KADIN

Ben seni egona oyuncak olayım diye mi sevdim?

Author

Annelerin biricik oğullarına "benim oğlum erkektir yapar" diye gazlamaları sayesinde başlayan ve  zaman içinde hayatlarına giren diğer kadınların geyşalıkları ile gelişen erkeğin ego balonu hayatınızı çekilmez hale mi getiriyor?

Ben seni egona oyuncak olayım diye mi sevdim?

İlişkinin başında size erkeğinizin egosu karizmatik görünse de ilerleyen zamanlarda durum bazen tatsızlaşabiliyor. Kimi zaman kıskançlık, kimi zaman umursamalık olarak karşınıza çıkan ego sorununun ilişkinizin sonunu getirmesine izin vermeyin.

İLK OLARAK EGOYU BİR ANLAYALIM:

Transactional Analysis akımının kurucusu Eric Berne üç benlik kavramı ile günümüz ilişkilerinin en çok yıpratan sebeplerden biri olan ego durumlarını bence çok güzel açıklamış.

Ebeveyn: Kurallar koyan, kurallardan, normlardan, kanunlardan, bir şeyin “doğrusu”ndan ve “yanlışı”ndan bahseden, koruyan bütün benliktir.

Yetişkin:

Olaylardan, gerçeklerden, nesnel verilerden, çözümlerden ve ölçümlerden bahseden benliktir

Çocuk: Duygulardan, neşeden, öfkeden, üzüntüden ve utançtan bahseden benliktir.

İlişkinizde şöyle diyalog ile karşılaştıysanız;

Ebeveyn-Çocuk : "Bana haber vermeden akşam dışarı çıkamazsın." "Bugün çok ince giyinmişsin, üşüteceksin." "Bu konuda karar vermeden önce bana danışman lazımdı." bu sözler aslında ebeveyn-çocuk iletişimi işaret eder. Egonun ilişkilerdeki olumsuz etkileri en çok bu iletişim biçiminde görünür.

Çözüm: Eğer durumdan rahatsız isenin ona açık bir şekilde nasıl hissettiğinizi objektif bir şekilde, suçlayıcı olmadan anlatın. Bu iletişim şekli onun alışkın olmadığı ebeveyn-yetişkin ilişkisine dönecek. Aynı çocukların zamanla büyüyüp reşit olduğunda, ailesi ile iletişiminin değişmesi gibi...

Çocuk-Ebeveyn: "Sen olmadan ben bu elbiseyi iade edemem", "Aşkım ben şimdi ne yiyeceğim?" gibi diyaloglar ise çocuk-ebeveyn ilişkisini gösterir. Sadece diyaloglar da değil  erkeğin yanında kadını olmayınca evi dağıtması, o şehir dışına çıktığında hemen görüşmemesi gereken ne kadar arkadaşı var ise görüşmesi, kadınların erkeğinin yasaklarını delme isteği de bu iletişimin davranışsal yansımalarıdır.

Çözüm: Bu ilişkide ebeveyn rolü size ait ve bu durumdan şikayetçi iseniz de tüm yükleri üzerinize almaktan vazgeçin. Ona küçük küçük sorumluluklar vererek  ve  bunu yaptığında onu takdir ederek karşınızdaki çocuğu büyütebilirsiniz. Eğer çocuk sizseniz yetişkin olduğunuzun farkına varmanız gerekiyor. O hayatınıza girmeden önce nasıl bir şeyleri tek başınıza yapabildiyseniz yine yapabilirsiniz. Eğer bilinçli bir taktik değil ise tutumunuzdan vazgeçerek bugün bir şeyleri değiştirebilir ve sevgilinizin üzerindeki yükleri azaltabilirsiniz.

Ebeveyn-Ebeveyn: "Birbirimize dürüst davranıyoruz değil mi?" "İlişkide sadık oluyoruz değil mi?" "Arkadaşlarımın yanında beni küçük düşüremezsin" gibi yapılması istenileni, olması gerekeni genelde çoğul cümleler ile anlatan bu iletişim de Ebeveyn-Ebeveyn iletişimini gösterir. Genel de yetişkin iletişimi ile çok karıştırılır. Aradaki en büyük fark kişilerin kendi benliklerine göre ilişkiyi dikte etmeleri ve karşılıklı empatinin olmamasıdır.

Roller tek düze olmayıp zaman zaman da duruma göre değişkendir. Ve genelde kişiler onlara verdiğimiz rollere bürünür. Mesela erkek çok dominant ise kadın ya daha pasif kalacak ya da çatışacaklardır. Bu durumda erkek ebeveyn, kadın ise çocuk rolünü seçer.

Sağlıklı bir ilişkide ise çatışmaları korumak ve birlikteliği uzun süre devam ettirebilmek için ise "yetişkin-yetişkin" modeli tavsiye edilir.  Yetişkin benlik; olaylara objektif yaklaşır. Karşısındaki ile empati kurabilir, çözüm odakları iletişim kurar ve çoğunlukla yapıcıdır.

KENDİNİZE SORUN:

• İlişki içerisinde tüm tatil planlamalarınızı siz yapıyor, eve ait giderlerin tümünü siz mi takip ediyorsunuz?

• Sevgiliniz siz olmadan alışveriş yapamıyor mu?

• Kiminle görüşeceğinize, arkadaş seçiminize, ne giyeceğinize kadar karar veren bir sevgiliniz mi var?

• Çatışmalarda kimin kazanacağı sizin için önemli mi?

Bu soruların bir ya da bir kaçına yanıtınız "evet" ise sizlere naçizane önerilerim;

• Sorumluluklarınızı paylaşın.

• Sorunlara çözüm odaklı yaklaşın.

• Sesler yükselmeden önce birbirinizi dinleyin.

• İki yetişkin gibi konuşun.

• Size güvenmesine izin verin ve ona güvenin.

• Bir birey olduğunuzu ve değerli olduğunuzu unutmayın.

• İlişkinizin hayatınızı zorlaştırmak yerine güzelleştirmesine izin verin.

• Erkeğinizin sizi sahiplenmesi ile hayatınızı zindana çevirmesi arasındaki farkı anlayın.

• Eğer karşınızdaki erkekte bir gelişim göremiyorsanız zaman kaybetmeden uzaklaşın.