim. Ben varsam olmaz abi! Bir hikaye güzel olsun istiyorsam benim dahil olmamam lazım. Bazen güzel giden bir şeyler bozulmasın diye uzaktan bakıyorum. Dahil olursam patlıyor, öyle bir cenabetlik benimkisi. Bahtımı seveyim.

Dün yediğim hurmalar tırmaladı sabah uyandığımda. Ciğerden öksürmeye başladım. Her hapşurukta beynim durdu, her öksürükte depremler oldu içimde. Akşamına yatağa düştüm. Hayatımda öyle grip görmedim ben. Sarsılıyorum... Yıkılıyorum... Kaldıramıyorum abi!

Devrildim resmen yatağa. Ertesi sabah hepimiz öyle olmuştuk. Nasıl bir hızla bulaştırdıysam sabah yataktan kalabilen bir tek Gökko oldu. Kadın kısmı ve ben bitiğiz. Yataktan kalkacak halimiz yok. Gökko da fena ama en azından mobilitesi yüksek. Mutfağa gidip gelebiliyor. Biz de o bile yok, lavaboya gitmek bile ölüm.

Bir süre sonra zaman çizgisi geçerliliğini kaybetti. Takvimden, saatten haberim yok. Gecem gündüzüm birbirine girmiş. Herkes kıvranıyor evde. Gökko elinden geldiğince baldır, basit grip ilaçlarıdır falan bize derman olmaya çalışıyor ama zerre etkisi yok. Bir ara mutfağa gittiğimi hatırlıyorum hayal meyal. Masada bayat kuruyemişlere çarptı gözüm. Acaba, dedim, aç olabilme ihtimalim olabilir mi? Bir iki kuruyemiş attım ağzıma, zangır zangır titredim. Ulan açlıktan ölmek üzereymişim de haberim yokmuş. Muhtemelen diğerlerinin de yok tabii. Zor bela bi pizza söyledik, kimse onu bile yiyemedi.

Nezaketen yüzüme karşı sövmüyorlar ama kulaklarım çınlıyor 7-24. Benim yüzümdennnn!

Azıcık kendime gelince buna bir dur demem gerektiğine karar verdim. Günlerden Pazartesi. Topladım tüm gücümü, ben hastaneye gidiyorum, dedim. Bilen bilir, deli gibi korkarım iğneden, serumdan. Acilin kapısından girip doktora yalvardım resmen; hem iğne hem serum yapıştır abi bana... Gerekirse fitil ver, ameliyata al! Eline düştüm doktorrr!

Bastı serumu, yazdı ilaçları doktor beyciğim. Eczaneye de çıkarma yaptım resmen. Battal boy poşetle çıktım dükkandan. Bir orduyu iyileştirecek kadar ilaç aldım, dağıttım çocuklara... İki güne etkisini gördük, d*ötü doğrulttuk hep birlikte. Toplamda 3-4 gün sonunda birbirimizle konuşabilecek seviyeye yükseldik. Zorla da olsa hastalığımızla dalga geçebildik. Yalandan da olsa güldü yüzümüz. Fatura bana kesildi tabii. Tatlı tatlı laf sokup, acı acı sövdüler bana :((((

Ertesi gün azıcık daha toparlayınca Behlül kaçar, dedim ama kimse gülmedi. Aslında senden çok hoşlandım lakin talih yüzümüze gülmedi falan dedim ama yemedi. Hadi kardeşim hadi, bekleme yapma ticari, naşş naşş, anonslarıyla uğurladılar beni. Gökko canımdır, diline düştük ama gönlünden kaymadık. Görüşürüz hala kendisiyle. Maalesef diğerleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Çatılarda biriken buz sarkıtlar gibi, bir nezlenin burnunun ucuna gelmiş damlacıklar gibi, tek maçtan yatan iddia bağımlısının gözyaşları gibi düştüm gözlerinden. Döte geldi aşkımız, ikimiz de şaşkınız! Daha da konuşmadık zaten. Pat diye kesildi diyaloğumuz. Ondan sonra karşıladığım ilk yazı düşündüm de, böyle bir mutluluk yok! En güzel yazdı herhalde yaşadığım. Ben hiçbir yazı öyle beklemedim, kavuşunca öyle sevinmedim. 40 derece sıcağına bile kurban olayım ben senin. Salya sümüğüm bak yine. Elimde ballı-karanfilli-limonlu çay, camdan insanları seyredip ağlıyorum yine... Soğuk sevenler Yallah Kanada'ya. Ben de güneye göçeceğim zaten, yeter çektim abi.

Sonuçta bunu da listeye ekledim genç bir pokemon avcısı olarak. Oğlun daha ilişkiye başlayamadan terk edildi anne!