HIKAYE

eski sevgili ahı alan zalım kız

Author

Size masum bir çocuğun ahını alıp kabir azabına yatay geçiş yaptığım anımı anlatmak istiyorum. Zavallı çocuğun iki yılını yiyip, aldığım ahıyla çarpım çarpım çarpıldım. Başlıyorum.

Lisenin ikinci yılı bir çocukla tanıştım. Çocuk fena değil ama simitçi bıyıkları ve benden bir yaş küçük olması benim gözümde ''asla çıkılmayacaklar listesi''ne sokmuş onu bir kere. Bana sürekli iyilikler yapıyor, beni etkilemek için kırk takla atıyor... Bendeniz ''zalımın kızı'' yüz vermiyorum ama bu ilgi hoşuma da gitmiyor değil. 

Okulda pek yüz vermiyorum, görüyorum görmemiş gibi yapıyorum derken okullar kapandı. Bu arada aynı mahalledeyiz, sürekli akşamları basket oynuyoruz, parkta oturuyoruz. Aramızda bir şey var gibi ama yok gibi. En büyük aksiyon bankta oturup biskrem yediğimiz anlar yani düşünün artık. Onda da diş telleri yüzünden tükürükler saçıyor zatı muhterem. Bütün yaz böyle geçti. 

Sonra okul açıldı tabi ben koskoca lise 3 olmuşum, çocukla iletişimi sadece mesaja çevirdim. mazallah okulda gören olsa ezik olurum sonra 2. sınıfla gezilir mi? Sadece mesajlaşıyoruz ve hala bir çıkma teklifi yok ( nereye çıkacaksak?). O dönem ben dersanede bir çocukla tanıştım. hemen desti izdivaç gibi çay içelim dedik, çıkmaya başladık. Çocuk o kadar kültürlü o kadar kültürlü ki sohbet ederken sıkılıyorum. Ortak hiç bir noktamız yok. Ben popüler kültürün tiryakisi olmuşken o çocuk bana fazla geldi. Bu arada öbür zavallı çocuğun hiç haberi yok.

Şimdi en kötü kısma geliyorum. Facebook daha yeni çıkmış. Kimse tam çözemiyor, ''Nereye, ne yazıyorduk, ne yapıyorduk, kimi ekledik...'' bir kaos ortamı var. O sırada benim çıktığım çocuk löngürt diye ilişkimizi kamuoyuna Facebook'tan duyurdu. Ben ''Bu görünür mü, kimler görebiliyor?'' bile diyemeden bana bir mesaj geldi, ''Hayırlı olsun bana ne zaman söylecektin?''. zavallı çocuk görmüş Face'te olanları... Kem küm derken çocuk bozuldu gitti. Konuşmaz olduk.

Bir kaç ay sonra ben ayrılınca tekrar konuşmaya başladık. Bu sefer çocuk ergenliğin gulyabaniliğini atlatmış insana benzemiş, tarz yapmış(hatta iki yıl sonra six pack yapmış). Ben ''Artık olur aslında'' kafasına girmişken bu sefer çocuk çotank diye sevgili yaptı. Ben şok. Ben ölü. Ben Yıldız Tilbe oldum o saatten sonra. Tam ''her şey iyi gidiyor, çocuk yakışıklı olmuş, zaten iyi anlaşıyorduk.'' derken yerlere serildim. Kızın benden daha zayıf ve güzel oluşu bu darbeyi x2 yaptı. 

Ayrıldılar ama asla aramadı. Zavallı çocuk, tarihin tozlu sayfalarında diş tellerinden six pack'lere olan evrimiyle bir yürek acısı olarak kaldı. Ben mi? İki yıl boyunca ona yaşattığım her şeyi bire bir yaşadım. Kime baksam yalan oldu, kimi sevsem dingil çıktı. Yememiş içmemiş ah etmiş, anasının elini öpüp başıma koyduğumun yakışıklısı. Kaç yıl ilişkilerde dikiş tutturamadım.

Sonuç olarak diyeceğim odur ki genç kızlarımız bu dersi alın. Ben ettim siz etmeyin. Sakın ''tipinde iş yok ama iyi anlaşıyoruz'' dediğiniz kısmeti tepmeyin. O ergenlik çirkinliği faize yatırınca çok değerleniyor. Altınla yarışır yeminle. Mühim olan iç güzelliğiymiş dışı sonradan da gelirmiş. Etmeyin.