DIĞER

Elmacık Kemikli Çocuk'u Arıyorum

Author

Şansımı bir deneyeyim. Bir gün böyle bir şey yapacağım hiç aklıma gelmezdi ama O'nu gördüğümden beri aklımdan hiç çıkmıyor, uyanmamdan uyumama kadar. Ona ulaşmak için bir şeyler yapmam gerekiyormuş gibi hissediyorum, aklıma başka çare gelmedi, sizi de yoracağım biraz;

Tarih 6 Mayıs Cumartesi. Kadıköy'de arkadaşlarla buluşmak, FRP oynamak için Tuzla'dan yola çıktım, metroya binmeden telefonda arkadaşla konuşmuştum, 11:30 gibi konuşmuşuz, o saatlerde de Kartal'dan bindim metroya. O hangi durakta bindi bilmiyorum. Ama benden sonra olmalı. Ben Kadıköy'e varmak için beklerken, çaprazıma gördüğüm en güzel erkeklerden biri oturdu. Biraz uzunca olan kahverengi saçlarını toplamış (hatta topuz gibi topladığı saç ikiye ayrılıyordu), kahverengi, biraz kısık gözlere, kızıl dudaklara ve mükemmel bir çene yapısına sahipti, elmacık kemikleri çıkıyordu. En belirgin özelliği o kemikler olduğu için de bu adı verdim zaten yazıya. Üstünde ne vardı inanın tarif edemem, kıyafet tanımları ile aram kötüdür, ama yakası değişik bir modeldi, çantası vardı. 

 Ben istemsizce bakmaya başladım. O fark ettiğinde yere baktım hemen. Yol boyunca ikimiz de sırayla bakıştık, birimiz baktığında öbürümüz gözünü kaçırıyordu. İlkten bu bana mı bakıyor diye meraktan bakıyordu, ama sonra o da çok güzel bakmaya başladı (ya da ben öyle düşünüyorum). Bir iki kez gözlerimizi kaçırmadan birbirimize baktık hatta. İlginçti. Güzeldi. Son durakta inecektim, ama o sondan bir önceki durakta, Ayrılık Çeşmesi'nde inmek için kalktı (bir tahminde bulunmak için en kötü duraklardan sanırım, Marmaray falan derken), ayakta da arkadaşları vardı altı kişilerdi sanırım, onlar inerlerken duramadım arkasından indim. Ben kapıdan çıktım ona bakıyorum, bir an durdu, metro hareket etmeden dönüp benim oturduğum yere baktı, beni göremeyince arkadaşlarına yetişti. Oysa arkasına dönseydi beni görecekti. Arkasından gittim, ama konuşacak cesareti bulamadım. O giderken baktım öyle, yanımdan metrodan inen insanlar geçiyordu. Evet film sahnesi gibiydi, zaman yavaş akıyordu sanki. Gidip ismini bile soramadım. Bir sonraki metro için dönmek zorunda kaldım.

Bu yazıyı yazmakla yazmamak arasında çok kararsız kaldım inanın. Nefret ve dalga içerikli yorumlar olacak. Zaten çekingenlikten, bu homofobi korkusundan konuşamadım o gün kısmen. Neyse çok uzun olmuş bile. O gün metrodan indiğinde dönüp oturduğum yere bakmasa, inanın yazmazdım bunu. Ama en azından ismini öğrenmek istiyorum. 19 yaşındayım, daha önce böylesi yoğun bir his yaşamadım. 15 dakika sürdü sadece, ama 15 dakikada hiç olmadığım kadar dingindim. Hiç böyle şeyler yazmadım daha önce. Ama böyle olmadım da daha önce hiç, yüzünü aklımda tutmaya çalışıyorum, detayları ile. O 15 dakika belki de hiç olmadığım kadar mutluydum. Belki onu tanısaydım büyüsü bozulacaktı ve düşündüğüm gibi biri çıkmayacaktı, belki o yüzden, kusursuz kaldığı için tüm bu hisler. Ama şansımı denemek istiyorum. Denemem lazımmış gibi hissediyorum. Eğer bunu görürsen, ve çıkarımlarım yanlış değilse, lütfen, sana ulaşmaya çalışıyorum. Yanlışsa da, özür dilemek her şeyi düzeltir mi bilmiyorum, bu yüzden, yanlış olmama ihtimaline ve o çok küçük O'nu bulabilme ihtimaline tutunuyorum. 

Güncelleme: Önceden link verdiğim Facebook adresi kapatılmış bile. Muhtemel homofobik spam mesajlar yüzünden yeni bir tane açmıştım. Nereden ulaşabilirsin diye düşündüğümde kapatılsa en umrumda olmayacak şey Instagram hesabım gibi geliyor. Adresim forongil_ngs11th, buradan ulaşman mümkün. Bunu göreceğini, ve yazacağını umut ediyorum.