EĞLENCE

Bazı Kelimeler Çok Güzelmiş Dediler...

Author
Bazı Kelimeler Çok Güzelmiş Dediler...

Ben de modaya uyup aldım şu meşhur Lugat365'ten. Şimdi bu yazıyı okuyan bir çok kişi neden 35TL verip bu kitabı aldığımı sorgulayabilir. Elbetteki ben de biliyorum bunun yerine Kubbealtı Lugatını alıp gerçek bir çalışmanın ürünü olan bu kelime hazinesinden, her gün bir kelimeyi kendimce de öğrenebilirdim. (Evet yapabilirdim) Ya da ansiklopedileri karıştırabilirdim. Adamların internet üzerindeki hesaplarını da takip etmekle yetinebilirdim. Kitap tavsiyelerinizi de biliyorum.

Ancak gel gör ki biz kadınlar biraz ambalajı seviyoruz sanırım. Kumaş kaplı, süslü yazılar ile hazırlanmış bu kitabı görünce dayanamadım işte. (Süslü yazıları da Pinterest'teki bir hesaptan almış olabilirler, evet onu da biliyorum.) Pazarlama işte böyle bir şey. Yıllardır bir çok roman ve köşe yazarımızın kullandıkları kelimeleri görmezden geldik. Biraz süsleyip paketlediklerinde ise bir anda sahiplendik. Onlar da bunu farkedip yere göğe yazıp bize satmaya devam ettiler. (kabul)

Bazı Kelimeler Çok Güzelmiş Dediler...

Ne diyordum ambalajı seviyoruz. Mesela yetişkinler için boya kitapları furyasına kapılanları bu kadar eleştirdik mi? Onlara da bir sürü paralar döktüler. Üstelik renk renk boyalar aldılar o minik çizgilerin arasını renklendireceğim diye. Amaç biraz olsun hayattan uzaklaşıp kafayı dağıtmak, kendine birşeyler katmak değil mi? 

Derken kitabın sayfalarını karıştırıp bir kaç kelime öğrenmeye çalıştım. Ay bu kelime ne güzelmiş, bu ne güzelmiş derken bir akşam da yarısına geldim. Ancak ne var ki hepsi birbirine girdi zihnimde an itibariyle yeni kelimeler türettim. (müşkülpesent + hayalperest = müşkülperest gibi mesela) O nedenle tavsiyem bir hevesle okumaya kalkışmayın. 

Tekrar ne diyordum biz kadınlar ambalajı seviyoruz. Mesela Tiffany co nun o kutularına hangi kadın tav olmaz ki. Hangimiz gitti onu aldı diye git Kapalı Çarşı'ya içindekinin kralı var diyor.

Yıllardır içindekinden çok Starbucks'ın karton kupasına para vermedik mi? Yılbaşı bardakları gelmiş. Klasik bardaklara dönmüşler muhabbeti yapmadık mı içindeki aynı olsa da?

Biraz rahat bırakalım bence birbirimizi. Bırakalım isteyen istediğini alsın, okusun, giysin... Belki de hobisi en az olan toplumlardan biri olmamızın nedeni bu. Gereklilik değilse yapılan lüzumsuz görünmekte. Bu kadar bedbin, müşkülpesent olmayalım lütfen. 

Not: Bu arada kitabı açınca nedense bu kelimeye biraz fazla takıldım. Keşke evdekiler adımı Rahiya koysalarmış diye düşündüm. Ne olurdu sanki, sevdiceğim bana Rahiya diye seslense ben saçlarımı savurarak dönüp ona baksaydım yavaşça diye hayal ettim. Tam bu hayalin ortasındayken rahat edemeyip sosyal medyadan arattım baktım bu isme sahip insanların tipi nasıl diye... Derken farkettim ki bende Rahiya tipi yokmuş vazgeçtim. 

Bazı Kelimeler Çok Güzelmiş Dediler...

#lugat365 #rahiya #tiffanyco #starbucks #fifi #storianinja