ILIŞKILER

this is a woman's world

Author

aslında man's world de benim ki bu versiyonu diyelim.

 ben buraya kendimi anlatmak, derdimi paylaşmak ve yaşadığım olaylarda doğruları bulmayı aradığım için geldim. çok da uzun olmayan yaşantımda kendime bipolar tanısını koyabilecek kadar ruhsal değişimli, müthiş güven sarsıntılı ve asla yolunda gitmeyen aile ve iş hayatımın bölük pörçük anılarını yazacağım buraya. varsa dinleyecek hele bi' şöyle gelsin.

küçüklüğümden beri hep dışa dönük, sıcakkanlı, özgüvenli ve 'iyi' bir insan olmaya çalıştım. ailemin psikolojik baskıları 'şu mesleği yap, şu bölümü oku, şurada çalış' ya da 'şu dine uymaz, bu akrabalarımız hoşuna gitmez, aman ona ne derler, evyah! buna ne diyecekler' cümleleriyle büyük kardeşlerimden sonra beni de kendilerinden uzaklaştırdılar. eve gidince huzuru bulamayıp hep dışarıya attım kendimi. 

okul hayatımda fazla kilolarım beni hiç ummadığım düşüncelere sürükledi. dışarıdan insanları izlemeye başladım. okulda herkes birbirine aşık olup birbiriyle flört ederken ben bu açığımı hırçın ve asi bir kız olarak kapatmaya çalıştım. belaaalı kız yani. lisede karakterimi oturtmaya başlamıştım. ailemin baskıları ve çevremde olan olaylarla birlikte farkındalığım artmaya başladı ve mantığı yakalamak için delice analizlere başladım. insanları asla yargılamadım. din derslerinde öğretmenime sorduğum sorular yüzünden dışlandım, dini sorgulamak günahtır, aman x neler söylüyorsun bak günaha gireceksinlerle devam etti çevrem hep. ben ise düşündükçe yoldan çıkmaya (!) başladım. 

bu sırada fazla kilolarımın hepsini bir kenara attım. cinsiyetimin oturmaya başlayışıyla çevremdeki her şey değişti. bunu kesinlikle ego ya da bencillik ya da havalılık olarak algılamayın ama baştan istiyorum sizden. aileden kaçıp sığındığım o tatlı senelik arkadaşlarımın hepsi birer birer hayal kırıklığına dönüştüler. beraber konsere giderken 'aman canım arkadaşım bak ben sapıtırım sen bana mukayyet ol tamam mı?' dediğimde -ki bu arkadaşım 4 senelik bir arkadaş- 'saçmalama x ben burdayım farkında mısın?' dediğinde kendimi kötü hissetmiştim. taa ki fırsatı kollayan ilk kişi olduğunu belli edinceye kadar. 

ben hiç hemcinslerimle anlaşamadım. onlar okul çıkışı liseli fast food restoranına gittiklerinde ben farklı aktivitelerle kendimi geliştirmeye çalışırken beni yargılamaya başladıklarında anlamıştım bunu. dine yönelik görüşlerim onları hep yoldan çıkaracağımı ya da yanlışlara sürükleyeceğimi onlara inandırdığından mı bilemem. yıllardır alkol, sigara kullanmama rağmen bir kere olsun içmeyen arkadaşıma 'aaa hadi tatlım bir kereden ne olacak?' diyemedim. sanırım böyle yapmam gerekiyordu ki iyi ve cool(!) bir insan olayım.

ayy çok uzattım durun. bunları anlatacak çook uzun vakitlerim var. siz sorun ben anlatayım. arada buralara gelip isyan edeceğim yine. hiç olmasanız da sizi seviyorum.