DIĞER

Göründükleri kadar masum değiller

Author

Bu yazıyı okuduktan sonra bu eşyalara farklı bir gözle bakacaksınız. Hatta içlerinden bazıları sizde takıntı haline gelebileceği için tam bu noktada uyarmak istedim.

1- Büfe ve restoranlardaki açık pipetler

Yıllarca bizlere içecek kutularının ne kadar mikrop dolu olduğunu söyleyip durdular. Peki ya onlara ağzımızı değdirmeyeceğiz diye istediğimiz açık plastik pipetlere ne demeli? Bunlar genelde gittiğimiz mekanlarda kasanın hemen yanında büyük bir kabın içinde durup günlerce orada kendine uygun rengi seçecek kişiyi bekliyor. Akşam siz gittiğinizde mekan temizlenirken havaya yükselen mikropların lunaparkı olan bu pipetler alsında göründükleri kadar da masum değil.

Göründükleri kadar masum değiller

2- Uzun yol otobüslerinin koltukları

Uzun yolculuklarda bütünleşik halde saatlerimizi geçirdiğimiz otobüslerin koltukları da mikrop açısından oldukça zengin. Özellikle üst bölgesindeki genelde bir markanın reklamı için yapıştırılan örtüler aslında reklam anlaşması bitene dek değiştirilmiyor. Yani sizin hafif bir uykuya daldığınız sırada başınızı koyduğunuz o örtü sizden önce kim bilir kimlere yol arkadaşı olmuş. Düşünsenize herkes sizin kadar normal de uyumuyor. Kafası terleyen kel adam mı dersiniz, uyurken ağzından sular akan mı dersiniz artık orası sizin hayal gücünüze kalmış.

Göründükleri kadar masum değiller

3-Arkadaşlarla bi'drink keyfinize eşlik eden çerez tabakları

Bir Cuma günü iş çıkışı arkadaşlarınızda dışarı çıktınız. Gittiğiniz mekanda haftanın stresini atacak buz gibi biranızın yanına atıştırmanız için çerez ikram ettiler. Sohbet muhabbet derken siz dalmışsınız ve daldırmışsınız elinizi şuursuzca çerez yiyorsunuz. Sanki hayatınızda hiç fıstık, badem, kaju görmemiş gibi, leblebileri altta bırakarak karıştırmaya devam ediyorsunuz. İşte tam o anda şunu düşünün. Sizden önce kim bilir kaç kişi hunharca çerezleri yerken parmaklarını tükürükledi ve tekrar o çerez tabağına defalarca ama defalarca tekrar götürdü. Kim bilir kaç kişinin ağız salgısına yataklık ediyor sadece içindeki çerez tozlarını üfleyerek temizledikleri sevimsiz küçük kaseler.

Göründükleri kadar masum değiller

4- Süpermarketteki alışveriş arabaları

İşte bu bir dramdır sayın okuyucu. En azından benim için. Bu arabalara dokunamıyorum. Önünde alışveriş arabası, özenle dizilmiş rafları büyük bir keşif yapacakmış gibi izleyip alışveriş yapan kadınlardan olamadım hiç. Ne zaman markete gitsem kucağımın alabileceği kadar şey alabiliyorum. Çünkü inanın bu içlerinde en kötüsü.

Göründükleri kadar masum değiller

5-Otellerdeki makyaj masalarının önünde duran sandalyeler

Belki siz otelden çıkacağınız zaman, kıyafetlerinizi giyindikten sonra makyajınızı tamamlamak için buraya oturuyor olabilirsiniz. Ancak herkes bu şekilde kullanmıyor tabii. Başka insanların çıplak olarak kullandıkları eşyaları kullanamama gibi bir sorunsalınız var ise bu sandalyelerinin kumaşlarının neden koyu renklerde ve desenli yapıyorlar dersiniz.

Göründükleri kadar masum değiller

6-Tatil köylerindeki yataklar ve yastıklar

Onca zaman çalıştınız ve bir tatili hakettiniz. Ardından erken rezervasyon ile şu bilmem kaç yıldızlı şık otellerden birine rezervasyon yaptırdınız. Kapıdan girdiğiniz anda otelin hijyeni gözlerinizi kamaştırdı. Odanızın düzeni ise sizi mest etti. Ancak ne yazık ki o beyaz çarşafların ve yastık kılıflarının altı hiç de hoş olmayacak lekelere sahip. İnanın para da bile bu kadar mikrop olmayabilir. Şimdi peki n'apalım tatile giderken kendi çarşafımızı mı götürelim diyebilirsiniz. Sanırım sadece o yastık ve çarşafları mikropların transferini kolaylaştırmamak için ıslatmayın yeter. Mesela duştan çıkıp ıslak saçlarla kafanızı yastığa koymayın. Ya da sadece bunun için üretilmiş hijyen spreylerinden de yanınızda bulundurabilirsiniz.

Göründükleri kadar masum değiller

7- Uçak tuvaletleri

Bazen düşünüyorum herkesin tuvaleti uçağa binince mi geliyor? Daha kalkmadan en az ortalama yirmi yolcu giriyor. Bu yirmi yolcunun en az beşi yolculuk esnasında bir kez daha o buzdolabı kadar tuvaleti tekrar ziyaret ediyor. Uçak kalkıp inene kadar uçağın yüzde altmışı bu sirkülasyonu tamamlıyor. Ve o uçaklar günde ortalama sekiz defa inip kalkıyor.  İhtiyacı gidermek için bile hareket edemeyeceğiniz bir alan temizlenmek için ne kadar büyük olabilir emin değilim.

Göründükleri kadar masum değiller

8- Restoranlardaki köşe masalar

Bir restorana kapıdan içeri girdiğinizde ortadaki masalar yerine bir çoğumuz köşeleri tercih eder. İşte o sizin daha iyi hissetmenizi sağlayacak köşe masalar aslında o restorandaki en az temizlenen yerler oluyor. Neden mi? Restoranın temizlenmesi sırasında bir görevli sırayla elindeki bir microfiber bez ve temizleyici sprey ile masaları silmeye başlıyor. Beşinci masaya geldiğinde bez iyice nemlenmiş ve kirlenmiş olduğundan işlemi bezin arka tarafıyla işlemi yapmaya devam ediyor. Derken iyice ıslanmış olan bezi tekrar ıslatmamak için sprey kullanmayıp en son masaya gelene kadar işlemi tekrarlıyor. Ancak köşe masalara geldiğinde sıkılmış bir limon gibi büzüşen bezden artık ne kendine ne de temizlediği masaya faydası kalmıyor. Buda microfiber bezin dramıdır sayın okuyucu.

Göründükleri kadar masum değiller

9. Ortak tuvaletlerdeki tuvalet kağıtlıklıklarının üstü

Ortak kullanımdaki tuvaletlere girdiğinde pantolonun paçası yukarı çeken, hiç birşeye dokunmamak için elinde peçeteler ile gezen, çocuklarına ona dokunma buna dokunma diye söylenen insanları görmüş olabilirsiniz. Bu tuvaletlere karşı genel yaklaşımımız bu kadar güvensiz iken neden o kabine girdiğimiz anda elimizdeki telefonu şu tuvalet kağıdının üzerindeki bölmeye bırakma cesaretini gösteririz anlamış değilim. Bence artık göstermeyelim. Siz o tuvaletteki her bölmeyi farklı bir temizlik bezi kullanarak mı yaptıklarını sanıyorsunuz.

Göründükleri kadar masum değiller

10- Cep telefonları

Gün içinde yanınızdan ayırmadığınız sizin her halinize eşlik eden cep telefonlarını yemek sonrası verilen ıslak mendilin ayakkabılarınız silmeden önceki hamlesi olan ekran temizliğini saymazsak en son ne zaman gerçekten temizlediniz. Şimdilerde maaşınızı bırakarak hava civa olsun diye aldığınız o telefonların üzerine ıslak birşey değdirebilmek bile cesaret istiyor. Siz her gün ellerinizi ortalama en az iki kere yıkasanız da cep telefonunuz kah masanın, kah yatağın üzerinde, arka cebinizde, çantanızın asla ulaşamadığınız yerinde... Özelikle bir başkasının telefonuna dokunmadan önce iki kere düşünün derim.

Göründükleri kadar masum değiller