DIĞER

Firezone

Author

Hep tam fit ettiği 1isi olsun istedi. Tam istediği gibi birini buldu, fakat yine olmadı. Çünkü o 1i ilginçti. En yakınına kadar girmesine izin veriyor, fakat en sonunda yine friendzone'da bırakıyordu. 2si arkadaş olmak için fazla iyiydi. Sevgili olmak için ise engelleyici sebepler vardı. Akıllarda iki soru vardı: 
1- Engelleyici sebepler olmasa bir şeyler olabilir miydi?
2- Yakınlığın sıcaklığı, engelleyici sebeplerin buzunu eritebilir miydi?

2sinden 1i bu soruları diğerine göre daha az düşünüyordu. Düşünmüyor denilemezdi, düşünüyordu. Fakat harekete geçecek kadar fazla düşünmüyordu. Harekete geçmesi için yeterli neden bulamıyordu. Comfort zone'daydı. Hayatını Londra belediyesi gibi zone'lara ayırmıştı. Kendisi en merkezde comfort zone'da dururken hemen dışında kalan bölgeyi firezone olarak kullanıyordu. Sonraki bölge friendzone'du ve firezone'a geçiş noktalarında hiçbir güvenlik tabelası veya uyarı levhası yoktu. Bunları koymayarak insanların acı çekmesinden zevk alacak biri gibi durmuyordu. Muhtemelen durumun farkında değildi. Bunu farkedemeyecek kadar naif biriydi. Ama işte Oscar Wilde'ın çeşitli biçimlerde anlattığı gibi, belki o da farketmeyerek öldürüyordu sevdiğini.

oysa herkes öldürür sevdiğini

kimi bir bakışıyla yapar bunu,

kimi dalkavukça sözlerle.

korkaklar öpücükle öldürür

yürekliler kılıç darbeleriyle

kimi gençken öldürür sevdiğini

kimi yaşlıyken.

şehvetli ellerle boğar kimi

kimi altın elleriyle...

merhametli kişi bıçak kullanır

çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

kimi yeterince sevmeyerek,

kimi de fazla severek...

kimi satarak, kimi de satın alarak...

kimi gözyaşı döker öldürürken

kimi kılını bile kıpırdatmaz...

çünkü herkes öldürür sevdiğini

ne var ki kimse öldürdü diye de ölmez...