Fidel Castro'nun ardından Küba: Neler başarıldı?

Ezgi Gökler
Author Ezgi Gökler
Collection Politico

Fidel Alejandro Castro Ruj... Kimilerince bir devrim önderi, kimilerince bir diktatör! Marksist-Leninist devrimci kimliği ile, yalnızca Küba'nın değil, dünyanın en önemli siyasi figürlerinden biri olmayı başarmış Castro, 25 Kasım 2016'da hayatını kaybetti. 

Peki Castro'nun ardından, Küba başta ABD olmak üzere birçok ülkenin, siyasi grubun baskı ve ambargo politikalarına karşın hangi konularda başarılı oldu? 

Bu konuya gelmeden evvel, ABD-Küba ilişkilerinde ipleri kopma noktasına getiren olaylardan da kısaca söz edelim. 

Castro'nun ABD'yi kızdıran ilk reformları

Küba'da Batista rejimine karşı savaşan Castro ve ilk zamanlarda 100 kişi iken, ardından milyonlara ulaşan destekçileri 1959 yılında Batista'nın ülkeyi terk etmesi ile bir zafer kazanmıştı. Ardından ABD ile ilişkilerin bozulmasına neden olan ilk icraatler arasında, 

Özel kurumların kamulaştırılması,

Toprak reformları,

ABD'lilerin işlettiği kumarhane ve genelevlerin kapatılması, yer aldı. Bu uygulamalar, ipleri kopardı. 

Adeta düşmanlık sergileyen ilginç ABD ambargosu

ABD, 1960'lardan bu yana Küba'ya ciddi bir ambargo uyguladı. Füze krizinin ardından seyahat ambargosu ve Küba'yı diğer ülkeler ile olan ilişkilerinde dahi zora sokan iktisadi ambargolar, ülke halkını zor bir yaşam ile baş başa bırakmıştır. 1992 yılında kabul edilen Toriçelli Yasası, bunun için iyi bir örnek! 

Yasada, yalnızca ambargo uygulamalarından değil, Küba ile ticaret yapan tüm ülkelerin ABD yardımlarından muaf tutulacağına, Küba limanına uğrayan gemilerin en az 6 ay süre ile ABD limanlarına gelemeyeceğine kadar birçok farklı madde yer alıyordu. 

Baskılara, ambargolara rağmen Küba'da neler başarıldı?

Peki yaşanan tüm bu olaylara karşın, Küba'da Castro yönetimi hangi konular için çalıştı ve Küba, şu an Türkiye ve birçok ülke için de masada tartışma konusu olarak yer alan iç meselelerde, hangi çizgiyi yakaladı? Gelin ona göz atalım. 

Küba'da Kadın hakları

Kadınlara karşı ayrımcılığa karşı imza atan ilk, uygulamaya geçen ise ikinci ülkedir. Aynı zamanda, meclisin yarısı kadınlardan oluşuyordu. Bugün ülkemizde, 2016 yılında hala temel kadın hakları tartışma konusu olmakla birlikte, absürt haberler sıkça gözümüze çarpıyor. 18 yaşından küçük kız çocuklarının rızası ile evlendirilmesi gibi (!) ilginç konu başlıkları görüyoruz. 

Küba'da parlementonun %40'ı kadınlardan oluşuyor. Türkiye'deki tablo ise şu şekilde;

Fikir verici olabilir diye düşünüyorum. 

Küba'da Eğitim 

Küba, okuryazarlık oranı en yüksek ülkelerden bir tanesi. %99 okuryazarlığın olduğu ülkede, Castro'nun önderliğindeki devrimin ardından kadın hakları konusunda ülkenin en güçlü kurumu olan FMC, henüz o dönemlerde yaptığı çalışmalarla yüz binlerce kişinin okuma yazma öğrenmesini sağlamıştır. Küba'da üniversite mezunlarının %60'tan fazlası kadın. 

Aynı zamanda, üniversiteye kadar, Küba'da eğitim ücretsizdir. Küba'da özel okul bulunmuyor. Okullar tamamen ücretsiz olmakla birlikte, özellikle tıp konusunda çok kaliteli bir eğitim verilmektedir, zira ülkenin sağlık konusunda önemli başarıları, dünya çapında bilinmektedir. Küba'da eğitim ile ilgili bilgi almak istiyorsanız, bu bağlantıya da göz atabilirsiniz; http://gezgingezegen.net/kuba/kultur-sanat-egitim/biri-kubada-egitim-mi-dedi.html

Yaşam standartları

Küba'da, yaşam standartları birçok ülkeye göre daha ileri düzeyde. Öyle ki, Küba ambargosunun öncüsü olan malum ülke dahi, birçok başlıkta Küba'ya göre birkaç adım geride. 

Bugün birçok ülkenin sorunu olan işsizlik, Türkiye'nin de başının belası. Özellikle son açıklanan raporda, (Ağustos raporu olmalı sanırım) genç işsizlik oranı %20'yi görmüştü. Yani, 15-25 yaş arası, okumayan ve çalışmayan nüfus. Her beş gençten birisi.. Küba'da, işsizlik oranı  yüzde 2-3'lerde... Hatta 2008 yılında, yüzde 1,6. 

Çocuk ölümleri, 2015 yılı verilerine göre ABD'de Küba'dan daha yüksek bir düzeydeydi. Sağlık konusundaki atılımlar, gerçekten de Küba'yı farklı kılıyor. 

Küba, dünya üzerinde anneden bebeğe HIV virüsü bulaşmasını önleyen ilk ülkedir. Bunun dışında, 1985 yılında menenjit aşısının bulunduğu ülkedir de... Öyle bir sağlık eğitimi.

Sonuca gelirsek...

Bazı insanlar Castro önderliğinde girişilen, Küba'ya yeni bir kimlik katan devrimin, bu yarım asırlık öykünün muhalifi. 

ABD'de kutlamalar yapan insanları TV'de görmüş olabilirsiniz. Böyle siyasi figürleri seven, sevmeyen olabiliyor. Ancak, bazı noktalarda katılmasak bile, yapılan olumlu işleri taktir etmek bence önemlidir. Zira birini, bir şeyi sevip sevmemeye karar vermeden önce de, yarattığı sonuçlara bakmak daha önemlidir. Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz. 

Ben en azından kendi payıma, Castro'ya bir teşekkür edeceğim. 

Be the first to like it!

Comments

People also liked

Related stories
1.Saudi Arabia Signs Deals Worth $20 Billion With Pakistan
2.Students Walk Out In Climate Change Protest In UK
3.Fashion Models Wrestle With Debt
4.Bill Cosby Says He Has No Regrets As Prisoner
5.Indian Lawmakers Summon Twitter CEO Jack Dorsey
6.Failed Coup: Turkey Orders Detention Of Over 1,100 
7.Chinese Investment In Reddit Sparks Censorship Fears
8.Making Millions By Stealing £30,000 From Mom
9.Outsourcing Helps Companies Thrive, Research Finds
10.Bezos Points To High Connections In Alleged Blackmail
500x500
500x500