DIĞER

RODOS GÜNLÜĞÜ

Author
RODOS GÜNLÜĞÜ


12 Ada'ların en büyüğü, tarihi dillere destan, asla yabancılık çekmeyeceğiniz ( zira kendinizi evinizde hissettiren), fi tarihinde şövalyelerin adayı kale haline getirmesiyle şekil alan, Ege ve Akdeniz sularını birleştirmesi dolayısıyla çok değerli bir konuma sahip, dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul gören Rodos heykeli Kolossos'un (MÖ 280) da yer aldığı her yeri tarih kokan harika ada Rodos.

Benim Rodos maceram arkadaşımın düğünü dolayısıyla başladı. 3 gün süren ama her dakikası yaşamaya değer bir ada Rodos. Kalabalık sayılacak bir düğün kabilesiyle ulaştığımız ada da ilk günümüz kısa bir turla başladı. Old town denilen eski şehir otelimizin konumu itibariyle yürüyerek ulaştığımız harika bir yer. Merkezde yer alması turistlerin işini kolaylaştırıyor. İlk gün doyamadan sonlandırdığımız gezi turumuz şarap tadımıyla devam etti. Düğün sahiplerinin ( İpek&Atahan ) seçimiyle Old Town'da eskiden şövalyelerin konakladığı iddia edilen bir restoranda gerçekleşti.
Bahsi geçen Old Town gerçekten harika bir yer. Şövalyeler sokağı diye bilinen bölge taş binalar, capcanlı sokaklar, restoranlar, barlar ve hatta camileri bile içinde barındırıyor.
İlk gün düğün arifesi olduğu için günü erken sonlandırdık. Kim bilebilirdi ki hayatımda görebileceğim en güzel barların oldu yerin tarihin içersinde olacağını. Düğün günü gelmişti. Nikah TC Rodos Başkonsolosluğunda gerçekleşti. Hemen ardından (bana sorarsanız biz henüz böyle bir restorana sahip değiliz) Tamam Restoran'da öğlen yemeğimizi yedik. Normalde önünde kuyruk olan, asla rezervasyon kabul etmeyen ama sanırım bizim şanslı günümüz adına beklemeden kabul edildiğimiz şiddetle tavsiye edeceğim , ( lütfen bu kısmı abartmıyorum ) her şeyi ama her şeyi inanılmaz lezzetli, tüm çalışanları sempatik ve misafirperver restoran. Rodos'a gitme planınız varsa listeye ekleyen derim.

Gelelim şu beni sabahın 06.00'na kadar dans ettirip uyutmayan bara. Todo. Neresinden başlasam bilmiyorum. Çünkü alışılagelmişin dışında bir yer. Belki de bu kadar eğlenme sebebim de bu. Eski şehirde daracık bir sokağın içinde yer alan genellikle latin müziklerini işiteceğiniz, saatte bir 4/5 dansçı erkeğin ( onlara dans eğitmeni demek daha doğru geliyor aslında ) önderliğinde herkesin aynı anda aynı hareketleri yapmasıyla kendini kaybettiği, sabaha karşı arkadaşımın sayesinde beni de aralarına dahil etmeleriyle kendi koreografimi yaptırdığım ve inanılmaz keyif aldığım bar. Altını çizerek söylemek isterim alkol almadan da eğlenebileceğiniz ender yerlerden.
Bitmesini istemediğim son derece hızlı ve keyifli geçen Rodos maceramın özeti böyle. Asla unutulmayacak düğünler listesine giren İpek ve Atahan'a da düğün lokasyon seçiminden dolayı teşekkürü borç bilirim. Hep sizi tanıdığım gibi mutlu kalın.
Son olarak Rodos'a gidin..