ILIŞKILER

Clark ve Kentler

Author

Bu dünyada Clark Kent’ten Superman’e dönüşemezsin. Bulduğun telefon kulübeleri sen gelmeden çoktan terk edilmiştir ve boşluklarını doldurmadan düğmelerini açamazsın gömleğinin.

Gökyüzüne dokunuyormuş gibi duran bir gökdelenin tepesinden; fizik kurallarının gönüllü deneği olarak kendisini boşluğa bırakan adam bir sonraki gün gazetelerin manşetlerine taşınacak. Gösteri atlayışında paraşütü açılmadan yere fena halde çakılan kişi sensin. Yanında atlamadan önce yumruğunu sıkıp, baş parmağını gökyüzünü gösterecek şekilde tutup; “Her şey güvende” bakışını yüzünün tüm kaslarına eklediğin o fotoğraf, senden bahseden bir kaç satırla beraber sayfanın soluna yerleştirilmiş.

Süpermen olamadın. Gömleğinin içinde seni sıkıca saran taytın yerine göğsündeki tek tük kıllarla karşılaştın. Beynin sana karşı olan ihtilalini çoktan gerçekleştirdi. Önce inandırdı, yedi uçlu iğneyle kalbinin boş odalarıyla heyecanı tanıştırdı isimsiz bir kokteylde. Ondan vazgeçecek tüm sebeplerini aldı ve şehvetle devam etti ilişkiniz. Boşluğun ne kadar güvenli olduğunu hatırlattı, olmayan kanatların zamanın sağlam tekstil ürünlerinden biriyle yapılmış olsa da , action kamera yerleştirecek gizli cepleri vardı. Bir çok meraklı gözle beraber senin için en çok endişelenenler, inişinden sonra renkli logolarıyla karmaşık bir çiçek buketi anımsatan mikrofonlarıyla bekleyen haber ekibi, bir kaç yerel medya ve magazin muhabiriydi. Çok G‘ye devşirilmiş teknolojileri az sonra paraşütüyle yere inecek olan Supermen’in görüntülerini fiberden fısıldayarak ekran başı meraklılarına ulaştıracaklardı. Aslına bakarsan kimse Clark Kent’i beklemiyordu, yere çakılanın Süpermen olmadığına kendilerini inandırmaları çok fazla zaman kaybettirmedi, suçu Klark’a attılar. Mavi, sarı ve kırmızıdan ibaret üniformanın üzerine böylesine basit bir leke sürülemezdi.

Kravatının kenarından kan sızıyor, gözlüklerinin camı kırılmış. Şapkan bir ağacında dalında takılı kalmış, ellerinin kenarlarında üzerine düştüğün cam çatının küçük parçaları var.