Osmanlı'da genelevler ne zaman açıldı?

Osmanlı'da genelevler ne zaman açıldı?

Genelev Osmanlı’nın özellikle son dönemlerinde yaygınlaşmıştır. İlk yerleşik genelevler Osmanlı’da 1812 yılında II. Mahmut döneminde, resmi ilk kerhane ise, 1884 yılında II. Abdülhamit‘in izniyle (“ker­hane yönetmeliğiyle”) Galata ve Pera’da açılmıştır.

Savaşın yıkımı toplumsal yapıyı alt üst ettiği dönemde, yaşam mücadelesi veren kadınlar seks işçi­liğine yöneldi. Mütareke döneminde İstanbul’da 5 bin hayat kadını sokaklardaydı. Ekonomik yetersizlik ahlak gibi geleneksel normları yıktı. Fuhuş, fakir Müslüman kadınlara da sirayet etti. Keza…

Frengi, bel soğuklu­ğu hızla Anadolu’nun dört yanına yayıldı.

Fuhuş ve zührevi hasta­lıklar Osmanlı’dan Cumhuriyet’e “miras” kaldı!

Osmanlı tarihçisi ve devlet adamı Cevdet Paşa‘nın verilerine göre bilinen ilk genelev patroniçesi ise Langa Fatma adında bir kadındır. İstanbul’un zenginlerine hizmet eden bu genelevin yeri Edirnekapı‘dadır. Langa Fatma’nın yıldızı öyle parlar ki dönemin ünlü şairleri şiirlerinde ona methiyeler düzerler. Langa Fatma öldükten sonra genelevi kapatılmış ve bir daha onun ”ayarında” bir genelev açılmamış.

  • Ünlü yazar Ernest Hemingway anılarında Karaköy genelevleri için ”Avrupa’daki refah döneminin en çılgın yılları bile buradaki fuhuşla yarışamaz” demiştir.

2. Abdülhamit’in döneminde fuhuş öyle artış gösterdi ki bu konu hakkında raporlar hazırlandı. Artan fuhuşla beraber, Osmanlı çaresiz kalır ve en sonunda 1884 yılında bir talimatname yayımlayarak, ilk resmi genelevi açar.

Bunun dışında başka genelev açmak yasaklansa da çok kısa bir sürede sadece Galata’daki genelev sayısı 100’ü bulur.

Osmanlı’nın son dönemlerinde İstanbul ve Arjantin’in başkenti Buenos Aires, dünyanın önde gelen fuhuş merkezlerindendir. Arşiv belgelerine göre o dönemde vesikalı olarak çalışan fahişe sayısı 2125’tir. Bunun 774’ü Müslümandır. 1000’e yakın da vesikasız olarak çalışan kişi vardır. Bunun dışında daha önce genelevde çalışan ancak sonrasında başka işlere geçen kadın sayısı da binleri bulmaktadır.Galata’daki genelevler Yahudilere, Pera’dakiler Hristiyanlara, Üsküdar’dakiler de Türklere aittir.

Arjantin’de erkek nüfusunun fazla olması, fuhuşun artmasında temel sebep olurken, Osmanlı’da sebep farklıydı. İstanbul, Karadeniz’e sınırı olan devletlerin gemilerinin uğrak yeri idi. İstanbul Boğazı’nın trafiği o zaman da çok yüksekti. Ayrıca İstanbul, Avrupa ile Yakın Doğu’yu birleştirdiğinden birçok yabancı İstanbul’u ziyaret ediyordu. Ziyaretçileri garda veya limanda karşılayan rehberlerin, genelevler ile bağlantıları vardı ve bu kişiler İstanbul’da fuhuşun artmasında önemli bir rol üstlenmişlerdi.

İstanbul’a Yahudi Cemiyeti tarafından Yahudi fahişelerin tekrar hayata kazandırılması için gönderilen Samuel Cohen, Galata’daki genelevlerin durumunu şöyle anlatıyordu: ”Rio de Janerio’da gördüğüm manzaranın kötü olduğunu düşünmüştüm ancak Konstantiniye’deki bu umumhaneleri tarif etmekte kelimeler kifayetsiz kalır. Umumhane sakinleri alçak tabure, sandık veya sedirlerde oturmaktalar ve üstlerinde kıyafet namına neredeyse hiçbir şey yok… Cuma ve Pazar günleri ve bayram günleri (Türk ve Rum bayramları) sokaklar doluydu ve ”işler” hareketliydi. Bir bayram ve bir Cuma akşamı bu sokaklar arasında dolaştığımda kızların yüzünde gördüğüm manzarayı hiç unutmayacağım. Oldukça yorgun ve maneviyatları çökmüş görünüyorlardı. ”

Tüm bunlardan rahatsız olan halk, hükümete başvuruyordu ancak bir sonuç alınamıyordu. Ne yazık ki maaşları düşük olan polis memurları bu işlere göz yumarak, hatta bazen de yardımcı olarak ek gelir sağlıyorlardı. Rüşvet çarkının döndüğü ve yapılacak baskınların önceden genelevlere el altından bilgi verildiği bir ortamda fuhuşu bitirmek imkansızdı. Neticede Osmanlı İstanbul’unda fuhuşa çözüm bulunamamış ve genelevler faaliyetlerine devam etmişlerdir.

Oldlaikdays.com

Kaynaklar:

1. Levon Dabağyan,Zaman Tünelinde Şehr-i İstanbul’un Seyir Defteri,Karadağ Yayınları,2006,s.179

2. İstanbul Enstitüsü Dergisi,4-5. ciltler,s.45

3. Vahdettin Engin,Genelevden Korkma Fuhuşun Gizlisinden Kork

4. a.g.m

5. Tevfik Çavdar,Milli Mücadele Başlarken Sayılarla Manzara-i Umumiye, İstanbul,1971,s.151, Bu kaynağı önce Sinan Meydan zikretmiştir: Akl-ı Kemal,İnkılap Kitabevi,İstanbul,2014,s.573

6. Mustafa Galib,Fahişeler Hayatı ve Redaet-i Ahlakiyye,Mahmud Bey Matbaası,1338,s.73-75

7.Charles Trowbridge,Yetişkinlerde Suç,s.305-316,306, Clarence Richard Johnson,(Derleyen) İstanbul 1920,(çev:Sönmez Tamer),Tarih Vakfı,Yurt Yayınları,İstanbul,1995,içinde.

8. Samuel Cohen,Report Of An Enquiry Made İn Costantinople On Behalf Of The Jewish Association For The Protection of Girls and Women,Londra,1914,s.6-9

9. a.g.e, 11-12

Be the first to like it!

Comments

People also liked

Related stories
1.Paris Smitten With Play-Within-A-Play On Lovelorn Man
2.5 Killed In Illinois Gun Attack At Factory
3.Footballer Sala’s Body Returned To Hometown For Funeral
4.Hotel Crews Being Trained To Spot Human Trafficking
5.Airbus Scrapping Iconic Superjumbo A380
6.Buying Into No-Buy
7.Black Leopard Sighted After More Than A Century
8.Soccer Player Hakeem al-Araibi Freed From Thai Jail
9.U.S. Has A Brush With China, Now At Sea
10.Bezos Points To High Connections In Alleged Blackmail
500x500
500x500